Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Erdîş’te faaliyet yürüten ARSÎSA derneğine kestiği para cezasına tepki gösteren sivil toplum temsilcileri, ‘Bu karar sadece kurumlara karşı değildir; bu karar bir dile karşıdır’ dedi
Van Eğitim Müdürlüğü, Erciş’teki ARSÎSA Dil Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği’ne 450 bin TL para cezası kesti.
Wan’da Kürt Dil Kurumları öncülüğünde bir basın açıklaması düzenlendi. ARSÎSA Derneği önünde gerçekleştirilen açıklamaya kent genelinden sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasetçiler katıldı. “Ziman xeta me ya sor e” (Dil bizim kırmızı çizgimizdir) pankartının açıldığı eylemde, Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün derneğe uyguladığı ceza ve baskılar kınandı.
Burada konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Wan Şubesi Yöneticisi Lokman Babat şunları söyledi:
“Her milletin bir dili vardır. Kürt milleti de tarihi, kültürü ve diliyle bu coğrafyada kadim bir millettir. Tarih göstermiştir ki yasaklarla, baskıyla ve zorbalıkla Kürt dili yok edilememiştir. Bugün yeni bir süreç yürütülmektedir. Barış ve demokratik toplum süreci, temelini kimlik statüsü ve anadilinden almaktadır. Bugün görüyoruz ki Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü, KOMELEYA ARSÎSA’ ya 450 bin TL ceza kesmiştir. Bu durum bu şehrin yöneticileri için büyük bir utançtır. Biz Wan Dil Ağı, sivil ve demokratik kurumlar olarak özellikle ARSÎSA’nın çalışmaları ve diğer Kürt dili ve kültürü kurumlarına kesilen cezayı kınıyoruz. Bu karar sadece kurumlara karşı değildir; bu karar bir dile karşıdır.
Kürt dili Kürtlerin kırmızı çizgisidir
Bu cezanın kurumların Kürtçe isimleri üzerinden verildiğini biliyoruz. ARSÎSA, Erdîş’te açık ve meşru bir şekilde Kürt dili üzerine çalışmalar yürütmektedir. Amacı, çocukların, gençlerin ve ailelerin kendi dilleriyle bağını güçlendirmektir. Ancak ağır ve haksız bir cezayla bu çalışmalar engellenmektedir. Dernek ve vakıf adı altında yüzlerce cemaat ve tarikat kurs açmaktadır. Ancak ceza sadece Kürt kurumlarına verilmektedir. Bu da Kürt diline karşı büyük bir ayrımcılığın olduğunu göstermektedir. Kürt diline yönelik tahammülsüzlük, barış ve demokratik toplum süreci için büyük bir engeldir. Kürt dili Kürtlerin kırmızı çizgisidir ve bu çizgiden geri adım atılmayacaktır. Açıkça söylüyoruz, Kürt dili suç değildir. Anadil eğitimi suç değildir. Dil ve kültür üzerine çalışan kurumlar suçlu değildir”
‘Kürt dilinin statüsü tanınmalıdır’
Kürtçe öğrenmenin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini aktaran Babat, “Wan Dil Ağı ve sivil-demokratik kurumlar olarak bu vesileyle dilin durumu ve anadil eğitimi hakkında birkaç söz daha söylemek istiyoruz. Kürt dilinin statüsü tanınmalıdır ve bu statü anayasal güvence altına alınmalıdır. Kürtçe öğreniminin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Kürt dili kurumları üzerindeki baskı ve engeller kaldırılmalı, devlet yetkilileri bu kurumları desteklemelidir. Devlet, sürecin ruhuna uygun olarak anadilinde eğitim için adım atmalıdır. Biliyoruz ki barış dil ile başlar. Eğitim, okul öncesinden üniversiteye kadar anadilde olmalıdır. Bu talepler temel hak talepleridir. Devlet bu talepleri yerine getirmekle sorumludur” dedi.
Kaynak: MA









