• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Mart 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Nilay Esmer davası: 18 yıllık istismar, 2 ayda beraat

26 Mart 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Kadın, Manşet
  • 18 yıl boyunca öz babasının cinsel istismarına maruz kalan Nilay Esmer dosyasında Erdoğan Esmer’in üs üste beraat etmesi, adalet duygusunu çürütüyor. Nilay Esmer, ‘Ben çocukluğumu yaşayamadım. Gerçek bir mahkeme istiyorum’ diyor
  • Dosyanın hala istinafta olduğunu hatırlatan Esmer, son umudunun buradan gelecek kararda olduğunu söyledi. Esmer, ‘Sesimi daha çok duyurmam için benim ne yapmam lazım? Bilmiyorum. Ne yapmam gerektiğini hiç bilmiyorum’ diyor
  • Esmer, hissettiklerini şöyle anlatıyor: ‘Benim hala bir umudum var. Ben şu an bile kendimi güvende hissetmiyorum. Gereğinin bir an önce yapılmasını istiyorum. Hepsi biliyor, hepsi görüyor, biliyorum ama artık görsünler. Beni de görsünler istiyorum.’

Şirin Bayık

Türkiye’de çocuk istismarı davalarında tartışmalı kararlar, adalet mekanizmasına güven ve inancı sarsmaya devam ediyor. Bu kararlardan biri de kamuoyunun gündemine de yansıyan davalardan biri olan Nilay Esmer davası. 18 sene öz babasının sistematik cinsel istismarına maruz kalan Nilay Esmer, adalet talebini sürdürürken, Erdoğan Esmer’e verilen beraat kararı ise adalet duygusunun çürümesine yol açtı. Annesi, dayısı, kardeşleri ile birlikte 20 aydır istinafta olan dava sonucunu bekleyen Nilay Esmer, yaşadıklarını, talebini gazetemize anlattı.

Kolluk kuvvetleri tarafından tespit edilen sistematik istismarın ardından tutuklanan Erdoğan Esmer 15 Eylül 2022 tarihinde görülen duruşmada ‘basit cinsel saldırı’dan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak iki ay sonra Erdoğan Esmer’in avukatı Osman Şah Yıldız’ın dava sonucunu istinafa taşıması sonucu Erdoğan Esmer hakkında beraat kararı verildi. Erdoğan Esmer hakkında açılan kamu davasında ‘çocuğun cinsel istismarı’ suçlamasıyla 14 Ocak 2025’te görülen duruşmada da beraat kararı verildi.

Dosyada yer alan kolluk ifadeleri, mesaj kayıtları ve mahkeme gerekçelerinde, sanığın aile bireylerine yönelik silah fotoğraflarıyla tehdit, hakaret ve ısrarlı takip eylemlerinin sabit olduğu, bu suçlardan çeşitli hapis cezaları verildiği görülüyor. Buna rağmen, aynı dosya kapsamında değerlendirilen cinsel istismar suçlamasına ilişkin beraat kararı verilmesi, ‘aynı dosyada suç sabit, istismar yok sayıldı’ eleştirilerini beraberinde getirdi.

Soru işaretleri

Öte yandan mağdurun dosyayı istinafa taşınması ile gözler çıkacak karara çevrildi. Erdoğan Esmer’in tutukluluk haline itirazın iki ayda karara bağlanarak beraatine karar verilmesi ancak Nilay Esmer’in açılan ikinci davada Erdoğan Esmer’in beraat kararına yapılan itiraza yönelik istinaf kararı 20 aya yakındır sonuçlanmaması ise soru işaretlerine yol açtı.

18 yıl babasını cinsel istismarına maruz kaldığını iddia eden Nilay Esmer dosyasında verilen bu karar kamu vicdanında da büyük tepkiye neden oldu. Kadın ve hak örgütleri, yaptıkları eylem ve açıklamalar ile adaletin yerine getirilmesi talebinde bulunarak dayanışma mesajı verdi.

‘Bu baba sevgisi değildi’

“Ne çocukluğumu, ne gençliğimi yaşayamadım” diyen Nilay Esmer yaşadıklarını şöyle anlattı: “7 yaşındaydım. İlk başta ne olduğunu anlamadım. Anlamlandıramadım. Ama artık yaşım ilerledikçe bana dokunmasıyla, bedenime dokunmasıyla dedim ki hani bu baba sevgisi değil. Bu başka bir şeydi.”

Kendisini geri çektiğinde şiddet gördüğünü ifade eden Esmer, bu korku nedeniyle uzun yıllar sessiz kaldığını ekledi ve “Ben evin en büyük çocuğuyum. Zamanında anneme karşı şiddet gösterdiğine de çok şahit olduğum için annem de kardeşlerim de hep ondan korkuyorduk. Çünkü evde çok baskın ve sert bir tutumu vardı. Bize de şiddet uyguluyordu. Beni annem ve kardeşlerime zarar vermekle tehdit ediyordu. O yüzden hep korkuyordum, hep çekiniyordum ondan. Bu defa kendimi geri çekince, bana da o şiddeti gösterince daha çok korkmaya başladım. Daha çok böyle içine kapanık biri oldum. Benim de susmama fırsat bildi ve daha da ileriye gitmeye başladı” dedi.

Hiç peşimi bırakmadı

İstismarın yalnızca evle sınırlı kalmadığını anlatan Esmer, lise ve üniversite yıllarında da devam ettiğini söyledi. Babasının farklı şehirlerde bile kendisine ulaşarak istismarı sürdürdüğünü belirten Esmer, “Kurtuldum sandığım her yerde yeniden karşıma çıktı. Liseye gittim peşimden geldi. Dersim’de üniversiteye gittim yine peşimi bırakmadı. Ben yurda ağlayarak gittiğimi biliyorum. Çok kişiye söylemek istedim. Ama ne diyeceğim? Nasıl diyeceğim? Ben kendimden çok utandım. Yani onun utanması gerekiyorken ben kendimden utandım. Ne zaman ‘tam kurtuldum’ dediysem yine bir şekilde yolunu buldu ve istismara devam etti. Ben onun yanında kaç defa sinir krizine girdiğimi biliyorum. Yani elim ayağımın kesildiğini biliyorum” şeklinde konuştu.

Jandarmanın müdahalesi

Bu istismar döngüsü ilk kez 2022 yılında Diyarbakır’da bir yol kenarında tekrarlanırken jandarmanın müdahalesiyle ortaya çıktı. Nilay Esmer o gün yaşananları ise şöyle anlattı: “Diyarbakır’dan Dicle’ye götürüyordu beni. Yol kenarında durdu ve tam bana saldıracağı sırada araca ışık tutuldu. Jandarma geldi. Ağlamaya başladım. O an benim kurtuluşum olduğu için ben ağlamaya başladım. Dedim ki ‘tamam artık kurtuldum bu eziyetten’. Sonra jandarmalar onu dışarı çıkardı. Onunla konuştular. İşte bir jandarma geldi yanıma. ‘Kimsin? Kimlik falan göster’ dedi. Kimliğimi gösterdim. ‘Kim bu?’ diye sordu. ‘Babam’ deyince orada zaten ipler koptu. Jandarmalar onu kenara aldı. Jandarmalara ‘Beni burada öldürün ama lütfen bana işlem yapmayın’ diye yalvardığını da biliyorum. Tutanaklarda da var. Bu jandarmaların kendi tutanaklarında da var.” Olayın ardından Erdoğan Esmer tutuklandı. Ancak bu durum kısa sürdü.

Şikayet geri çektirildi

Esmer, olay sonrası ailesi tarafından baskı gördüğünü ve ifadesini değiştirmeye zorlandığını belirterek, “Savcılığa giderken bana ‘kendi rızamla oldu’ demem söylendi. Korktum, söyledim. Aile içinde ‘adımız çıkar, zarar görürüz’ gibi gerekçelerle susmamı istediler. Nilay Esmer, şuan Diyarbakır’da bir okulda müdür olan ve Eğitim Bir-Sen üyesi olan halası Sündüz Esmer’in kendisine bu beyanı vermesi yönünde zorladığını, hazır bir metnin ezberletildiğini söyledi. Halasının telkiniyle şikâyetini geri çektiğini belirten Nilay Esmer, halasına güvendiği için bunu yaptığını ancak daha sonra bundan pişman olduğunu da ekledi. “Sündüz halam önce benim yanımda olduğunu söyledi ve bu suçun cezasız kalmayacağını söyledi. Ama sonra bunun tam tersini yaptı. Bana şikâyetimi geri çektirdi. Amcam Serdar (Esmer) da önce bana destek oldu sonra mahkemede hiçbir şeyden haberi olmadığını söyledi. Urfa’da yaşayan Hülya (Esmer) halam da beni aradı ve bana destek olacaklarını benim yanımda olduklarını söyledi. Hatta avukat tutacaklarını söyledi ama Erdoğan Esmer’e Veysi Kaymaz adında bir avukat tuttu. Beraber oturdukları bir zaman beni de çağırdılar ve ‘sen zaten 18 yaşından büyüksün. Erdoğan Esmer ceza almaz’ dediler. ‘Şikâyetini geri çek, adın çıkmasın, geleceğin var’ diyerek benim şikâyetimi geri çektirmeye ikna etmeye çalıştılar. Şikâyetimi geri aldım ama savcılıkta bana zaten kamu davası açıldığını söylediler. O zaman mahkemeyi beklememi söylediler. Hatta bana ‘bak böyle insanlar cezaevinde kinlenir, çıkınca sana ve ailene zarar verebilir’ dediler, beni bununla korkuttular. Zaten aile içerisinde kimse bu durumu bilmiyordu. Erdoğan Esmer’in uyuşturucu yüzünden hapse atıldığını söylemişlerdi.”

Önce ceza, sonra beraat

İlk yargılamada sanık Erdoğan Esmer’e 13 yıl hapis cezası verildi. Ancak dosya istinafa taşındı ve karar bozuldu. Kısa süre içinde sanık hakkında beraat kararı verildi.
Esmer, bu süreci ise şöyle anlattı: “13 yıl ceza alınca ‘kurtuldum’ dedim. Ama 2 ay sonra tesadüfen e-devletten baktığımda Erdoğan Esmer’in beraat ettiğini öğrendim. Kimse haber bile vermedi.”

Tanklar dinlenmedi

Beraat kararının ardından annesi ile ailesine durumu anlattıklarını söyleyen Nilay Esmer, ailenin hemen kendisine avukat tuttuğunu ve yeni bir dava açtıklarını söyledi. Ancak sonraki davada bazı tanıkların ifadelerinin eksik alındığını ve annesinin tanıklığının reddedildiğini söyleyen Esmer, mahkeme sürecinin adil yürütülmediğini dile getirdi: “Ocak ayında (2025) duruşma günü olunca iki kardeşim, bir de annem tanık olmak istedi. Annemin tanıklığını kabul etmedi mahkeme başkanı (Halim A.). ‘Ben bu kadar tanık dinleyemem’ dedi. Annemin tanıklığını kesinlikle reddetti. Ondan sonra iki kardeşimin ifadesi alındı ama tanıklığı yarım yamalak dinlendi. Kesinlikle tam olarak dinlenmedi. Sözleri kesildi. O duruşmaya Hülya (Esmer) halam da katıldı. Normalde açık olan halam SEGBİS üzerinden katıldığında kapanmıştı. Siyah bir çarşafla görünce onu tanıyamadım. Aleyhime konuştu. ‘Nilay bize hiçbir şey anlatmadı’ dediler. Mahkeme başkanı da o rahat tavrıyla, yani bizimle dalga geçerek ‘Erdoğan Esmer, son bir söylemek istediğim bir şey var mı?’ diye sordu. Erdoğan Esmer, ‘siz ne derseniz o’ dedi. Mahkeme başkanı da Erdoğan Esmer’e gülerek bakıp, ‘Erdoğan Esmer, beraat.” dedi. ‘Delil yetersizliğinden beraat’ dedi.”

‘Kendimi güvende hissetmiyorum’

Nilay Esmer, verilen karara karşı öfkeli olduğunu şu anda da tehdit altında olduğunu söyledi. “Ben hâlâ kendimi güvende hissetmiyorum. Bu kadar açık bir olayda bile beraat verilmesi kabul edilemez. İkinci defa beraat verilmesi hukuksuzluktur, adaletsizliktir. Sesimizi duyuralım dedik. En azından sesimizi duyurursak belki istinafta bozulur ve tutuklanır. O kadar ses yükseltmemize rağmen, herkesin bilmesine rağmen, ki Adalet Bakanlığı’nın da haberi var, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın da haberi var. Herkesin haberi var. Ama hiçbir işlem yapılmıyor hala. Hala istinafta bekleyen bir dosyamız var. Yani 7-8 yıllık aldığı bir ceza var silahlı tehditten. Sırf biz bu olayı sosyal medyaya taşıdık diye. Onu afişe ettik diye. Bize ısrarlı takipten, silahlı fotoğraf göndermeden 7-8 yıllık bir cezası var. Kesinleşmiş. O da hala istinafta bekliyor. O da neredeyse 1.5 yıldır istinafta bekliyor. Ondan da bir cevap yok. Yani cinsel istismardan olan dava 2 ayda nasıl istinaftan dönüyorsa, istinaftan beraat kararı dönüyorsa nasıl bu iki ceza kesinleşmiş ceza gelmiyor ben onu çözemiyoruz.”

Yeniden yargılansın

Dosyanın hala istinafta olduğunu hatırlatan Esmer, son umudunun buradan gelecek kararda olduğunu söyledi. Talebini ve geleceğe dair hayallerini ise şu sözlerle paylaştı: “Sesimi daha çok duyurmam için benim ne yapmam lazım? Bilmiyorum. Ne yapmam gerektiğini hiç bilmiyorum. Görülen, ispatlı olan bir şey var. Jandarmanın, devletin gördüğü bir şey var. En azından istinaftan sonra bir tekrar bir duruşma yapılsın. Her şey tespitli tutulmuş zaten. Benim tek istediğim tekrar bir dava açılması, tekrar bir mahkeme ortamının oluşması ama gerçek bir mahkeme ortamının oluşmasını istiyorum.”

“Gerçek mahkeme istiyorum,” diyen Nilay Esmer, devamında ise, “Eğer olumsuz bir şey çıkarsa, benim bütün umudumu söndürecekler. Benim hala bir umudum var. Ben şu an bile kendimi güvende hissetmiyorum. Bir kadının kendini güvende hissetmemesi, bu kadar canının kolay yanması kabul edilemez. O yüzden hani gereğinin bir an önce yapılmasını istiyorum. Hepsi biliyor, hepsi görüyor, biliyorum ama artık görsünler. Beni de görsünler istiyorum. Gereğinin yapılmasını istiyorum. Eğer olumlu bir sonuç çıkarsa, yani içim gerçekten rahatlayacak. Ben çocukluğumu yaşayamadım. Gerçekten çocukluğumu yaşayamadım. İçimde ukde kalan çok şey var. Ben çocukluğumu da yaşamak istiyorum. Ben rahat bir gelecek istiyorum. Yani tek istediğim bu. Bu kaygılardan uzak. Evet. Bütün kaygılarımdan uzak bir gelecek istiyorum” dedi.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

2026 Newroz’u: ‘Şimdi’ tam zamanı

Sonraki Haber

Newroz: Halkın irade beyanı

Sonraki Haber

Newroz: Halkın irade beyanı

SON HABERLER

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: ABD ile müzakere yok

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Sellerin ve susuzluğun nedeni iklim değil, rant!

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Temkin, güven ve umut

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Ortadoğu merkezli savaş gerçeği ve halkların ortak bayramı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Kürecik Üssü’nün değişken tarihi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Trump ve İran: Tehlikeli kehanetler

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Savaş daha nasıl olur?

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır