• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

93’ten bu yana Abdullah Öcalan’ın Newroz mesajları

13 Mart 2026 Cuma - 09:25
Kategori: Manşet, Yaşam

Abdullah Öcalan’ın 1993’ten bu yana verdiği Newroz mesajları kutlamalara damga vurdu. Mesajlarda öne çıkan vurgular ise demokratik çözüm ve barış oldu

Kürdistan’da 1990’lı yıllar sonrası kitleselleşen Newroz kutlamalarına, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözümüne dair mesajlar damga vurdu. Abdullah Öcalan’ın mesajlarında öne çıkan noktada ise barış ve demokratik çözüm oldu.

Abdullah Öcalan, 1993’teki Newroz öncesi yaptığı açıklamada, “1993 Newroz’u halkımız açısından her bakımdan oldukça önemli bir yıldönümü olacaktır. Newroz yürüyüşünü amacına uygun olarak geliştirmek için her türlü çabayı harcayacağız. Halkımızın özgürlük tutkuları gelişmiştir. İster sert bir baskı içinde olsun ister izin verilsin, mutlaka çeşitli gösterilerle kendini hissettirecek; kendi giysileri, renkleri, türküleri ve çalgıları ile meydanları coşturacaktır. Newroz milli bayram havası içinde karşılanacak ve mümkün olduğunca barışçıl bir biçimde geçirilmeye çalışılacaktır. Bizim halkımıza da mesajımız bayramını kutla, siyasal taleplerini, ulusal taleplerini ve kültürünü konuştur, ama tedbirli ol; büyük kalabalıklar halinde yürüyüşünü yap, öz savunma tedbirlerini al, sonuna kadar yürü diyoruz” ifadelerini kullandı. Abdullah Öcalan’ın çağrısı Newroz kutlamalarının kitleselliğine de etki etti.

‘Bütün insanlık için iddialıyız’

Abdullah Öcalan, 1995’te Newroz’a doğru giderken yaptığı bir röportajında:

“Ben müteakip görüşmelerde, siyasal çözüm yoluyla 1995’e giriş yapmak istediğimi söylemiştim. Ama maalesef Türk özel savaşının buna verdiği karşılık, varolan siyasi görüş alanlarını da kapatmak oldu. Örneğin DEP kapatıldı, zindana alındılar. Özgür Ülke Gazetesi kapatıldı, demokrasi daraltıldı. Müthiş bir özel savaş rejimi bütün yaşama dayatıldı ve halen de bu dizginsiz şiddet politikası terk edilmek istenmiyor. Newroz dolayısıyla halkların bu bayram geleneğine uygun bir ateşkes olsun, bir demokratik barışçıl yöntem kendini hissettirsin isterdik. Ama Türkiye resmi çevrelerinden henüz böyle bir karşılık gözükmüyor.”

21 Mart 1996 yılında Newroz’a ilişkin değerlendirme yapan Abdullah Öcalan, “Bu Newroz günlerinde yeni bir yaşam seçeneğine adım attık” diye kaydetti. Abdullah Öcalan, şunları söyledi:

“Umutsuz mu umutsuz, iddiasız mı iddiasız, alacakaranlık bir dönemde, ağzımızdan bir-iki söz çıkararak, ülkemizin, halkımızın adını ve özgürlüğünü düşüncemize getirerek ve dilimize söyleterek, böylesi bir Newroz gününde sadece diriliş veya kurtuluş değil, bütünüyle mutlak yaşam hareketi olarak da değerlendirilecek bu partinin, bu hareketin ilk adımını attık. (…)Şunu çok açıkça söylemeliyim ki, çok değerli yoldaşımız Mazlum Doğan, bugünün akşamı bir ölüm kararını verdi. Bu karar önemlidir. Tarihi bir karardır. Tarihi ve yaşama saygı gösterme kararıdır. Hiçbir ölüm bu kadar yerinde ve anlamlı olamaz. Arkasından Ferhat Kurtayların şanlı ölüm kararı geldi. O da çok büyük bir kararıdır. Mazlumunki yaşama iddiasıyken, yaşama saygılı olmada vazgeçmeme iken, kararın temel gerekçesi bu iken; Dörtlerin yanması, bunu daha da pratikleştirmek, daha da kitleselleştirmek, daha da yaşamsal kılmak kararı idi.”

‘Diyalog yolunu açarak, savaşı bir kader gibi karşılamayalım’

Abdullah Öcalan, 1997’de Demokrasi Gazetesi’ne gönderdiği mesajında, “kardeşlik” çağrısı yaptı. Abdullah Öcalan, “Gelin bu Newroz dolayısıyla gerçek kardeşliğin yolunda düşüncelerinizi ortaya koyarak, kardeşliğin, birliğin gerçek yollarını tartışarak, en azından önündeki engelleri kaldırarak, bir diyalog yolunu açarak, normal bir gelişme sürecini başlatarak karşılık verelim ki, bizi her gün daha fazla zorlayan bu savaşı bir kader gibi karşılamayalım. Ne kendi gerillamızı ne de mehmetcikleri çok acılı bir yaşamın içine sürmeyelim. Gerçekten söylüyorum, bu savaştır, vurulur da vurur da, ama istemiyoruz. (…) Halklarımız için ortak bir bayram haline gelen bu Newroz’un her bakımdan kavganın dili yerine barışın dilinin geçtiği, askeri çözüm yerine siyasi çözümün ön plana çıktığı ve gerçekten halkların eşit, şeref ve onurun adilce paylaşıldığı bir Newroz olmasını diliyorum” diye belirtti.

‘Özgürleşme tarihimizdir’

MED TV üzerinden 1998’de Newroz mesajını paylaşan Abdullah Öcalan, “Newroz bizim için bir tarihtir, özgürleşme tarihimizdir. Elbette hiçbir zaman olmadığı gibi, bugün de yapamayacağınız şeyleri yapmanızı isteme gibi bir durumumuz söz konusu değildir. Ama en azından böylesi bir günde özgürlük ruhunu biraz büyük ele alabilir ve düşünebilirsiniz. O küçük yaşamı, küçük ruhu kendinizden uzaklaştırabilirsiniz… İnanıyorum ki bazı kusurlar olsa da şimdiye kadar Kürtler adına hep iyi şeyler yaptık ve bundan sonra da hep iyi şeyler yapmaya devam edeceğiz. Çok kısa bir zaman sürecinde gelecek bir kaç Newroz’da sizleri büyük başarılarla selamlayacağız” ifadelerini kullandı.

‘Çözümün dili uzlaşma ve barıştır’

2001 yılındaki Amed Newroz’una avukatları aracılığıyla mesaj gönderen Abdullah Öcalan, “Nasıl ki insanlığın tarih boyunca özgürlük arayışı hep olmuşsa, özgür birliktelik temelinde başlattığımız barış, kardeşlik süreci de bu öze uygun bir çaba olarak görülmelidir. Dar milliyetçiliğe düşmeden, Türkiye’nin çatışma ortamından kurtulması ve kısır döngüden çıkması için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğimizi belirtmek istiyorum. Halkımız bu sorumluluk bilinciyle barış ve demokrasi sürecine güç vermelidir. Çözümün dili uzlaşma ve barıştır. Güneş, baharla birlikte her zamankinden daha fazla ısıtacak. Halklar her zamankinden daha fazla özgürlüğe yaklaşacaktır. Demokratik laik temelde Mezopotamya, Anadolu ve Ortadoğu halklarına Newroz’un barış ve kardeşlik getirmesini diliyorum. 2001 Newroz’unun özgürlük, barış, birlik, dostluk ve kardeşlik ruhuna uygun bir temelde kutlanmasını, halkımızın demokratik iradesini daha coşkulu, yaygın katılımla dile getirmesini, renklerine ve geleneklerine uygun kutlamasını diliyorum” diye kaydetti.

‘Demokrasi hamlesini yükseltmeye çağırıyorum’ 

Kürt Halk Önderi, 21 Mart 2004’te gönderdiği mesajda şunları vurguladı: “Ortadoğu halklar mozaiğinde halkıma onurlu bir yer açmak için Kürt kimliğini, değerlerini yaşam gerekçem yaparak, büyük sabırla veustalıkla yürüttüğüm mücadeleyi sonuna kadar götüreceğimi, bunda kararlı olduğumu belirtmek istiyorum. Sizlere düşen, özgür yaşam hakkını elde etmek için engel olan ne varsa üzerine gitmek ve mücadele kararlılığına, pratiğine sahip olmaktır. Binlerce şehidin anısına özgür yaşamı mutlaka yaratarak, anılarını özgür Kürtle onurlandırmaktır. Buna olan inancımı ve umudumu belirtmek istiyorum. Milyonları, demokratik, özgür, eşit yurttaş hareketini başlatmaya, demokrasi hamlesini yükseltmeye çağırıyorum.”

‘Devleti yeniden tanımlıyorum’

21 Mart 2008’de avukatlarıyla yaptığı görüşmede Abdullah Öcalan, “Türkiye için demokratik cumhuriyeti önermiştim, yine öneriyorum. Kültürler, medeniyetler uzlaşabilir, ben Medeniyetler uzlaşısı diyorum. Ülke sınırlarını kabul ediyorum, ulus devleti aştım, Medeniyetler Uzlaşı’sından bahsediyorum. Devletin halkın hizmetine sunulmasını, demokratikleşmesini ve bu yönde evrilmesini savunuyorum, devleti yeniden tanımlıyorum” diye belirtti.

‘Benimle diyaloga geçebilirler’

Uygulanan tecrit koşullarında avukatları ile görüşen Abdullah Öcalan, 2009 Mart’ında şunları vurguladı:

“Ben kimsenin daha fazla gözyaşı dökmesini, bir askerin dahi ölmesini istemiyorum. Bizim Türk halkıyla hiçbir sorunumuz yok. Doğduğum yerde Türk köyleri vardı. Daha fazla kan ve gözyaşı dökülmesini, sorunun Filistin-İsrail gibi olmasını istemiyorlarsa, anlamlı diyalog geliştirmeliler. Çözümü dışarıda arayacaklarına neden gelip, benimle konuşmadıklarını iyi analiz etmek gerekiyor. Önümüzde bahar var. Sayın Erdoğan ve Gül’den rica ediyorum demokratik çözüme katkıda bulunabilirler, benimle diyalogada geçebilirler.” 

‘Milyonlar artık barış diyor, kardeşlik diyor, çözüm istiyor’

Abdullah Öcalan’ın 2013’teki mesajları tarihi nitelikte oldu. 2013’te İmralı Heyeti’yle Amed ve İstanbul Newrozu’na gönderilen mesaj milyonlar tarafından dinlendi. Kürt sorunun çözümüne ilişkin yol haritasının tarif edildiği tarihi mesajda Abdullah Öcalan, “Selam olsun bu uyanış, canlanış ve diriliş günü olan Newrozu en geniş katılım ve ittifakla kutlayan Ortadoğu ve Orta Asya halklarına… Selam olsun yeni bir dönemin miladı ve gün ışığı olan Newrozu büyük bir coşkuyla ve demokratik bir hoşgörüyle kutlayan kardeş halklara… Selam olsun demokratik hakları özgürlük ve eşitliği rehber edinen bu büyük yolun yolcularına… Sömürü rejimleri, baskıcı ve inkarcı anlayışlar artık miadını doldurmuştur. Ortadoğu ve Orta Asya halkları artık uyanıyor. Kendine ve aslına dönüyor. Birbirlerine karşı kışkırtıcı ve köreltici savaşlara ve çatışmalara dur diyor. Newroz ateşiyle yüreği tutuşan, meydanları hınca hınç dolduran yüz binler, milyonlar artık barış diyor, kardeşlik diyor, çözüm istiyor” ifadelerini kullandı.

‘Yaşasın Newroz, yaşasın halkların kardeşliği’

Abdullah Öcalan, devamla şunları kaydetti:

“Ben, bu çağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki; artık yeni bir dönem başlıyor, silah değil, siyaset öne çıkıyor. Artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir. Yüreğini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözeteceğine inanıyorum. Bu bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Bu mücadeleyi bırakma değil, daha farklı bir mücadeleyi başlatmadır. Bu Newroz hepimize yeni bir müjdedir. Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in mesajlarındaki hakikatler, bugün yeni müjdelerle hayata geçiyor, insanoğlu kaybettiklerini geri kazanmaya çalışıyor. Batının çağdaş uygarlık değerlerini toptan inkar etmiyoruz. Ondaki aydınlanmacı, eşit, özgür ve demokratik değerleri alıyor kendi varlık değerlerimizle, evrensel yaşam forumlarımızla sentezleyerek yaşamlaştırıyoruz. Yeni mücadelenin zemini fikir, ideoloji ve demokratik siyasettir, büyük bir demokratik hamle başlatmaktır. Selam olsun bu sürece güç verenlere, demokratik-barış çözümünü destekleyenlere! Selam olsun halkların kardeşliği, eşitliği ve demokratik özgürlüğü için sorumluluk üstlenenlere! Yaşasın Newroz, yaşasın halkların kardeşliği!” 

‘Dayanışma ruhuyla bir olmaya çağırıyorum’

Tarihin ikinci önemli ve milyonların huzurunda okunan bir diğer mesaj 2014 Newrozu’nda okundu. “Yüreği Newroz ateşiyle barış ve özgürlük için tutuşan bütün dostlar merhaba!” diyen Abdullah Öcalan, “Medeniyetlerin beşiği olan Mezopotamya’da görkemli Newroz ateşini bir uyanış ve demokrasi şölenine dönüştüren halkımızı selamlıyorum. Sizlerin şahsında ülkemin bütün gençlerine ve kadınlarına sevgilerimi gönderiyorum.  Yüreğinde barışa bir yer açan, sesimize kulak veren herkesi, tüm Türkiye’yi asırların dayanışma ruhuyla bir olmaya çağırıyorum…” dedi.  Öcalan, “Son Newroz’dan bugüne yaşadığımız güncel somut durum tam da çatallaşmaya başlayan bu yol ayrımını ifade etmektedir. Ya son 200 yıllık kapitalist moderniteye dayalı komplocu-darbeci rejim kendini yeniden restore ederek sürdürecektir ya da tarihsel rotasına oturtulmuş Türk-Kürt ilişkileri en kapsamlı demokratik reformlardan geçerek demokratik anayasal bir rejimle komplocu-darbeci mekanizmaları parçalayarak çözümlenecektir. Bütün ara yollar ve geçici biçimler artık miadını doldurmuştur” diye belirtti.

Tecrit öncesi son Newroz mesajı

2015 Newroz’unda da Abdullah Öcalan’ın göndermiş olduğu mesaj alanlarda milyonlarca kişiye okundu. Milyonların büyük bir coşku ve umutla karşıladığı mesajda Abdullah Öcalan, şunları belirtti:

“Bu yeni dönemde, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde özgür ve eşit Anayasal yurttaşlık temelinde demokratik kimlik sahibi demokratik toplum olarak, barış içinde ve kardeşçe yaşama sürecine giriyoruz” dedi. Abdullah Öcalan şunları belirtti:

“Böylelikle 90 yıllık Cumhuriyet tarihinin çatışmalarla dolu geçmişini aşıp gerçek barış ve evrensel demokrasi kriterleri ile örülmüş bir geleceğe yürüyoruz. Newroz’un gerçek tarihine yaraşan da huzurunuzda böyle bir aşamayı selamlamaktır. Ve lakin ülkemiz ve halklarımız için doğru olan olgular, aynı zamanda kutsallarla dolu bölgemiz için de geçerli olmak durumundadır. Kapitalist emperyalizmin genelde son 200 yıllık, özelde son 100 yıllık gerçeği şudur: Ulus devlet milliyetçiliği temelinde etnik ve dini kimlikleri özüne ters biçimde içe doğru kapatıp birbirlerine düşman etmek, yani böl-yönet politikasına uygun olarak varlığını acımasızca günümüze kadar sürdürmek!.. Tekrar bu tarihi Newroz’un şahsınızda tüm insanlık için büyük hayırlara vesile olması dileğiyle selamlıyorum. Hem bölgemiz için hem de uluslararası dünya için büyük anlamı olan Kobanê direnişini ve zaferini selamlıyorum.”

Sonraki süreçte Abdullah Öcalan’a yönelik mutlak bir tecrit uygulandı. 1 yılını geride bırakan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’yle birlikte mutlak tecrit kaldırıldı. Abdullah Öcalan’ın bu yıl da Newroz’a mesaj göndermesi bekleniyor.

Haber: Berivan Altan \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Av. Evrim İnan: Cezasızlığa karşı en önemli güç kamuoyu

Sonraki Haber

Haşdi Şabi ve Hizbullah hareketliliği: Irak ve Lübnan sınırında neler oluyor?

Sonraki Haber

Haşdi Şabi ve Hizbullah hareketliliği: Irak ve Lübnan sınırında neler oluyor?

SON HABERLER

Abdullah Öcalan’dan Salih Müslim için mesaj: Hem mücadelemizin hem barışımızın sönmeyen yıldızı olarak kalacaktır

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

TJA’dan Dilan Karaman açıklaması

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

TOPSHOTS
Kurds pose with pictures A friend of 12-year-old boy Nihat Kazanhan (R), who was allegedly shot dead by police in the Cizre district of Sirnak on January 14, mourns on January 15, 2015 in Sirnak. Prime Minister Prime Minister Ahmet Davutogu and the interior minister have denied any police involvement regarding the death of the child.     AFP PHOTO / ILYAS AKENGIN

Nihat Kazanhan’ın katili yurt dışındaymış!

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Savaşın 14. gününde İran’a geniş çaplı yeni bir saldırı dalgası başlatıldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Nisêbîn’deki yasaklarda oğlunu kaybetti: Tüm Kürtler sesini birleştirsin

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Lübnan’da Suriyeli mülteciler barınma krizi yaşıyor

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Tutsak ailesinden çağrı: ‘Umut ilkesi’ için adım atılsın

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır