Dengbêjliğin piri Evdalê Zeynikê için memleketi Agirî’de dernek kuruldu. Dernek merkezi bir kahvehane. Burada hem dernek işleri yürütülüyor hem de her cumartesi dengbêjlik divanı kuruluyor
İhsan Birgül /Agirî
Agirî’de (Ağrı) dengbêjlik kültürünün yaşatılması için 2013 yılında Evdalê Zeynikê adıyla kurulan Evdal-Der kahvehaneden dönüştürülen merkezinde sık sık dengbêjlik divanları kuruluyor. Çaylar içilirken, destanlardaki ifadeler üzerinde sohbetler ediliyor, bu ifadelerin doğruluğu yanlışlığı tartışılıyor. Esas divan ise cumartesi günleri kuruluyor. Bazen daimî dengbêjlere misafir dengbêjler de eşlik ediyor. Sözlü Kürt edebiyatı her gün açık tutulan bu kahvehanede yaşatılıyor.
Dengbêjlik kültürünü yaşatıp sonraki nesillere aktarmak istediklerini belirten Evdalê Zeynikê Kültür ve Sanat Derneği Başkanı Fehmi Atmaca, “Amacımız dengbêjliğin piri kabul edilen Evdalê Zeynikê şahsında bu kültürü yaşatıp bizden sonraki kuşaklara miras bırakmak” diyor.
Evdalê Zeynikê’nin Ağrılı olduğunu söyleyen, tüm Kürt coğrafyasında nam salmış efsanevi bir isim olduğunu da ekleyen Fehmi Atmaca, “Kendi döneminde ve kendisinden önce de dengbêjler olmuş, fakat Evdal adeta sanatsal bir devrim yaparak dengbêjliğe modern bir şekil vererek bugüne gelmesine vesile olmuş” diyor.
Fehmi Atmaca; Yaşar Kemal’in, ilhamının dengbêjlik olduğunu sık sık dile getirdiğini ve Evdalê Zeynikê’yi “Kürtlerin Homeros”u olarak tanımladığını hatırlatıyor; sözlü Kürt edebiyatı dengbêjliği bu efsane isimle yaşatmak istediklerini söylüyor.
Evdalê Zeynikê’nin mezarını buldular
Fehmi Atmaca, dernek kurulmadan önce Evdalê Zeynikê’nin mezarının Ağrı’da mı yoksa Erzurum’da mı olduğu tartışmasına son verdiklerini aktarıyor: “Yaptığımız araştırmalar sonucu mezarın Ağrı’ya bağlı Tutak ilçesinin Melehesen (Mollahasan) köyünde olduğunu tespit ettik. Mezar yerini düzenleyip kümbet yaptık. Ondan sonra da dedik ki ‘Bu kültür ve bu ismi yaşatmamız lazım.’ Bundan dolayı da bu derneğin oluşumuna gittik.”
Çok ciddi maddi sorunlar yaşadıklarını söyleyen Fehmi Atmaca, “Ama bunları atlatmak için herhangi bir siyasi veya resmi kurumun gölgesi altına girmek istemiyoruz. Yolumuza bağımsız kültürel bir dernek olarak devam etmek istiyoruz. Bu çabamıza kültür dostları maddi ve manevi her türlü desteği sunabilirler. Bekliyoruz da,” diyor.
Krizi fırsata çevirdiklerini ve bunun da sıcak bir ortama dönüştüğünü ifade eden Fehmi Atmaca, kahvede her gün kültürel tartışmalar yürüttüklerini anlatıyor: “Burayı her gün açık tutuyoruz. Daimi dengbêjlerimiz dışında gelen farklı farklı dengbêjler ile bu destanların içerikleri tartışılıyor. Yanlış bilinenleri ortadan kaldırmak için hangi şarkının hangi olay ve dönemi anlattığını, kaynak kişiyi ve bölgeyi istişare ediyoruz. Bu vesileyle birçok yanlış bilgiyi de doğrulamış oluyoruz.”
Kadın dengbêjlere divan çağrısı
Fehmi Atmaca kadın dengbêjlere ve ailelerine çağrı yaptı. Daimi dengbêjlere, yeni nesil ve kadın dengbêjleri katmak istediklerini söyleyen Fehmi Atmaca şunları söylüyor: “Doğubeyazıt’ta birkaç isim de tespit ettik fakat aileleri engel oldu. Hâlbuki geçmişte kadın dengbêjler olmuş. Örneğin Ermeni asıllı Gulê. Sürmeli Memed Paşa zamanında Gulê, onun divanında şarkı söylemiş. Ama bugün kadınlar dengbêjlikten uzak duruyor veya tutuluyor. Bana göre bunun sebebi muhafazakârlaşan toplum ve dinî etkenler. Biz bunu aşmak için de çalışıyoruz. Normalde geçmişte Kürt toplum yapısında kadın-erkek eşitliği var. ”
Evdalê Zeynikê kimdir?
1800’lü yılların başında doğan ve 113 yıl yaşayan Evdal, Ağrı’nın Tutak ilçesine bağlı Cemalwêrdî (Bulutpınar) köyünden. 30 yaşına kadar kilam (halk ezgisi) söylemeyen Evdal, 30’lu yaşlarda gördüğü bir rüya sonrası hastalanır. Aylarca hasta yatağında kalır. Bu hastalıktan iyileşme sürecinde söylediği ezgiler sözlü Kürt edebiyatında bir ekolün başlangıcı olur.
Çok küçük yaşta babasını kaybeder. Annesinin ismi olan Zeynê ile tanınır. Yaşar Kemal’in “fikir babam” dediği, uzun süre kör yaşaması ve destansı anlatımları nedeniyle Homeros’a benzettiği söylenir.
Evdal, Ermeni asıllı dengbêj Gulê ile evlenir. Gulê de kendisi gibi Sürmeli Memed Paşa’nın divanında kilamlar söylemiştir. Evdal bir Erzurum yolculuğu sırasında yolda bulduğu çocuğa Temo ismini vererek evlatlık olarak alır.
Eleşkirt Beyi Sürmeli Memed Paşa’nın yanında uzun süre kalıp onun divanında dengbêjlik yapan Evdal, Kozan seferine de katılır. Kozan’da yaşanan felaketten ve büyük kayıplar nedeniyle Wey Xozanê (Hey Kozan) isminde bir kilam söyler. Avşar Türkmenlerinden Dadaloğlu ile birbirinden habersiz aynı seferde yer alıp bu olayı ayrı ayrı destanlaştırırlar.









