Uluslararası Para Fonu, İran savaşıyla derinleşen küresel krizin en ağır faturasının yoksul ülkelere çıkacağını açıklayarak ‘en savunmasız olanlar en ağır yükü taşıyacak’ uyarısı yaptı
Uluslararası Para Fonu, Ortadoğu’da tırmanan savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendirdiği analizinde, dünya ekonomisinin yeni ve derin bir sarsıntıyla karşı karşıya olduğunu duyurdu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmanın yalnızca bölgesel bir kriz olmadığına dikkat çeken kurum, bunun küresel ve “asimetrik” bir şoka dönüştüğünü vurguladı.
IMF uzmanlarının kaleme aldığı değerlendirmede, savaşın enerji, ticaret ve finansal sistemler üzerinden zincirleme etkiler yarattığı belirtilerek, “Dünya bir şok daha yaşıyor” ifadesi kullanıldı. Analizde, halihazırda önceki krizlerin etkilerinden çıkmaya çalışan birçok ekonominin bu yeni gelişmeyle birlikte yeniden baskı altına girdiği kaydedildi.
Rapora göre söz konusu şok küresel ölçekte hissedilse de etkileri eşit dağılmıyor. Enerji ithalatçısı ülkelerin ihracatçılara göre daha ağır darbe aldığına işaret edilirken, düşük gelirli ülkelerin ve sınırlı döviz rezervine sahip ekonomilerin çok daha kırılgan hale geldiği vurgulandı. IMF, bu nedenle krizin en ağır yükünü yoksul ülkelerin taşıyacağı uyarısında bulundu.
Savaşın doğrudan yaşandığı bölgelerde ise ekonomik yıkımın daha derin olduğu belirtiliyor. Altyapı ve üretim kapasitesinde meydana gelen tahribatın uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği ifade edilirken, kısa vadede büyüme beklentilerinin ciddi şekilde zayıfladığına dikkat çekiliyor. Ancak IMF’ye göre kriz yalnızca Ortadoğu ile sınırlı değil; Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada etkilerini hissettiriyor.
Enerji boyutu, krizin en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Küresel petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin, özellikle enerji ithalatına bağımlı ekonomilerde maliyetleri hızla artırdığı belirtiliyor. Aynı şekilde sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) akışındaki aksama da hem Asya hem de Avrupa’da enerji arzı üzerinde baskı yaratıyor.
IMF analizine göre Afrika ve Asya’daki birçok ülke, yalnızca artan fiyatlarla değil, aynı zamanda fiziksel erişim sorunlarıyla da karşı karşıya. Yüksek fiyatlara rağmen enerjiye ulaşmakta zorlanan bu ekonomilerde üretim ve tüketim dengeleri bozuluyor. Bunun yanı sıra gıda ve gübre fiyatlarındaki artış da yeni bir kriz başlığı olarak öne çıkıyor.
Raporda, “Ortadoğu, Afrika, Asya-Pasifik ve Latin Amerika’nın bazı bölgeleri artan gıda ve gübre fiyatları ile sıkılaşan finansal koşulların çifte baskısı altında” denilerek, özellikle düşük gelirli ülkelerde gıda güvensizliği riskinin büyüdüğü ifade edildi.
IMF’ye göre önümüzdeki dönemde dünya ekonomisini üç temel senaryo bekliyor. Savaşın kısa sürmesi halinde bile enerji fiyatlarında ani sıçramalar yaşanabileceği, uzun sürmesi durumunda ise kalıcı yüksek fiyatların ithalatçı ülkeleri ağır biçimde zorlayacağı ifade ediliyor. Orta senaryoda ise belirsizliklerin sürdüğü, enerji fiyatlarının yüksek kaldığı ve enflasyonla mücadelenin zorlaştığı bir tablo öne çıkıyor.
Raporda, “Tüm yollar daha yüksek fiyatlara ve daha yavaş büyümeye çıkıyor” değerlendirmesi yapılırken, özellikle enflasyon riskine dikkat çekiliyor. Tarihsel deneyimlere işaret eden IMF, petrol fiyatlarındaki kalıcı artışların enflasyonu yükseltirken büyümeyi baskıladığını hatırlatıyor. Artan ulaşım ve üretim maliyetlerinin zamanla tüm mal ve hizmet fiyatlarına yansıdığı, bunun da fiyat baskılarını yeniden tetiklediği belirtiliyor.Küresel krizin sınıfsal ve bölgesel eşitsizlikleri daha da derinleştireceğini gösteren veriler en ağır bedelin yine yoksul halklara ödetileceğini ortaya koyuyor.
HABER MERKEZİ









