Üç yaşındaki Hifa İkra Şengüler’i istismar ettiği için yargılanan Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler’ün davası, anne Fatmanur Çelik’in ailesinin dinlenmesine karar verilerek ertelendi
Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından 3 yaşında cinsel saldırıya uğrayan ve annesi Fatmanur Çelik’le birlikte daha sonra şüpheli bir şekilde yaşamlarını yitirmiş halde bulunan Hifa İkra Şengüler’ün istismar edilmesine dair açılan davanın duruşması, İstanbul Anadolu Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
Duruşma öncesi adliye önünde bir araya gelen kadın örgütleri basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Beyza Bölükbaşı, Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölüme sürüklenmesinin telafisi mümkün olmayan bir ihmal olduğunu belirterek, “Fatmanur’un ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’ demesi de tam olarak bu yüzdendir! Bu sözler bir sadece bir uyarı değil aynı zamanda bir tanıklıktı. Devletin, yargının, kurumların kendisini koruyamayacağını bilen bir kadının tanıklığı” dedi.
Bugün hesap vermesi gerekenin sadece istismar faili Ayhan Şengüler’in olmadığını ifade eden Beyza Bölükbaşı, “Bu ölümleri mümkün kılan kurumsal sorumsuzluktur, bakanlık ihmalidir, devlet suskunluğudur. Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümü şüpheli bir ölümdür tıpkı başka birçok kadın ve çocuk ölümü gibi. Biz henüz daha deliller toplanmadan, alelacele ‘intihar’ olarak nitelendirilen onlarca ölümün cinayet olduğunu, mücadelemizle ortaya çıkarmış kadınların ülkesindeyiz. Fatmanur ve Hifa İkra’nın ölümünün de hesabını sormaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
İstismar faili Ayhan Şengüler’in “derhal” tutuklanıp en ağır cezaya çarptırılması gerektiğini vurgulayan Beyza Bölükbaşı, “Bu mahkeme salonundan çıkacak karar, cezasızlığa değil adalete kapı aralamak zorundadır. Öte yandan bu dava bugün kritik bir eşikte durmaktadır: Katılım tarafı kalmamış olan bu davanın takipsiz bırakılması kabul edilemez. Türkiye Barolar Birliği, ilgili barolar ve kadın örgütleri bu davada müdafi olarak yer almalıdır; bu hem bir hak hem de bir zorunluluktur. Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız” diye kaydetti. Açıklamanın ardından kadınlar, duruşmayı takip etmek üzere adliyeye geçti.
Yoğun güvenlik
Duruşma öncesi adliye içinde çok sayıda polis görevlendirilirken, mahkeme salonuna giden koridorlarda kurulan barikatlarla da girişler engellendi. Gazetecilerin alınmadığı duruşmada, İstanbul Barosu ile Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) üyesi avukatlar hazır bulundu. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, ilk olarak söz alan İstanbul Barosu avukatları, duruşmanın basına kapalı görülmesi kararının kaldırılmasını talep etti. Daha sonra söz alan iddia makamı, avukatların talebinin kabul edilmesini istedi ancak talep mahkeme tarafından reddedildi.
Duruşma öncesi bir önceki mahkeme başkanının sağlık raporu alması nedeniyle yerine geçici bir başkan görevlendirildi. Avukatlar, önceki mahkeme heyetinin tutumuna ilişkin eleştirilerde bulunarak, reddi hakim talebinde bulundu ve tüm heyetin dosyadan çekilmesini istedi. Mahkeme, bu talebi de reddetti.
Duruşma ertelendi
Tekrar söz alan iddia makamı, taleplerin kabulüne ve sanığın bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesi yönünde görüş bildirdi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti ise, reddi hakim talebini 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndererek, Fatmanur Çelik’in ailesinin bir sonraki duruşmada hazır bulunmasına karar vererek, duruşmayı 14 Ekim’e erteledi.
Kaynak: MA









