İzmir Kınık’taki Polyak Maden’de Çinli şirkete tanınan süre doldu. Jandarma ablukasına rağmen işçiler barikatı aşarak ocağa girdi. Müdahalede gözaltılar yaşandı. Yaklaşık 500 madenci madene kapanırken geri kalan işçiler ise dışarıdan desteğini sürdürüyor. Sendika ise ‘biz yöneteceğiz’ dedi
İzmir’in Kınık ilçesinde bulunan Polyak Maden’de direniş 11’inci gününde kritik bir eşiği daha geride bıraktı. Bağımsız Maden İş’in, şirketin yeni sahibi olan Çinli Qitaihe Longcoal Mining’e hak gasplarının giderilmesi ve belirsizliğin sona ermesi için tanıdığı süre 2 Mart saat 15.00 itibarıyla doldu. Sürenin bitmesiyle birlikte işçiler üç vardiya halinde çalıştıkları maden sahasında toplandı.
Sabah saatlerinden itibaren maden girişine çok sayıda jandarma, çevik kuvvet ekibi, TOMA ve zırhlı araç sevk edildi. Saha çevresi ablukaya alınarak girişe barikat kuruldu. İşçiler, ödenmeyen ücretler, TİS’ten doğan geriye dönük alacaklar, banka promosyonları ve tazminat hakları için toplandıklarını belirtirken, işverenle yapılan görüşmelerden sonuç çıkmadı.
Saat 15.00’te sendika ile işveren arasında işçilerin bulunduğu ortamda bir görüşme daha gerçekleştirildi. Ancak işveren kanadı, talepleri karşılamak yerine “6 Mart’a kadar istifa edenlerin tazminatlarının ödeneceği” yönünde bir teklif sundu. Sendika bu öneriyi açık bir baskı ve hak gaspı olarak nitelendirdi.
Görüşmenin ardından işçilerin ilerlemek istemesi üzerine kolluk kuvvetleri biber gazı, tazyikli su ve copla müdahale etti. Müdahale sırasında Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, sendika avukatı Abdurrahim Demiryürek ve bazı madenciler gözaltına alındı.
Barikat aşıldı
Müdahaleye rağmen işçiler geri çekilmedi. Jandarma barikatını aşarak maden sahasına giren madencilerden yaklaşık 500’ü ocağa kapanma kararı aldı. Vardiyası olmayan işçiler ve aileleri ise “tertip alanı” olarak adlandırılan bölgede bekleyişini sürdürüyor. 301 Madenci Aileleri Derneği de sabah saatlerinde alana gelerek direnişe destek verdi.
Sendika yönetimi, 1243 işçinin madeni işletmeye talip olduğunu duyurdu. İşçiler kendi yönetim kurullarını seçerek üretimi sürdürme iradesi ortaya koyduklarını açıkladı. Bu adım, direnişi fiili olarak “yönetime el koyma” aşamasına taşıdı.
Madenden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Üç aydır ödenmeyen maaşlarımız ödensin, tüm tazminat ve özlük haklarımız eksiksiz verilsin dedik. İşveren ‘İstifa edin, paranızı verelim’ diyorlar. Bu dayatmayı kabul etmiyoruz. ‘Çıkın gidin’ anlayışını reddediyoruz. Üreten biziz. Yöneteceksek biz yöneteceğiz.”
Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, süre dolmadan önce yaptığı konuşmada, “Saat 15.00’e kadar somut bir şey getirmezseniz bu madenciyi burada bulamazsınız. Siz barikat koyarsınız, biz gövdemizi koyarız” sözleriyle kararlılık mesajı verdi.
Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ise gözaltı öncesi yaptığı açıklamada, işçilerin alın terine ve kazanılmış haklarına el konulduğunu belirterek, “Kayaları delen biziz. Bu barikatlar bizi durduramaz” dedi.
Sanal medyada işçilere destek için çok sayıda paylaşım yapılırken direniş görüntüleri ve maden sahasındaki çatışma anları uluslararası ajanslar tarafından da servis edildi.
Sendikalardan destek açıklaması
11 sendika, Polyak Maden işçilerine yönelik müdahaleye karşı ortak açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bir kez daha görüyoruz ki devlet, patronların yanında saf tutmaktadır. Sermayenin çıkarları söz konusu olduğunda her türlü baskı ve zor aygıtı devreye sokulmaktadır. Direnen maden işçilerinin yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir.”
Açıklamaya imza atan sendikalar: Dev Tekstil, Dev-Yapı-İş, DGD-Sen, Enerji-Sen, İnşaat-İş, Kataş-Sen, Limter-İş, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, TOMİS, TSS ve Yapı Yol-İş.
Ne olmuştu?
Polyak Madencilik, daha önce Fiba Holding bünyesindeydi. Şirketin Çinli Qitaihe Longcoal Mining’e devrinin ardından geçen süreçte çok sayıda işçi işten çıkarıldı. Sendikanın açıklamalarına göre 1243 işçinin maaşları, banka promosyon hakları ve TİS’ten doğan alacakları ödenmedi. Kıdem ve ihbar tazminatlarına ilişkin güvencelerin zayıflatıldığı, işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarının da ağırlaştığı belirtiliyor.
HABER MERKEZİ









