Sadece İstanbul değil toplam Newrozlar ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinin onaylanması olarak gerçekleşti ve yeni bir kilometre taşı oldu. Amed’de okunan Abdullah Öcalan’ın mesajı İstanbul’da sanki ilk kez okunuyormuş gibi, aynı heyecanla ve coşku ile karşılandı
Hüseyin Kalkan / İzlenim
Sabah yüzümüze çarpan soğuk ve ıslak hava İstanbul Newrozu’na katılımı düşüreceği endişesi yarattı. Ancak Newroz alanına yaklaştıkça bu endişe yavaş yavaş dağıldı. Önce toplu taşıma araçlarında alana ulaşmak isteyen gruplarla karşılaşıyoruz. Newroz renklerine bürünmüşler. Alana doğru yürürken insanların alana yetişmek için yolları doldurduğunu görüyoruz. Herkes Newroz giysilerini giymiş, sarı kırmız yeşil renkler yolları kapatmış. Hava önce soğuktu, sonra halaylarla ısındı. Gençler grup grup alana girmeyi beklemeden kendi müziklerini kendileri söyleyerek halaya durmuşlardı bile. Soğuk hava halaylarla ısınmaya başladı. Bir şenlikle geldiler, bir şenlikle alanı terk ettiler.
Rengê azadiyê
Alanın girişine yakın birçok tezgâhta ya da yol üstünde puşîler ve renkler ‘satılıyordu’. Yol boyunca ve alan çevresinde özellikle çocukların ve gençlerin yüzünü Newroz rengine boyuyorlar. Ve her yerde sarı-kırmızı-yeşil renlerinde şallar, egallar, bantlar satılıyordu. Katılanlardan hemen herkes Newroz renginden bir parça taşıyordu. Bu renkleri Rengê Azadiyê olarak adlandırmışlar. Kürtler, özgürlük için o kadar bedel ödediler ki sokaktaki insanlar kendiliğinden bu adlandırmayı yaptılar.
Genç Newroz
Abartısız alanı dolduran kitlenin neredeyse yüzde 70-80’i gençlerden oluşuyordu. Belki gençler ve çocuklar demek gerekiyor. Çünkü daha çocuk yaşta katılımcılar vardı. Gene kadınlar ve erkekler alanda kendi halaylarını kurdular. Alanda bir değil birçok halay kuruldu. Alan bir anda birbirine dokunan halaylarla doldu. Kendi küçük Newroz ateşini yakan gruplar da vardı. Gençler hem bu bağımsız ateşlerin üzerinden atladılar hem de ısındılar.
Newroz’un her anı eylem
Belki biterken hala insanların kitle halinde katıldığı tek gösteri Newroz’dur. Bitme saati yaklaşırken bile insanlar kitleler halinde gelmeyei sürdürüyorlardı. Belki İstanbul’un uzak köşelerinden geldikleri için böyleydi. Burada şunu da eklemek gerekiyor: Newroz kitlesi başka partilerin yaptığı gibi araçlarla alana taşınan bir kitle değildi. Herkes kendi imkânları ile alana geldi ve kendi imkanları ile evine ulaştı. Newroz’a katılan kitle nispeten erken sayılacak bir saatte alanı terk etse bile, bir yürüyüş kolu gibi alan terk ediliyor ve insanlar alanı terk ederken bile sloganlarla alandan ayrılıyordu. Son sloganlar metroya binmeden Yenikapı Metro durağını inletiyordu.
Sonuç olarak; Kürtler barış istiyor
Sadece İstanbul değil toplam Newrozlar ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinin onaylanması olarak gerçekleşti ve yeni bir kilometre taşı oldu. Amed’de okunan Abdullah Öcalan’ın mesajı İstanbul’da sanki ilk kez okunuyormuş gibi, aynı heyecanla ve coşku ile karşılandı. Kürt siyasetinde ve Kürt halkında sorun yok. Artık iktidarın adım atmasında sıra. Newrozlar öyle söylüyor.









