Danıştay tarafından ‘kamu yararına aykırı’ gerekçesiyle onay verilmeyen projenin revize edilerek tekrar hazırlanmasına tepki gösteren ekolojist Koray Türkay, ‘Bu proje Çeşme’nin bütün dengesini alt üst edecek. Ekosistemini ortadan kaldıracak ve altyapısını çok zorlayacak’ dedi
İzmir’de bulunan Çeşme Yarımadası’nın yüzde 75’ini kapsayan arazinin imara açılmasını hedefleyen Çeşme Turizm Projesi yeniden gündemde. Danıştay, 2024’de “kamu yararına aykırı” gerekçesiyle projeye onay vermedi. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kabul edilmesi için projeyi yeniden ele aldığı ve revize ettiği belirtiliyor. AKP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyüp Kadir İnan da Mart ayı içerisinde yaptığı açıklamada, yeni hazırlanan proje süreciyle ilgili muhalefete “destek” çağrısında bulundu.
Ekolojistler ve bölge sakinleri, projenin hayata geçmesi halinde Çeşme’nin su kaynakları ve altyapısının yetersiz kalacağını belirtiyor. Ayrıca projenin hayata geçirileceği arazilerin doğal sit alanı, ormanlık alan ve tarım arazisi olması nedeniyle ekolojik bir yıkımın oluşacağı uyarısı yapılıyor.
‘Çeşme’nin bütün dengesini alt üst edecek’

Çeşme Ekoloji Platformu’ndan Koray Türkay, projenin 20 milyon 500 bin metrekare ve 4 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kapsadığını belirtti. Projeyi ‘Kanal İstanbul’a benzeten Koray Türkay, “Bu proje Çeşme’nin bütün dengesini alt üst edecek. Ekosistemini ortadan kaldıracak ve altyapısını çok zorlayacak. Çeşme’nin en büyük özelliği denizinin temiz olması. Ama bu denizin temizliği böyle giderse ortadan kalkacak. Turizm ölecek, tarım arazileri ortadan kalkacak. İçine girdiğimiz süreçte de gıda krizinin ortaya çıkartmış olduğu ciddi sorunlar var. Bu gıda krizi çok yakın zamanda daha büyük bir şekilde karşımıza çıkacak” şeklinde konuştu.
‘Sadece Çeşme’yi değil, tüm Türkiye’yi ilgilendiriyor’
Proje kapsamında büyük tesislerin düşünüldüğünü ve bu bunun doğa alanlarına zarar vereceğini söyleyen Koray Türkay, “Hem Çeşmeliler, hem İzmir halkı hem de ekoloji örgütleri topyekûn karşı çıkıyor. Çeşme Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk başta projenin onaylandığını biliyoruz. Ama güçlü tepkilerden sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi de karşı çıktı” dedi.
Büyükşehir belediyesinin yeni yönetiminin projeye yakın durduğunu ve iktidarın da bu durumdan cesaret aldığını kaydeden Koray Türkay, “Bunun Çeşme için hiç de iyi olmayacağını, Çeşme’nin bütün dokusunu bozacağını, altyapısını zorlayacağını ve doğal alanları ve yaşam alanlarını ortadan kaldıracağını dile getiriyoruz. Bu konuda mücadele büyüyor. Çeşme’de ekoloji örgütleri, Çeşme Ekoloji Platformu ve bunun gibi birçok yapı hem hukuki hem de kamuoyu yaratma anlamında bu projeye karşı mücadelesini yürütüyor. Bu sadece Çeşme’yi ilgilendiren bir proje değil, tüm Türkiye’yi ilgilendiriyor” şeklinde konuştu.
‘Urla’ya kadar giden bir proje bu’
İstanbul’da yaşanan benzer bir durumun İzmir’de de ortaya çıkabileceği uyarısında bulunan Koray Türkay, “Bu proje Çeşme’nin ve İzmir’in ölüm fermanıdır. Urla’ya kadar giden bir proje bu. 20 milyon 500 bin metrekarelik bir alanı ortadan kaldıracak bir proje” dedi.
Koray Türkay, Çeşme’nin nüfusunun yaz aylarında 1,5 milyona ulaştığına işaret ederek, bu sayının 2-3 katına çıkarılmaya çalışılmasının doğa, deniz ve demografik yapının bozulmasına sebebiyet vereceğini belirtti. Koray Türkay, şunları kaydetti:
“1’inci derece sit alanı var. 2’nci derece var. 3’üncü derece var. Bu alanlar koruma alanıdır. Aynı zamanda tarım arazileri ve su tutan havzalardır. iktidar ve iktidarın ardındaki sermaye grupları buradaki sit alanlarını tek bir kararnameyle ortadan kaldırarak, istediklerini yapabiliyor. Burada ‘elit projelerin’ olduğu, 5 yıldızlı otellerin ve golf alanlarının olduğu bir projeden bahsediyoruz. Yani buraya normal vatandaşın girmesi, kullanması gibi bir durum söz konusu değil. Deniz alanlarının kullanımı da halka kapatılacak. Dolayısıyla Çeşme halkının kullanımı veya kamu yararı çerçevesinde herhangi bir proje söz konusu değil. Tam olarak bir rant ve sermayenin kar elde etmek üzerine planladığı bir proje.”
Kaynak: MA









