Avrupa temaslarını anlatan YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrîn, ‘YPJ’nin varlığı Jin, jiyan, azadî felsefesine hizmettir. Bu nedenle varlığını korumaya devam edecektir. Yaptığımız görüşmelerde ve toplantılarda da herkes YPJ’nin varlığının korunması gerektiği yönünde görüş belirtti. Bu da bizim için önemlidir’ dedi
Rojava’da devrimin öncülüğünü yapan ve 13 yıldır kesintisiz mücadele yürüten Kadın Savunma Birlikleri (YPJ), yalnızca askeri bir güç olarak değil, kadın öncülüğünde gelişen toplumsal dönüşümün ve öz savunmanın simgesi olarak dünyaya kendini duyurdu. DAİŞ’e karşı yürüttüğü direnişle küresel ölçekte görünürlük kazanan YPJ, kadınların hem savaş alanında hem de toplumsal inşada öncü bir irade olarak tarih sahnesine çıkabileceğini gösterdi.
YPJ yalnızca bir savunma gücü olarak değil, yeni bir yaşam paradigmasının yaratıcısı olarak da varlığını sürdürüyor. HTŞ çetelerinin ve Suriye geçici hükümetinin YPJ’yi tanımamasına ve hedef almasına karşı ise, YPJ tüm iradesiyle Rojava’daki varlığını koruyacağını ilan etti.
YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrîn, YPJ’nin Rojava’daki varlığının ve kadın öncülüğünün bölgedeki siyasal ve toplumsal dönüşüm açısından belirleyici bir rol oynadığını söyleyerek, Rojava Devrimi sürecinde kadınların hem askeri hem de ideolojik düzlemde üstlendiği rolün erkek egemen sistemde tarihsel bir kırılma yarattığını belirtti.
‘Özgürlük mücadelesinin öncüsü olduk’
Rohilat Efrîn, YPJ’nin Rojava’daki varlığının önemine işaret etti, “Rojava Devrimi sürecinde 13 yıllık mücadelede, bu sürece öncülük eden ve rengini veren kadının rolüydü” dedi. Rohilat Efrîn, “Tüm Rojava sürecini düşündüğümüzde de dünyanın ilgisini ve dikkatini çeken de kadınların bu direnişe öncülük etmesi ve ortaya koyduğu iradeydi. Kürt tarihinde de böylesi bir kadın öncülüğü, kadın mücadelesi örneği daha önce olmamıştı. Yani hem askeri, hem sistem olarak hem de hareket olarak Kürdistan tarihinde ilk kez böyle bir görev omuzladı kadınlar. Şöyle söyleyebilirim ki, Önder Apo’nun yeni paradigmasında da esas bir görev üstlendik. YPJ tüm dünyaya kadınların askeri alanda kendi rengiyle var olabileceğini ve varlığını sürdürebileceğini kabul ettirdi. YPJ sadece bir silahlı güç olarak ortaya çıkmadı. Kendini örgütledi, varlığının felsefesiyle öz savunma koşullarını esas aldı ve iradesini gösterdi. Gerektiği yerde de askeri olarak hem toplumu hem de kendini savundu. Kadın ordusu olarak, Rojava’nın özgürlük mücadelesinin öncüsü oldu” dedi.
‘Sadece silahlı bir güç değiliz’
Rohilat Efrîn, genel anlamda YPJ’yi dünyaya duyuran, önemli kılan ve bu kadar öncü kılan ideolojisinin, örgütlülüğünün ve yaşam felsefesinin olduğuna dikkat çekti. YPJ’nin yalnızca bir silahlı-askeri güç olarak ele alınmaması gerektiğinin altını çizen Rohilat Efrîn, “13 yıldır bu şekilde, bu çizgisiyle Kürdistan’da mücadelesini sürdürüyor. Varlığını bu temelde koruyor. Bu toplumumuzda sahiplenme ortaya çıkardı, kadınlarda inanç ve irade ortaya çıkardı. Kendi mirasına ve tarihine daha fazla sahip çıkma duyarlılığı yarattı. YPJ güçlerimizde, halkımızın örgütlülüğü ve şehitlerimizin öncülüğünde yaratılan irade, fedakarlık daha da büyütüldü ve korundu” diye belirtti.
‘YPJ dünyada bir model’
YPJ’nin kadın askeri güç olarak dünyada ilk olmadığını ancak sahip olduğu ideolojik ve yılları bulan ordulaşma sistemiyle büyük bir rol model olduğunu belirten Rohilat Efrîn, “Evet, dünyada ilk model değil dedik ama 13 yıldır sistematik bir şekilde varlığını koruması ve mücadele biçimiyle tüm dünyaya model olmuş bir iradedir. Ve bu irade, tüm dünya kadınlarının ilgisini, dikkatini çekti. Bu modelin, bu iradenin ayakta kalması gerektiğini söylediler ve YPJ’yi sahiplendiler. YPJ’nin en çok dikkat çeken yönü ise DAİŞ gibi bir zihniyete, bir sisteme karşı büyük bir direniş ortaya koymasıydı, DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadeleydi. Dünyanın en çok dikkatini çeken de buydu aslında. Tüm vahşi saldırılarını yürüten, kirli, yok etmeye odaklanmış ve kötülükten beslenen bir zihniyete karşı güzel olanı yaratabilmek ve varlığını koruyabilmek için kadınlar YPJ ile örgütlendi ve DAİŞ’in karşısında direndi. Kadın mücadelesi bu zihniyetin karşısında durdu. Dünyayı şaşırtan ve YPJ’yi duyuran bu cesaret ve ortaya koyduğu iradeydi. Son saldırılarda ortaya koyulan direniş de yine bunu gösterdi” sözlerine yer verdi.
‘YPJ varlığını koruyacak’
DAİŞ’in ve HTŞ’nin kadın düşmanı olduğunu söyleyen Rohilat Efrîn, HTŞ çetelerinin kadın savaşçıların bedenlerine yaptığı işkence, saç örgülerinin kesilmesi ve kadınların hedef alınmasına da dikkat çekti. Rohilat Efrîn, “Kadınların iradesinden ve varlığından korkuyor olmasalardı arkadaşlarımızın cenazeleri binalardan atılmazdı, arkadaşlarımızın saç örgüleri kesilmezdi. Arkadaşlarımıza canlı canlı işkence edilerek, katletmezlerdi. Bu iradeden, kadınların onların karanlığını yırtıp atmasından korkuyorlar. Bu anlattıklarımız hikaye değildir, hepsi görüntüleriyle kanıtlanmış ve ABD toplantılarında savaş suçu olarak konuşulmuş saldırılar ve katliamlardır. Bugün geldiğimiz noktada bunu bir kez daha gösterdik. İşgalci, katliamcı zihniyet ne yaparsa yapsın, ne derse desin YPJ varlığını korumaya devam edecek. 13 yıldır bu iradeyle ayakta kaldık, bundan sonra da bunu sürdüreceğiz. Elde ettiğimiz kazanımlarımızı savunacağız. Bu karanlık zihniyeti kabul etmeyeceğiz ve felsefemizi koruyacağız” ifadelerini kullandı.
Temaslarda: YPJ’nin korunması gerektiği belirttildi
“Rojava Devrimi’ni kadınların mücadelesi ve varlığı büyüttü, görünür kıldı” diyen Rohilat Efrîn, katıldıkları Avrupa Parlamentosu’nda da bunu konuştuklarını belirtti. YPJ’nin Rojava’daki yerini koruyacağını vurgulayan Rohilat Efrîn, şunları ekledi; “Katıldığımız tüm toplantılarda da bunu özellikle belirttik. Hem parlamento toplantısında hem de parlamento dışında gerçekleştirdiğimiz birçok toplantıda buna dikkat çektik. En çok konuştuğumuz ve üzerinde durduğumuz konu YPJ’nin varlığı ve Rojava’da kadınların durumuydu. Bu sistemin içinde en çok sorun yaşayan kadınlardır. Bu sistem kadınlara karşı bir sistemdir. Kadınlar yok sayılıyor, varlıkları inkar ediliyor. İsmi resmiyetlerde tanınmıyor, dile getirilmiyor. Rojava’da bu sistemde yani HTŞ sisteminde kadınların geleceğine dönük tehlikeler var. YPJ’nin DAİŞ’e karşı savaştığı ve Rojava Devrimi’nin öncüsü olduğu esasını özellikle konuştuk. Varlığını sürdürmesi ve koruması gerektiğini söyledik. Bu gerekliliktir. Aksi bir ihtimal olamaz da. Pratikte bunun kabul edilmesi gerekiyor. Bunu bekleyeceğiz. Görüşmelerde ve toplantılarda da herkes YPJ’nin varlığının korunması gerektiği yönünde görüş belirtti. Bu da önemlidir bizim için.”
‘Mücadelemiz jiyan azadi felsefesine hizmettir’
YPJ’nin varlık felsefesini “jin, jiyan, azadi” felsefesinden aldığını ifade eden Rohilat Efrîn, “YPJ, her şeyden önce, kadınların değerlerini savunma gücüydü. ‘Jin, jiyan, azadi’ direnişinde hem içinde en fazla emek veren hem de sembolünü yaratan YPJ’ydi. Bir kültür oldu. Toplumumuzda bu felsefe çerçevesinde, bir savunma biçiminin nasıl olacağına dair örnek oluşturdu. Savunma nedir? Toplum, esas olarak da kadınlar neden ekmek ve sudan önce varlığını, kültürünü, dilini savunmalıdır? YPJ tam olarak bu bilinci yarattı toplumda. Yani o nedenle şunu söyleyebilirim ki, YPJ’nin mücadelesi, jin, jiyan, azadi felsefesine hizmettir. Burada sadece sembolize etmedi, öncülük etti. Bugün dünya kadınlarının bu öncülüğe hayranlığı varsa, bu Jin, jiyan, azadi felsefesinin, xwebûn olma ve var olma mücadelesinin, özgürlük savaşının, kadın özgürlük paradigmasının ortaya çıkardığı hayranlıktır” diye konuştu.
Haber: Berivan Canözer / JINNEWS









