• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
22 Nisan 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

‘Öcalan’ın statüsü netleşmeli’

18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:25
Kategori: Güncel, Manşet

Sürecin gecikmemesinin herkesin hayrına olduğunu belirten İmralı Heyeti üyesi Faik Özgür Erol, güncel meselenin demokratik çözüm iradesini ortaya koyan Abdullah Öcalan’ın yaşam ve çalışır koşulları ile statüsünün netleştirilmesi olduğunu söyledi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti, en son 27 Mart’ta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirdi. Heyet görüşme sonrası yaptığı açıklamada, sürecin önemli bir eşiğe geldiğini, çözümün müzakere, demokratik irade ve tarihsel sorumluluk temelinde ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç olduğunu belirtti. İmralı Heyeti’nde yer alan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Faik Özgür Erol, son görüşmede ele alınan başlıklar ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde gelinen son gelişmelere ilişkin MA’dan Selman Güzelyüz ve  Ömer Güngör’e konuştu.

‘Önemli eşik’ vurgusu

Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşmeden sonra yapılan “önemli eşik” ifadesine açıklık getiren Faik Özgür Erol, “Eşik açısından geçiş aşaması daha belirleyici bir vurgu olabilir. Yaklaşık 15 ayı bulan bir süreç oldu. 15 ay içerisinde dünyadaki diğer deneyimlere nazaran son derece hızlı gelişmeler ve hızlı adımlar atıldı. Tabii ki bu adımların atılmasında Sayın Öcalan’ın gösterdiği irade ve kararlılık, almış olduğu kararlar ve onların uygulanma hızı ve gücü oldukça belirleyici oldu. Fakat sürecin devamlılığı, ilk baştaki bu hızlılık, bu adımların yerine getirilme aşaması beraberinde tabii ki bir beklenti halini de yarattı. Dolayısıyla 15 aylık sürecin sonunda geldiğimiz aşama bu hukuksal ve siyasi adımların artık hayata geçme gerekliliğini ortaya koyuyor. 15 ay bu açıdan yeterli bir süredir” diye konuştu.

‘Süreç güvenle yürütülmeli’

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yasal adımlar için “hızlanma” vurgusuna dikkat çeken Faik Özgür Erol, “Sürecin son üç ayında iki ciddi savaş pratiğiyle yüz yüze gelindi. Hem Suriye’deki savaş hem Rojava’ya dönük saldırı hem de sonrasında İran’a dönük müdahale. Bunlar karşısında muhtemelen biraz bu olayların yarattığı artık tedirginlik mi diyelim yoksa siyasi güvence arayışı mı diyelim kimi beklentili ruh halleri, beklemeye alma durumları doğmuş olabilir bazı kesimlerde. Fakat sürecin bundan bir yıl önceki kadar güvencesiz olduğunu düşünmüyorum. Artık daha sağlam temellere oturmuş olması gerekiyor. Hegemonik bir çizgi, var olan statükoyu son derece değiştirecek sarsıcı hamleler geliştiriyor. Buna karşı statükoyu korumaya çalışan uluslararası ve bölgesel güçler var. Hemen hepsinin ortasında, üzerine pek çok plan kurulan, üzerine çokça konuşulan, çok geniş bir demografyaya sahip bir Kürt gerçekliği var. Dolayısıyla bütün bu planlar ve stratejilerin ortasında, buradaki barış sürecinin sarsılmadan ve güvenle yürüyebilmesi için etkili adımların ortaya çıkması gerekiyor” dedi.

Abdullah Öcalan’ın pozisyonu

Abdullah Öcalan’ın statüsüne dair ise Faik Özgür Erol, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Öcalan bu sürecin temel muhatabıdır. Yaklaşık 15 aylık bu süreçte almış olduğu kararlar ve yapmış olduğu deklarasyonlar ile ortaya koyduğu iradenin bugüne kadar oldukça istikrarlı ve ciddi bir biçimde arkasında durduğunu bütün kamuoyuna göstermiştir. Özellikle Türklerin ve Kürtlerin tarihsel birlikteliği adına ne kadar etkili söylemler ve pratikler geliştirdiği ortadadır. Hatta bunu ‘Kuşun bir kanadını yapmak’ olarak tarifleyenler de oldu. Şimdi kuşun bir kanadını yapan bir kişi için halen 10-20 yıl öncenin ya da 30 yıl öncenin söylem kalıplarıyla yaklaşarak, ‘ama işte şu da vardı’, ‘ama işte şöyleydi’, ‘ama işte toplumsal bakış açıları şöyleydi’ gibi söylemlerle onun rolünü perdelemeye çalışmak çok doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü burada demokratik çözüm çizgisini temsil eden ve onun iradesini ortaya koyan Sayın Öcalan ise o zaman onun pozisyonunun netleştirilmesi, en azından demokratik çözüm çizgisinin pozisyonunun ve statüsünün netleştirilmesi anlamına gelir.”

Atılması gereken adımlar

Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınması için atılması gereken adımlara dair konuşan Faik Özgür Erol, “Bu aşamada en önemli ve en güncel olan mesele, bu derece kararlılıkla kendisini ortaya koyabilmiş bir Öcalan gerçekliğinin çalışma ve yaşam koşullarının düzenlenmesi gerekiyor. Yani onun bu süreci daha etkili biçimde sürdürebilmesi, kendisini hem Türkiye hem Türk ve Kürt hem de tüm Ortadoğu halklarına doğru biçimde hitap edebilmesi, ifade edebilmesi açısından özgür çalışma ve erişim koşullarının ortaya çıkması gerekiyor. Bu durumun değişmesi, şu aşamada belki de ilk planda olması gerekendir. Sürecin toplumsallaşması açısından önemli bir ayaktır. Yani süreci yürüten, devlet tarafında Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Bahçeli, diğer tarafta da Sayın Öcalan’dır. Bir taraf bu kadar etkili hitap edebilme, kendini etkili bir şekilde ortaya koyabilme olanaklarına sahipken, diğer tarafta Sayın Öcalan’ın halen bu kadar sınırlı şartlarda bırakılması hakkaniyete de uygun değil” diye belirtti.

Cumhuriyetin üçüncü aşaması

“Demokratik entegrasyon” ve “Demokratik Cumhuriyet” kavramlarına dair konuşan Faik Özgür Erol, “Sayın Öcalan cumhuriyeti üç döneme ayırarak ifade ediyor. Şimdi cumhuriyetin üçüncü aşaması, yani Kürtlerin de cumhuriyete, hukuka ve siyasete katılımı gerçekleştiği takdirde demokratik cumhuriyetin ayakları oturmuş ve önü açılmış olabilecek. Yani cumhuriyet, idari bir sistem, bir yönetim sistemi olarak birlikte yaşama uygun bir sistemdir. Dolayısıyla cumhuriyet rejimiyle de, sistemiyle de herhangi bir sorun söz konusu olamaz. Böylesi bir irade, birlikte yaşama iradesi bir kez ortaya konmuştur; tıpkı 1920’de konduğu gibi. Daha sonrasında o şartların neden değiştiğini, 1923’ten, 24’ten sonra o değişimin neden gerçekleştiğini aslında biliyoruz. Orada bir inkar süreci ortaya çıktı, bir inkar durumu gerçekleşti. Fakat bu sadece Kürtlere dönük gerçekleşen bir durum da değildi. Sayın Öcalan bunu cumhuriyeti üç döneme ayırarak ifade ediyor. Cumhuriyetin kuruluşunu, daha çok laik ve aynı zamanda otoriter özellikler taşıyan bir cumhuriyet dönemi olarak isimlendiriyor. Kuruluştaki bu cumhuriyet yapısının hem Kürtleri hem de o coğrafyada geçmişten beri var olan İslami ve muhafazakar kesimlerin dışladığına vurgu yapıyor. Daha sonraki dönemde özellikle 1990’lar ve 2000’lerle birlikte Refah Partisi, Saadet Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi çizgilerinde ortaya çıktığı üzere, İslami ve muhafazakar kesimlerin cumhuriyete katılımı belli ölçüde gerçekleşti.  Fakat ayağın biri, daha doğrusu ayağın üçüncü kısmı eksik kaldığı için bu da gerçek bir demokratikleşmeye dönüşmedi. Cumhuriyetin ikinci aşaması da buydu. Şimdi cumhuriyetin üçüncü aşaması, yani Kürtlerin de cumhuriyete, hukuka ve siyasete katılımı gerçekleştiği takdirde, o zaman gerçekten demokratik bir cumhuriyetin ayaklarının oturmuş olacağını ve bunun önünün açılmış olabileceğini söyleyebiliriz” dedi.

 Demokratik toplum tezi

Abdullah Öcalan, Demokratik toplum tezine ilişkin konuşan Faik Özgür Erol şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Öcalan’ın uzun bir süreli yoğunlaşmasının ürünü. Bunu daha önce 2000’li yıllarda hatta 1999’dan beri de alabiliriz, çeşitli tezlerle, belki bazen farklı isimlerle, belki farklı kavram setleriyle de olsa ifade etmiştir. Demokratik toplum, toplumun, halkın ya da toplulukların, halkların kendi öz gelişimini ve özgür gelişimini esas alan bir yaklaşımı ifade eder. Bu, toplum olarak kendimizden yana düşündüğümüzde, kendimizin geliştirmemiz gereken süreçleri ifade eder. Bunun sosyal ve ekonomik boyutları vardır. Bunun kültürel boyutları vardır. Bunun yerel demokrasiye dayalı boyutları vardır. Bunun dile dayalı boyutları vardır. Demokratik toplum meselesinde Sayın Öcalan’ın önümüzdeki sürece dair tezleri bu anlamda aslında kapsamlıdır. Sayın Öcalan’ın da ifade ettiği haliyle yapılacak en önemli çalışmalardan birisi bu dil çalışmasıdır. Hem anadil eğitimini hem ana dilin sadeleştirilmesini, geliştirilmesini hazırlayacak, bunun altyapısını oluşturacak çok büyük sayılı bir çalışma gerçekleştirilebilir. Bunun bir benzeri sosyal ve ekonomik alanda da söz konusu. devletten beklenen esasen bunun yasal altyapısını oluşturmak ve toplumun, topluluğun kendisini hem sosyal hem ekonomik hem kültürel hem yerel demokrasi alanında geliştirmesinin önüne set kurmamasıdır. Ket vurmamasıdır. Beklenen esas olarak bundan ibarettir.”

 Yasal ve hukuki çerçeve

Bu sürecin de hukuki ve siyasi gereklilikleri olduğunu belirten Faik Özgür Erol,  “Belki ilk soruda bahsettiğiniz eşik meselesini kanaatimce şu anda yasal düzenleme oluşturuyor. Yani yasal düzenleme bugün pek çok sürecin önünün açılması açısından önemli bir aşamayı ifade ediyor. Bu yasal düzenlemenin çerçevesi, Meclis’teki komisyon raporu taslağında belli oranlarda çizilmişti. Ki burada da beklenti nedir? Bir kere bu yasanın özgün olması. Özgün olmasından kastımız daha çok şudur; Kürt sorunundan kaynaklı çatışma meselesinin hukuki sonuçlarını, idari, mali sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırmaya ehil, yetenekli bir yasa çerçevesinin olması gerekir. Özgünlükten kasıt biraz budur. Yine bütünlüklü bir yasa olması beklentisini de daha önce ifade etmişti Sayın Öcalan. Bizler de bunu çokça anlattık. O da yine aynı şekilde bu sorundan etkilenen tüm kesimleri kapsamaya yetecek bir yasa çalışması beklentisini ifade eder. Yasa, bu geçiş sürecinin zeminini oluşturacak bir yasadır. Dolayısıyla yasanın oluşturulması da, yasanın içeriğindeki teknik detaylar da, yasanın uygulanma süreci de bugün siyasi çevrelerde çokça tartışılan kimi kaygıları, kimi endişelerin tümünü kendi içinde çözebilecek bir kapasiteye sahiptir. Bizim hukuksal deneyimimiz de, siyasal deneyimimiz de bunları karşılamaya ve kapsamaya yeterlidir, yeteneklidir. Bu süreç, tıpkı komisyon raporunda belirtildiği gibi eşgüdümlü adımlarla yürüyebilir. Buna ehildir. Yasanın hazırlanması da yasanın çıkarılması da bu eşgüdümlülüğe bir engel oluşturmayacaktır. Bu sürecin gecikmemesi hepimizin hayrınadır. Başladığı gibi bitecek bir süreç gibi düşünmemeliyiz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Trump: Anlaşma olmazsa İran’ı bombalamaya devam edeceğiz

Sonraki Haber

Yerel Yönetimler Kadın Konferansı: Büyük bir inşa çalışması yürütmekle sorumluyuz

Sonraki Haber

Yerel Yönetimler Kadın Konferansı: Büyük bir inşa çalışması yürütmekle sorumluyuz

SON HABERLER

Gülistan Doku soruşturması: Eski İŞKUR Müdürü görevden alındı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

Kürt gazeteciler günü buluşması: 128 yıllık mirasın taşıyıcısıyız

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

İSİG: 13 yılda en az 852 çocuk yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

Gülistan Doku soruşturması: Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel için gözaltı kararı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

‘Kuyu tipi’ne karşı açlık grevine giren 3 tutsağın talepleri kabul edildi

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

İran’da bir kişi daha idam edildi: İdamlar bir yılda yüzde 68 arttı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

Yerel Yönetimler Konferansı: Komün ruhuyla demokratik toplumu örelim

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır