Qers, Wan, Agirî ve Bedlîs’ten ekonomik nedenlerle Ankara’ya göç etmek zorunda kalan Kürt yurttaşlar, ‘Memleketimizde geçim imkanı olsa döneriz,’ diyerek dönüş özlemlerini dile getirdi
Kürdistan’da ekonomik sıkıntılar, siyasi baskılar ve köylerin yakılması gibi nedenlerle milyonlarca Kürt, Türkiye’nin metropol kentlerine göç etmek zorunda kaldı. Bu göç, dil, kültür ve coğrafyadan uzaklaşmaya yol açarken, hayatı da zorlaştırdı. Ankara’nın Altındağ ilçesindeki Hüseyin Gazi Mahallesi’nde yaşayan ve çoğunlukla Serhad bölgesinden gelen Kürtler, inşaat işçiliği, pazarcılık ve nakliye işleri yaparak geçimlerini sağlıyor.
‘Memlekette iş olsa burada ne işimiz vardı?’
Ankara’da yaşayan Kürt yurttaşlar Ajansa Welat’tan Mahmut Altıntaş’a konuştu. 2000’li yıllarda Agirî’den Ankara’ya göç eden İsa Kösedağ, 26 yıldır hamallık yaparak geçimini sağladığını belirterek, “Kürt olduğumuz için pazarlarda bile kabul edilmiyorduk, ayrımcılığa uğruyorduk. Memlekette iş olsaydı burada ne işimiz vardı? Geçim imkânı olursa mutlaka memleketimize döneriz” dedi.
‘Hasret kalbimizden çıkmıyor’
1979’da Bedlîs’ten göç eden Kenan Keskin ise dil ve kültür kaybına dikkat çekiyor:
“Köyde ana dilimizle konuşuyorduk. Burada çocuklarımız Kürtçe konuşamıyor. Dilimiz yasaklıydı. Kürtçe konuştuğumuz zaman ayrımcılığa maruz kalıyorduk. Sistem bizi metropollere zorluyor ve dilimizi unutturuyor. Yaşam da ölüm de memlekette güzel. Ama ekonomik imkân olmadığı için dönemiyoruz. Hasret kalbimizden çıkmıyor.”
‘Sistem bizi göçe zorluyor’
1988’de Qers’ten Ankara’ya gelen Cesim Özden de benzer zorlukları anlatıyor:
“Göç keyfi değil, zorunluluktu. Burada da dilimiz ve kültürümüz eridi. Çocuklarımız okullarda asimilasyona uğruyor. 30 yıldır metropoldeyiz, topraklarımız var ama iş yok. Sistem bizi göçe zorluyor. Memlekette tarım ve hayvancılıkla geçinebilirdik ama o imkânlar da ortadan kaldırıldı.”
Göç etmek zorunda kalan Kürt yurttaşlar, geçim şartları sağlanırsa memleketlerine dönmek istiyor.
HABER MERKEZİ









