Fransa’daki Danielle Mitterrand Vakfı ile ekolojik kolektif Bassines Non Merci, Rojava halkının direnişini desteklediklerini belirterek, uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırdı
6-29 Ocak 2026 tarihleri arasında HTŞ-DAİŞ ve Türk devlet destekli çetelerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları ve mevcut kırılgan durumdan dolayı uluslararası kamuoyundan Rojava ile dayanışma açıklamaları gelmeye devam ediyor. Fransa’daki Danielle Mitterrand Vakfı ile ekolojik kolektif Bassines Non Merci, Rojava halkının direnişini desteklediklerini belirterek, uluslararası toplumu sorumluluk almaya çağırdı.
Danielle Mitterrand Vakfı Başkan Yardımcısı Jacqueline Madrelle, Rojava halkına hitaben yaptığı açıklamada, vakfın hem Kuzey ve Doğu Suriye’deki ortaklarıyla hem de Fransa’daki siyasi ve sivil toplum çevreleriyle yoğun temas halinde olduğunu belirtti. Madrelle, Fransa’daki milletvekilleri, dernekler ve sivil toplum temsilcileriyle iletişim kurarak Rojava’ya yönelik saldırılara karşı harekete geçilmesi için çalıştıklarını ifade etti.
Rojava’daki özgürlük ve demokrasi mücadelesini “yürekten desteklediklerini” vurgulayan Madrelle, Kürtlerin DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadelede insanlığı savunduğunu hatırlatarak, uluslararası toplumun Kürt halkının haklarını ve topraklarını korumak için kararlı bir tutum alması gerektiğini söyledi.
Madrelle ayrıca, geçen yıl Rojava’ya yaptığı ziyarete de değinerek Kuzey ve Doğu Suriye’de inşa edilen demokratik sistemin, tüm topluluklara saygı gösteren eşitlikçi ve ekolojik bir model sunduğunu belirtti. Madrelle, konuşmasını “Bu demokratik süreç ve eşitlikçi, ekolojik konfederalizm politikası Suriye’nin geleceği için örnek teşkil ediyor. Rojava’daki dostlarımız bilsin ki direnişlerinde yanlarındayız. Cesaret!” diye tamamladı.
‘Tam dayanışma içindeyiz’
Fransa’daki su ve ekoloji mücadelesi yürüten Bassines Non Merci hareketi de yayımladığı açıklamada Rojava ve Kuzeydoğu Suriye halkıyla “tam dayanışma” içinde olduklarını duyurdu. Hareket, Rojava’nın sömürgecilik ve emperyalizme karşı özgürleştirici bir toplumsal modelin somut örneğini temsil ettiği için hedef alındığını belirtti.
Açıklamada, Rojava’dan bir Kürt heyetinin Fransa’da Loh köyünde düzenlenen buluşmaya katılarak deneyimlerini paylaştığı hatırlatıldı. Heyetin, su kaynaklarının gaspı ve yaşam alanlarının yok edilmesinin bir tahakküm ve savaş aracı olarak kullanılmasına dair deneyimlerini aktardığı ifade edildi.
Bassines Non Merci, 2015’te DAİŞ’e karşı direnişin merkezinde yer alan Suriye Kürtlerinin, özellikle de kadınların yeniden tehdit altında olduğunu vurguladı. Açıklamada Kobanê’de halkın su ve elektrikten mahrum bırakıldığı, bunun ciddi bir insani kriz yarattığı belirtildi.
Kuzey ve Doğu Suriye halkının hem Türkiye’nin saldırıları hem de haklarını ve siyasi statülerini garanti etmeksizin bölgeyi yeniden kontrol altına almak isteyen Şam yönetiminin baskısı altında olduğu kaydedilen açıklamada, etnik temizlik ve misilleme riskinin yüksek olduğuna dikkat çekildi.
Bassines Non Merci, uluslararası toplumun sessizliğini eleştirerek ABD ve Avrupa devletlerinin insan hakları ve halkların taleplerinden ziyade kendi çıkarlarını öncelediğini ifade etti. Açıklamada, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kadın özgürlüğü, halkların kendi kaderini tayin hakkı ve demokratik değerler üzerine kurulu bir toplumsal model sunduğu vurgulandı.
Fransa’daki iki kurum da yaptıkları açıklamalarda Rojava halkının direnişini desteklediklerini belirterek uluslararası toplumu Kuzey ve Doğu Suriye’deki halkların korunması için sorumluluk almaya çağırdı.
DIŞ HABERLER









