Şemrex’te ekolojik tahribatı sürdüren Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır, 3 yeni tesis kuruyor, yurttaşlar bölgenin yok olma tehlikesi altında olduğunu belirtirken, Ziraat Mühendisleri Odası Eşbaşkanı bir an önce toprak ve su analizi yapılması gerektiğini söyledi
Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağ) ilçesinde Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır A.Ş.’nin neden olduğu eko kırım her geçen gün büyüyor. Bölgedeki fosfat yataklarının 1950’lerde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) tespitiyle başlayan endüstriyel süreç, 2011 yılında özelleştirme yoluyla Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır A.Ş.’ye devredildi. Kırsal Têznê Mahallesi’nde bulunan özel Endüstri Bölgesi içinde 3 yeni tesis kurulması için çalışmalar başlatıldı. Yüksek saflıkta kobalt tuzları, çinko sülfat monohidrat ve üretim tesislerinden oluşan bu 3 yeni tesisin bedeli ise 450 milyon TL olarak açıklandı.
Mêrdîn Ekoloji Derneği’nin hazırladığı rapora göre, bölgede yeraltı su seviyesi son 5 yıl içinde yüzde 60 oranında azaldı. 2014’te 69 metre olan su seviyesi, 2019’da 27,57 metreye kadar geriledi. Bu düşüşün temel nedeninin endüstriyel su kullanımı olduğuna dikkat çekilen raporda, planlanan yeni tesislerle birlikte saatte 356 metreküp ek su tüketimi öngörülüyor.
Projeye tepkili bölge halkı, tesislerin yıllardan bu yana süre gelen eko-kırım ve coğrafyanın sistematik yıkımının yeni bir halkası olduğunu belirtti.11 Nisan’daki protesto eyleminde, siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin de katılımıyla kırsal Têznê Mahallesi’nin meydanından Eti Bakır’ın tesisine yürüyüş düzenlendi. Eyleme katılan yurttaşlar, değerlendirmelerde bulundu.
‘Bu tesiste hiçbir kazancımız yok’
İbrahim Demir, Têznê’den geçen yolun 2011 yılından bu yana Eti Bakır’ın tesisinden kaynaklı kapalı olduğunu belirterek, “Köylülerin bu yoldan geçmesine izin vermiyorlar. Bu tesiste hiçbir kazancımız yok. Her ağaç onlarca insan için bir oksijen kaynağı. Ancak ağaçlarımız bu tesis yüzünden kuruyor. Yıllardır bağlarımızda bir salkım üzüm yeşermedi. Bahçemizi kuruttular. Cengiz Holding zaten yeterli kadar zengin, kazancını arttırmak için şimdi bu tesisi büyütmek istiyor. Bunu yapmasın” diye belirtti.
‘Topraklarımızı canımız pahasına koruyacağız’
Zehir solduklarını söyleyen Salahattin Çelik, “Bu zehir varken 3 yeni tesis kurulmasını kabul etmiyoruz. Zehir yayıyorlar. Sularımız kurudu, hayvancılık öldü. Bizi buradan sürmeye çalışıyorlar ancak topraklarımızı canımız pahasına koruyacağız” dedi.
‘Köyümüz yok olmaya doğru gidiyor’
Tesis nedeniyle mahalle sakinlerinin yaşam alanlarının tamamen ortadan kalktığını belirten Müslüm Dilan, şöyle devam etti:
“Köyümüz yok olmaya doğru gidiyor. Koku nedeniyle dışarı çıkamıyoruz, yolumuz kapalı, sularımız kuruyor. Burada yaşamak oldukça zorlaştı. Mahalleyi boşaltmamızı istiyorlar. Buna karşı sonuna kadar direneceğiz. Bu tesisi istemiyoruz. Tesisten önce köyümüz çok güzeldi.”
‘Hayvancılığı bitirdi’
Mahalle halkının muhatap dahi alınmadığını söyleyen Eshat Bulut, yeni tesislere karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini kaydetti. Mahallenin temel geçim kaynağının tarım ve hayvancılık olduğunu vurgulayan Serhat Tan, şunları belirtti:
“Hayvancılık bitirildi. Mahallede bir barajımız vardı. Orada insanlar balık tutuyordu eskiden. Şimdi tesisten çıkan sular nedeniyle balık kalmadı. Tesisin kanalizasyonu da baraja akıtılıyor. Bu zehir. Bu fabrikanın köyümüzden kaldırılmasını istiyoruz.”
Têznê Mahallesi’nin Muhtarı Mehmet Selim İnan, yollarının kapalı olmasına tepki göstererek, “Kimse tarlasına gidemiyor. Hayvancılık bu nedenle bitme noktasında. Bu yolun açılması için 10 yıldan fazladır mücadele ediyoruz ancak bir gelişme yok. Sorun sadece yol değil. Yer altı sularımız bitirildi” ifadelerini kullandı.
‘Gıda güvenliği tehdit altında’
Ziraat Mühendisleri Odası Eşbaşkanı Fatma Irmak, tesis nedeniyle tarımsal üretim ve toprakta verimin düştüğüne dikkati çekerek, “Toprakta ağır metal birimi bitkilerde yanma ve kurumu oluşturuyor. Hayvanlarda da verim düşüşü ve hastalıklar her geçen gün artmakta. Bu sadece üretici ile ilgili bir sorun değil, gıda güvenliğine dönük geniş kapsamlı bir tehdit demektir. Tesisin hayvancılık ve tarımı talan ettiği gözler önünde. Yeni tesisler ile bu talan katlanacak. Bunun önüne geçmek gerekiyor. Bölge için acil toprak ve su analizi programı başlatılmalı. Bu göremezden gelinemez. Halk sağlığının korunması için elimizden geleni yapacağız” diye belirtti.
‘Toprak zehirleniyor’
Mêrdîn Ekoloji Derneği Yöneticisi Felemez Öner, Cengiz Holding’in Şemrex’te 2011 yılından bu yana süren ekolojik tahribatının ciddi boyutlara ulaştığını kaydederek, “Hastalıklar artmakta, kanser iddiaları yükselmekte. Toprak zehirleniyor. Bu günden sonra bir an olsun durmayacağız. Doğamıza karşı girişilen bu savaşa karşı duracağız. Herkes elinden geldiğince bu mücadeleye destek olmalı. Siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri bu mücadeleye omuz vermeli” çağrısında bulundu.
Haber: Emrullah Acar-Haşim Abak \ MA









