Kadıköy’de binlerce kadının katıldığı 8 Mart mitinginde, İran’daki saldırılara işaret edilerek, ‘İranlı kadınların yıllardır molla rejimine ve bugün emperyalist-siyonist saldırıya karşı verdiği mücadelenin yanındayız’ denildi
8 Mart Kadın Platformu, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde bulunan İskele Meydanı’nda miting düzenledi. Binlerce kadın, Boğa Heykeli’nden miting alanına yürüyüş düzenledi.
Dilovası’nda hayatını kaybeden kadınların yakınlarından Emine Bulut, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Özgür Genç Kadın (ÖGK), Gemi Yapım ve Deniz Taşımacılığı, Ardiye ve Antrepoculuk İşçileri Sendikası’nın Genel Sekreteri Beycan Taşkıran ile direnişteki Dardanel işçileri ve İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Sultan Bozkurt, baskılara karşı direniş mesajı verdi.
Ortak açıklamanın Türkçesini 8 Mart Kadın Platformu’ndan Melike Argüç ve Tuğgen Gümüşay, Kürtçesini ise Ayşe Aksoy ve Evindar Aysal okudu.
Kadınların eşit, özgür ve güvenceli bir yaşam için mücadele verdiği vurgulanan açıklamada, 2025 yılında Türkiye’de 294 kadının erkekler tarafından katledildiği ve 297 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği aktarıldı.
Türkiye’de sığınma evlerinin eksikliğine dikkat çekilen açıklamada, kadın cinayetlerinin en çok hane içerisinde gerçekleştirildiği belirtilerek,
“Kadınlara ‘aileyi koru’ diyenler, şiddetten kaçabilecekleri mekanizmaları kurmuyor. Asgari ücreti açlık sınırının altında bırakan iktidar öte yandan Türkiye’de toplam doğurganlık hızının 1,5’in altına düşmesinden yakınıyor. Sermayenin ucuz iş gücü arayışının nüfus planlanması olarak sunulmasını, kadınlara ve çocuklara güvenli bir gelecek vaat etmeyen bu sistemin ‘aile yılı’ programını kabul etmiyoruz.”
‘Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın’
Kocaeli Dilovası’nda 6 kadın işçinin yanarak yaşamını yitirdiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Ölümlerimize ya ‘şüpheli’ deniyor ya da ‘tesadüf’. Soruyoruz: Tecavüze uğradıktan sonra zorla evlendirilen ve istismara uğrayan kızı Hifa’nın istismarına ses çıkaran; ‘intihar deyip üstünü örtmeyin, beni öldürecekler’ diye haykıran Fatma Nur’un ve kızı Hifa’nın ölümünde şüphe nerededir? Şüphe yok. Katil ve istismarcı Ayhan Şengüler vardır. Ve onu koruyan devlet vardır. Ama biz susmuyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara, 6284’ü uygulamayanlara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadın cinayetleri önlensin demekten vazgeçmeyeceğiz. Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın demekten vazgeçmeyeceğiz.”
‘İranlı kadınlarla dayanışma’
“Cinsel yönelimlerimize ve cinsiyet kimliklerimize yönelik baskıyı ve nefret suçlarını meşrulaştıran yargı paketlerini de kabul etmiyoruz” denilen açıklamada, “Emperyalistler dünyayı, kaynakları yeniden bölüşmek için savaşırken ve silah tekelleri zenginleşirken Filistin’de, Rojava’da, Suriye’de ve dünyanın birçok yerinde halklara ölüm, yıkım, zorla göç ve açlık dayatılıyor. Katil ABD, emperyalistler ve işbirlikçileri tüm Ortadoğu’yu kan gölüne çevirirken şimdi İran’a saldırıyor. Bizler biliyoruz, emperyalistler dünya halklarına sadece ve sadece ölüm ve yıkım getirir. Bizler biliyoruz, dünya halklarının özgürlüğü kendi ellerinde, mücadelededir. İranlı kadınların yıllardır molla rejimine ve bugün emperyalist-siyonist saldırıya karşı verdiği mücadelenin yanındayız. Türkiye ise bir yandan Filistin’e destek olduğunu söylerken öte yandan İsrail’le ekonomik ve siyasi ilişkilerini sürdürüyor. İsrail’i kınadığını söylerken Rojava’da kadınların ve çocukların üzerine bombalar yağdırıyor. Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek olan NATO zirvesine ev sahipliği yaparak savaştaki rolüne hazırlanıyor” ifadelerine yer verildi.
“Jin, jiyan, azadî” sloganının tüm topraklarda yankılandığına dikkat çekilen açıklamada, tutsak kadınlarla da dayanışma mesajı verildi. Açıklamada, devamla şunlar belirtildi: “Özgürlük ve eşitlik için buradayız, emeğimize sahip çıkıyoruz. Hayatlarımızı bu ölüm düzeninin çarklarına teslim etmiyoruz. Evlerden, işyerlerinden, kampüslerden ve sokaklardan geldik, mücadelemizi büyütüyoruz. Yoksulluğa, şiddete, sömürüye, savaşa karşı isyandayız. Savaşın, kapitalist sömürü düzeninin, onun içinde yeniden üretilen erkek egemenliğin, transfobinin, homofobinin ve ırkçılığın olmadığı özgür bir dünyayı biz kuracağız.”
İSTANBUL








