Yüzde 76 engelli olan ve görme problemleri ilerleyen ağır hasta tutsak Devrim Ayık’ın götürüldüğü hastanede doktorun hastaya bakmadığı ve tedavi yapmadığı belirtildi
İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ağır hasta tutsaklar listesinde yer alan ve Antalya S Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan ve yüzde 76 engelli Devrim Ayık’ın büyük oranda kaybolan görme yetisi için götürüldüğü hastaneden tedavi edilemeden cezaevine gönderildiği belirtildi.
Bağırsaklarının bir bölümü alınan, sağ gözü tümden görme yetisini kaybeden sol gözü 34 derece miyopluğa çıkan sağ kulağında yüzde 30, solda yüzde 50 işitme kaybı yaşayan Devrim Ayık’ın annesi Hülya Ayık, 2 Şubat’ta oğlunun Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde göz doktoruna götürüldüğünü, doktorun göz numarasının 34’e ulaştığını ve göz arkasındaki hücrelerin ölmeye başladığını belirterek 32 derecelik gözlük kullanmasını önerdiğini aktardı. Hülya Ayık, buna rağmen oğluna yeni gözlük yazılmadığını ve ne reçete ne de rapor verildiğini söyledi.
‘Doktorun bakma zorunluluğu vardır’
İkinci defa gerçekleşen hastane ziyaretini anlatan Hülya Ayık, “Yine aynı doktora denk geliyorlar ve doktor elinin tersiyle itiyor. ‘Ben sana bakmıştım, size göre ben tedavi yapmıyorum, size göre sevk yapmıyorum, çık’ diye tepki gösteriyor. Dini, dili, ırkı, mezhebi ne olursa olsun, doktor olduklarında yaptıklarının yemini vardır, Hipokrat yemini vardır. Bir doktorun tutuklu da olsa özgür de olsa, durumu ne olursa olsun bakmak zorunluluğu vardır” diye konuştu.
‘ATK raporu hala çıkmadı’
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin oğlu için verdiği “cezaevinde kalabilir” raporuna karşı Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edilmesine dair yapılan başvurunun ağır ilerlediğini söyleyen Hülya Ayık, “Biz bunun için de bayağı mücadele ettik. Bütün bu çabalarımız ve vekillerimizin çabaları sonuç verdi. Adalet Bakanlığı’nın yaptıkları görüşmeler neticesinde ATK’nin yolu açıldı Devrim’e. Ama yaklaşık üç ay kadar önce götürmüş olmalarına rağmen halen rapor çıkartılmış değil. Biz halen ATK’un raporunu bekliyoruz. Son yaşananlardan sonra doktorların yeminlerine de inanmıyorum ve güvenmiyorum. Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeki heyet, dosyaya bakmadan suçun ne olduğunu soruyorlar. Siyasi denildiği zaman dosyayı açmadan kapatıp geri gönderiyorlar. ‘İşi bitmiştir’ deniliyor” ifadelerini kullandı.
‘Yaptığı bir suç var mıdır ki pişmanlık duysun?’
Yürütülen sürece dikkati çeken ve buna rağmen tutsakların durumuna ilişkin adım atılmadığına dikkati çeken Hülya Ayık, “Cezaevlerindeki yoldaşlarımızın henüz hiçbirisinin süreç boyutuyla tahliyesi gerçekleşmiş değil. Aksine tahliyesi gelmiş arkadaşlarımızın bile heyetin iki dudağının arasına kalmış, bu arkadaşlarımızın özgürlüğü. 32–33 yıl yatmış bir insanın, cezası bitmiş bir insanın pişmanlık dayatılıyor. Bu kadar emek vermiş, bu kadar ömrünü cezaevlerinde çürütmüş insanlar neyin pişmanlığını duyacak artık? Yaptığı bir suç var mıdır ki pişmanlık duysun? Pişmanlık duymak, suçunu kabul etmektir” şeklinde konuştu.
‘Hasta tutsaklar tahliye edilmeli’
Öncelikle hasta tutsakların tahliye edilmesi gerektiğini söyleyen Hülya Ayık, “Özellikle hasta tutsaklar için biz diyoruz ki her an, her dakika durumu ağır olan insanlarımızın cenazesi de çıkabilir. Devlet neyi bekliyor? Somut adım atabilmesi için daha hangi adımların atılmasını bekliyor?” diye belirtti.
Hülya Ayık, tutsak aileleri olarak cezaevlerindeki gözlem kurulu heyetinin kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek, bu kurulun çözüm ve müzakere sürecine zarar verdiğini ifade etti. Hülya Ayık, yüzlerce hasta ve yaşlı tutsağın bulunduğunu, kendi yaşamını sürdüremeyecek durumda olanların öncelikli olarak koşulsuz tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.
Haber: Mehmet Güleş \ MA









