Herkesin dilinde, Üçüncü Dünya Savaşı başlamadı ama oraya doğru gidiliyor. Ellerinde çubuklar ve haritalar üzerinde uzman yorumları. Adeta savaşın olmasını isteyen ve teşvik eden yorumlar. ABD ve İsrail bu kadar dron ve füze ile saldırı yapmış, İran körfez devletlerini ve İsrail’i füzelerle vurmuş, bu kadar maliyeti var ve bu saldırıların yorumları üzerinden fikir yürütmeler. Kimsenin barış için bir çözüm arayışı yok. Hürmüz Boğazı’nın önemi ve burasının ne kadar önemli bir yer olduğu üzerinde yorumlar. Bu bölge senelerdir var ve İran’ın kontrolü altında. Eğer İran rejimine baskı yapılacaksa ilk önce ülkenin siyasi yapısına baskı yapılmalıydı. Binlerce genç idam edilirken özellikle de Kürt halkı büyük bir baskı altında yaşarken sessiz kalanlar bu savaşın suçlu bölümünde yer almış oldular. BM’nin caydırıcı gücü olması gerekmez mi? BM’nin ABD’nin hegemonyasından çıkması lazım ki diğer ülkelerde barışın, demokrasinin, adaletin ve insanlığın tohumları yeşersin. Kimse ABD’ye dur diyemiyor. Her ülkenin dosyası ellerinde en zor zamanda şantaj için kullanma tehdidini hissettiriyorlar. Türkiye şimdilik bu çatışmanın dışında ama kara harekâtı başlarsa katılması için dosyalar hazır. Ayrıca Türkiye’nin İran’a PJAK hakkında istihbarat vermesi bir NATO ülkesi olan Türkiye için sorun olabilir. Daha da önemlisi acaba Kürtler bu savaştan bir kazanım elde edebilirler mi endişesi Türkiye’yi savaşa dâhil edebilir. Kürt kazanımları yerine iktidarın Türkiye’nin ne kayıpları olur üzerine kafa yormaları ülke huzuru için önemli bir adım olur. Savaşa girmeyen bir Türkiye ekonomisi bu kadar kırılganken bir de savaşta yer alırsa ülkenin ekonomisi ne olur ve insanlar nasıl yaşar. Kendi ülkesindeki Kürtlerle sorununu çözemeyen bir iktidarın diğer ülkelerdeki Kürt kazanımlarını yok etme uğraşılarının sonuç vermeyeceği açıktır. İran, Güney Kürdistan’da peşmerge yerleşkelerinde olan peşmerge güçlerine balistik füze ile saldırdı ölü ve yaralı peşmergeler var. Kürtler bu savaşa katılmamak için açıklamalar yaptı. Ama İran, Türkiye’yi savaşa sokmaya niyetli bu saldırılarla.
İran ve ABD-İsrail savaşı devam ederken İsrail Lübnan’ın güney bölgesinde saldırılarına devam ediyor. Golan Tepeleri’ni işgal ettikten sonra şimdide Lübnan’ı işgal ediyor. İsrail Lübnan’daki Hizbullah’ın sonunu getirmeye niyetli ve İran’ın desteğini de engellemek için Gazze’ye yaptığını burada da yapıyor. İsrail, İran’ın vekil güçlerine karşı saldırılara devam edecek. İran bir yandan Hizbullah’a destek verirken Irak’ta da Haşdi-Şabi güçlerine destek veriyor. Irak’taki saldırı da bu planın başka bir parçası olarak hayata geçirildi. İran’a karşı kara harekâtı yapacak olan güçlere tehdit dolu açıklamalar yapıldı. Bu savaş üç ay boyunca daha devam eder mi bilinmez ama ederse sonuçları dünya için bir felaket olur.
Türkiye yeni adalet bakanın mal varlığı ile çalkalanıyor. Mal varlığı olmayan ve bugün Türkiye’nin en zengin ve sayılı iş insanları olan varlıklı kişiler hakkında da bir soruşturma açılacak mı? Bu iktidar döneminde zengin olanların listesini görmek gerekir. Yolsuzlukla itham edilen muhalif belediyelerde sözde yolsuzluk yapıldığı için kayyumlar atandı. AKP belediyelerindeki belediye başkanları için hiçbir kayyum ataması yok. Atanan kayyumlar yolsuzluk yaptılar ve zengin oldular, onlara da dava açılacak mı?
2026 Newrozu dünyanın her yerinde Kürtler tarafından büyük coşku ile kutlandı. Türkiye’de baskınlar yapıldı ve 170 kişi gözaltına alındı Newroz’da. Aman ne ‘’terörsüz Türkiye ‘’ değil mi?









