Brexit’in üzerinden 10 yıl geçerken İngiltere, Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden yakınlaştıracak bir yasa hazırlığında. Orta Doğu’daki savaş ve Donald Trump ile artan gerilim, bu yönelimi hızlandırıyor
Birleşik Krallık, Brexit referandumu üzerinden geçen on yılın ardından Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. İşçi Partisi lideri ve Başbakan Keir Starmer hükümeti, AB ile daha yakın uyumu hedefleyen yeni bir yasa tasarısını gündeme alıyor.
Bu adımın arkasında yalnızca ekonomik gerekçeler değil, aynı zamanda jeopolitik gelişmeler de bulunuyor. Orta Doğu’da İran ile bağlantılı olarak tırmanan savaş ve Washington ile yaşanan görüş ayrılıkları, Londra’nın stratejik yönelimini etkiliyor. Starmer’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile son dönemde yaşadığı gerilim, iki ülke ilişkilerinde soğumaya yol açtı.
AB ile ‘dinamik uyum’
İngiliz hükümeti, özellikle gıda standartları başta olmak üzere çeşitli alanlarda AB düzenlemeleriyle “dinamik uyum” sağlayacak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyor.
AFP’nin hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre söz konusu düzenleme, 13 Mayıs’ta Kral Charles III tarafından açıklanacak yasama programında yer alacak.
‘Daha güçlü Avrupa inşası’
Starmer, son günlerde AB ile yakınlaşma mesajlarını daha güçlü biçimde dile getiriyor. Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı görüşmenin ardından, “mevcut tehditler ve zorluklar karşısında daha güçlü bir Avrupa inşa etme” hedefiyle ilişkilerin sıkılaştırılması gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği hâlihazırda Birleşik Krallık’ın en büyük ticaret ortağı konumunda. Uluslararası Para Fonu’na göre ise Orta Doğu’daki savaşın gelişmiş ekonomiler arasında en fazla İngiltere’yi etkilemesi bekleniyor.
İran’a müdahaleyi reddetmişti
Öte yandan Starmer, Avrupa’daki diğer liderler gibi İran’a karşı askeri müdahaleye katılmayı reddetti. Bu tutum, Donald Trump’ın tepkisini çekerken, Londra yalnızca ABD güçlerinin İngiliz üslerini “sınırlı ve savunma amaçlı” kullanmasına izin verdi.
Uzmanlara göre, Trump yönetiminin öngörülemez politikaları Londra-Brüksel hattında yeni bir “ivme” yarattı.
AFP’nin haberine göre ticaret politikası uzmanı David Henig, Brexit sonrası bağımsız ticaret stratejisinin giderek zorlaştığını, buna karşılık AB ile işbirliğinin daha cazip hale geldiğini belirtiyor.
Ticari anlaşmalar gündemde
Hükümetin yaz aylarında parlamentoya sunmayı planladığı yasa, belirli alanlarda AB kurallarının hızlandırılmış prosedürlerle benimsenmesini mümkün kılacak. Bu kapsamda sağlık ve tarım kontrollerini azaltmayı hedefleyen ticaret anlaşmaları ile elektrik piyasasında işbirliği gibi başlıklar öne çıkıyor.
Ayrıca taraflar, gençlik hareketliliği programı ve ortak zirve hazırlıkları üzerinde çalışıyor. İngiltere’nin 2027’de Erasmus Programı’na yeniden katılması da planlar arasında yer alıyor.
Buna karşın Starmer, tek pazar ve serbest dolaşıma dönüş ihtimalini dışladı. Ülkede Brexit hâlâ tartışmalı bir konu olmayı sürdürürken, aşırı sağcı Reform UK lideri Nigel Farage söz konusu girişimi “referanduma ihanet” olarak nitelendirdi.
Son anketler ise Britanyalıların çoğunluğunun AB’den ayrılma kararından pişmanlık duyduğunu gösteriyor. Artan yaşam maliyeti baskısı ve savaşın ekonomik etkileri, kamuoyundaki bu eğilimi daha da güçlendirebilir.
DIŞ HABERLER









