Abdullah Öcalan’ın 1970’lerin sonunda ilk kez evine gittiği isimlerden Omer Elûş, 27 Şubat çağrısının yıl dönümünde fiziki özgürlük talebini yineledi
27 Şubat’ta yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı, Kürt siyasi hareketinde yeni bir sürecin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısının ardından PKK, Medya Savunma Alanları’nda gerçekleştirdiği 12. Kongresi’nde fesih kararı aldı.
Kürt halkı, Kürdistan’ın dört parçasında ve dünyanın birçok yerinde alanlara çıkarak, 4 yıl boyunca kendisinden haber alınamayan ve ağır tecrit altında tutulan Abdullah Öcalan’ın çağrısına güçlü bir şekilde sahip çıktı.
Kobanê’de on binlerce kişi Azadî Meydanı’nda bir araya gelerek açıklamayı canlı şekilde dinledi.
Çağrıya yanıt olarak Kürt Özgürlük Hareketi tarihi önemde sembolik adımlar attı. 11 Temmuz’da, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat’ın öncülüğünde 30 kişilik bir gerilla grubu silahlarını yaktı. 26 Ekim’de ise silahlı güçlerin Kuzey Kürdistan ve Türkiye topraklarından çekilmeye başladığı duyuruldu.
Türkiye, Meclis’te bir komisyon kurmanın ötesinde somut henüz bir adım atmadı.
Kobanê’de yaşayan ve Abdullah Öcalan’ın 1970’lerin sonunda ilk olarak evine gittiği kişilerden biri olan Omer Elûş, ANF’ye konuştu.
Omer Elûş, Önder Apo’nun 1970’lerin sonunda Kobanê’ye gelişiyle başlayan süreci hatırlatarak, o dönem Önder Apo’nun “Ali Fırat” adıyla tanındığını ve gerçek kimliğinin zamanla ortaya çıktığını belirtti.
Abdullah Öcalan’ın düşüncelerinin kendileri üzerinde büyük etki yarattığını söyleyen Omer Elûş, şunları dile getirdi:
“Kendimizi ölü gibi görüyorduk. Ancak Önder Apo, Kürtleri yeniden yaratma iddiasıyla geldi. Yurtseverlik ağır bir yüktür. Önder Apo, ‘Ben ölü Kürtleri ölümden uyandırıyorum’ diyordu.”
Omer Elûş, 1984 yılında başlayan silahlı mücadelenin hareketi yeni bir aşamaya taşıdığını belirterek, Abdullah Öcalan’ın sadece Kürtler için değil, bölgedeki tüm halklar için bir çözüm perspektifi sunduğunu ifade etti.
Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiği bir dönemde Abdullah Öcalan’ın demokratik toplum projesinin bazı güçler tarafından tehdit olarak görüldüğünü söyleyen Omer Elûş, bu nedenle kendisine karşı uluslararası bir komplo geliştirildiğini dile getirdi.
“Önderimiz her zaman barışı savundu” diyen Omer Elûş, atılan adımların barış temelinde olduğunu ve Kürtlerin artık kimlikleri ve kültürleriyle özgür yaşamak istediklerini vurguladı.
Omer Elûş ayrıca Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebini yineleyerek, “Artık bundan sonra önderimizi aramızda görmek istiyoruz. Tarihsel bir köke sahibiz ve şehitler sayesinde bu kök daha da güçlendi” dedi.
Haber: Cûdî Îbrahîm / ANF









