3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü; baskı, tehdit, gözaltı ve tutuklama kıskancında karşılanırken, Türkiye’de 30 gazeteci tutsak, onlarca gazeteci hakkında açılan davalar sürüyor
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü, 17 Aralık 1986’da Kolombiya’nın başkenti Bogota’da, El Espectador gazetesinin bürosu önünde katledilen gazeteci Guillermo Cano Isaza’nın ölümünün ardından ilan edildi. UNESCO da 1997 yılından bu yana özellikle tehlike ve risk altında, yine kriz zamanlarında gazetecilik mesleğini sürdürenlere Guillermo Cano Dünya Basın Özgürlüğü Ödülü veriyor. Ödülün amacı ise dünyanın herhangi bir yerinde basın özgürlüğünün savunulmasının önemine yapılan vurgu.
Gazeteciler sadece devletlerin değil aynı zamanda devletlerin izin verdiği oluşumların hedefinde yer alıyor. Bu gerçeklik bugün de geçerliliğini koruyor. Topluma gerçekleri aktarmaya çalışan gazeteciler, devletlerin, holdinglerin, karanlık odakların hedefinde. Buna örnek son olarak Beyrut’ta yaşandı. Sivil, kadın, çocuk demeden yaptığı katliamlara bir yenisini ekleyen İsrail’in saldırısı sonucu 22 Nisan’da Lübnanlı gazeteci Emel Xalil, katledildi.
Türkiye’de de durum farklı değil
Türkiye’de de durum, gazetecilerin dünya genelinde yaşadığı baskılardan ve tehlikelerden farklı değil. Özellikle muhalif gazetecilerin yaşadığı baskılar, aynı zamanda 1982 yılında cunta rejiminin hazırladığı Anayasa’yı dahi açıkça ihlal eden bir hukuksuzluk gerçeği. Anayasa’nın 28. maddesinde yer alan “Basın hürdür, sansür edilemez” ilkesi açık biçimde çiğneniyor. Yine aynı maddede basın özgürlüğünün güvence altına alan ilkesi de şöyle: “Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.” Buna rağmen bugün Türkiye’deki hukuk tanımamazlık, bu kadar açık biçimde yürütülüyor.
Baskı ve cezada sınır yok
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü, AKP iktidarının basın üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırdığı bir dönemde kutlanıyor yine. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), 2024 Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre, Türkiye’nin 180 ülke arasında 158’inci sırada olduğu gerçekliği bugünkü tablonun hakikati, özeti. Gözaltı, tutuklama, ev hapsi, yayın yasakları, sansür, para cezaları ve lisans iptalleri gibi yöntemlerle gazeteciler, yayın organları, sindirilmeye çalışılıyor.
Tele 1 muhalif olduğu için bir el konuluyor, kayyım atanıyor ve ihaleyle satışa çıkarılıyor. Yine yolsuzluk ve rant haberleri yapan BirGün gazetesinin muhabiri İsmail Arı, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla 22 Mart’ta tutuklandı.
Baskı varsa Özgür Basın geleneği de var
Diğer bir yandan ise haklının ve hakikatin izinde yürüyen, mesleğin hakkını verme uğraşında olan gazeteciler, yayın kuruluşları, her tür baskının ve zorun uygulandığı böyle bir ortamda gerçeklerden taviz vermeyen habercilik anlayışında. Bu anlayışla yoğrulan Özgür Basın geleneğinin son 35 yılının da bir nevi öyküsü bu. Gözaltı, tutuklama, tehdit, suikasta rağmen, gelenek sürüyor. Hakikatin izindeki mirasın kalemi yerde bırakılmadı. Bugün de her tür baskıya rağmen bu gelenek, mirasından beslenerek yoluna devam ediyor.
Katledilen gazeteciler de yüzleşilmesi gereken konulardan
Özellikle 1990”lı yıllarda birçok gazeteci katledildi. Yoğunlukla Kürt gazetecilerin hedef alındığı bu katliamların tamamına yakını “faili meçhul” olarak bırakıldı. Gözaltında kaybedilenlerin akıbeti de yine adaletin karanlıkta bırakılması oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul açıklaması karşısında yüzleşilmesi gereken bir başka konu da katledilen gazetecilerle ilgili. Faili meçhul biçimde kayıtlara geçirilerek, üzeri kapatılan gazeteci katliamları için de adalet beklentisi var.
Cezaevlerinde tutsak gazeteci sayısı verilere göre, 30. Onlarcası hakkında da çeşitli davalar açılmış durumda. Tutuklu gazetecilerin isimleri şöyle:
Ahmet Uzan – Sabah Egeli Gazetesi Haber Müdürü
Ali Barış Kurt – Gazeteci
Ali Ünal – Zaman Gazetesi Köşe Yazarı
Alican Uludağ – DW Türkçe Muhabiri
Cihan Berk – Pir Haber Ajansı (PİRHA) Dêrsim Muhabiri
Devrim Ayık – Özgür Halk Dergisi
Elif Bayburt – Etkin Haber Ajansı (ETHA) Muhabiri
Emin Aydın – Aydın Denge Genel Yayın Yönetmeni
Erdal Süsem – Eylül Dergisi Editörü
Erol Zavar – Odak Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü
Gültekin Avcı – Bugün Gazetesi Köşe Yazarı
Hatice Duman – Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü
İsmail Arı – Birgün Gazetesi Muhabiri
Kadir Koç – Gazeteci
Mehmet Baransu – Gazeteci
Mehmet Yetim – Kulis TV Yayın Yönetmeni
Merdan Yanardağ – Gazeteci
Miktat Algül – Mezitli FM Genel Yayın Yönetmeni
Murat Çapan – Nokta Dergisi
Müslüm Koyun – Etkin Haber Ajansı (ETHA) Muhabiri
Mustafa Gök – Ekmek ve Adalet Dergisi Ankara Temsilcisi
Nadiye Gürbüz – Etkin Haber Ajansı (ETHA) Editörü
Osman Çelik – Samanyolu Haber Radyo Yayın Yönetmeni
Özden Kınık – TRT çalışanı
Pınar Gayıp – Etkin Haber Ajansı (ETHA) Editörü
Recai Morkoç – Cihan Haber Ajansı Antalya Bölge Bürosu Editörü
Sami Tunca – Mücadele Birliği Dergisi Yazı İşleri Müdürü
Semih Elitaş – Azadiya Welat Gazetesi çalışanı
Zihni Çakır – Gazeteci
Ziya Ataman – Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri
Kaynak: MA









