DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, İran merkezli son gelişmelerin dünya sisteminde köklü değişimlere işaret ettiğini belirterek, ulus-devlet yapılarının zayıfladığı bir süreçte Abdullah Öcalan’ın ‘demokratik entegrasyon’ yaklaşımının daha fazla karşılık bulabileceğini söyledi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Cengiz Çandar, İran’a yönelik saldırı sonrası ortaya çıkan tabloyu değerlendirerek, dünya sisteminin artık eski dengelerle açıklanamayacağını ifade etti. Bölgedeki gelişmelerin ulus-devlet modelini güçlendirmekten ziyade aşındırdığına dikkat çeken Çandar, yeni dönemde farklı yönetim ve entegrasyon modellerinin öne çıkabileceğini vurguladı.
Mezopotamya Haber Ajansı’ndan (MA) Ömer Güngör’ün sorularını yanıtlayan Çandar, Suriye ve Irak’ın artık geçmişteki devlet yapılarıyla kıyaslanamayacağını belirterek, İran’ın da ağır darbe aldığını ve geleceğine dair öngörülerin belirsiz olduğunu dile getirdi. Bu tablo karşısında ulus-devletlerin güçleneceği yönündeki görüşlerin iddialı olduğunu söyleyen Çandar, yerel yapıların güçlenmesine dayalı modellerin daha gerçekçi hale geldiğini kaydetti.
Abdullah Öcalan’ın uzun süredir dile getirdiği “demokratik konfederalizm” ve “demokratik entegrasyon” yaklaşımlarına işaret eden Cengiz Çandar, mevcut gelişmelerin bu perspektifle daha uyumlu bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.
Kürtler olmadan olmuyor
Bölgedeki güç dengelerinde Kürtlerin rolüne de değinen Çandar, artık hiçbir siyasi denklemde Kürtlerin dışarıda bırakılmasının mümkün olmadığını söyledi. İran’da da Kürtlerin yer almadığı bir muhalefet hareketinin başarı şansının zayıf olduğunu belirten Cengiz Çandar, benzer durumun Suriye’de de yaşandığını hatırlattı.
Suriye’de iç savaşın ilk yıllarında Kürtlerin uluslararası çözüm süreçlerinin dışında tutulduğunu ancak gelinen noktada yeni yönetim arayışlarının Kürtlerle birlikte şekillendiğini ifade eden Çandar, ülkede devam eden entegrasyon sürecinin bunu açıkça gösterdiğini dile getirdi.
Cengiz Çandar, İran muhalefeti içinde de benzer bir zorunluluğun ortaya çıktığını belirtti:
“İran’da da herhangi bir muhalif toplantı girişimi Kürtleri ve Kürtler derken de özel olarak PJAK’ı dışarıda bırakarak mümkün değil. Londra’da bu girişimin PJAK’sız olamayacağı ve bunun ne kadar muhalefete zaaf getireceği görününce PJAK davet edildi. Neden Londra sorusu ise; eğer Paris’te olsaydı niye Paris’te diye soracaktınız veya Washington’da olsa niye Washington’da oluyor diyecektiniz? Bunun sonu yok, önemli olan bundan bir şey çıkıp çıkmayacağı.”
HABER MERKEZİ









