• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

Kürdistan’da ekolojik soykırım projeleri

Dêrsim'den Amed'e GES, JES, HES ve maden projeleriyle doğa yağmalanıyor, tarih yok ediliyor (1):

12 Mayıs 2026 Salı - 00:00
Kategori: Ekoloji, Manşet

Kürdistan’da adım adım yağmalanan doğa, yok edilen tarih:

  • Türkiye ve Kürdistan kentlerinde en az 68 JES ve 776 HES projesi bulunuyor. Birçoğu lisanssız olan GES projelerinin sayısı ise bilinmiyor
  • 2025 yılı itibariyle Kürdistan’ın 24 kenti ve 192 ilçesinde en az 2 bin 207 ÇED başvurusu yapılırken, bunlardan 625’i hakkında ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verildi
  • Mûş ve Çewlik’te fay hattı üzerine planlanan GES projesi Kürdistan’da ilk proje sayılıyor
  • 12 bin yıllık toplumsal hafıza olan Heskif baraj sularıyla yok edildi
  • Tarih, doğa, kültür, bioçeşitlilik, inanç alanları, meralar, tarım alanları, ormanlar, sular… Projelerle yok edilen sadece ‘doğa’ değil halkların yaşam alanları

Reyhan Hacıoğlu

Türkiye ve Kürdistan kentlerinde özellikle AKP döneminde yaşanan ekolojik yıkım ve tahribatın boyutu her geçen daha çok ağırlaşıyor.  Nerdeyse deşilmedik dağ, talan edilmedik ova, kirletilmedik su kalmazken, her gün yeni bir yıkım projesi için ruhsat veriliyor.

Doğasını koruyanlara yargı sopası

İhalelerin birçoğu yandaş kişi ve kurumlara giderken, buna karşı çıkan ekoloji hareketleri ise saldırıların hedefi oluyor. Doğalarına sahip çıkmak için direnen yurttaşlar da ya tutuklanıyor ya da haklarında dava açılıyor. Bunun son örneği tutuklanan Akbelen direnişçilerinden Esra Işık oldu.

Amaç halkı göçertmek

Türkiye’de yıllardır sermayeye peşkeş çekilen toprakları yok eden projeler, Kürdistan’da ise devlet politikasının “güvenlikçi” bir ayağı olarak yürütülüyor. Devletin 90’larda “köyü yak, suyu kurut” politikasından “mekânı dönüştür, eylemselliği önle” politikasına geçtiğini belirten ekoloji hareketlerine göre, bu durumun temel amaçlarından biri halkı göçertmek ve toplumsal hafızayı yok etmek.

Her yere proje

Bu amaçla 90’lı yıllardan itibaren Kürdistan’da yoğun bir şekilde baraj yapımına ağırlık verildi. Öyle ki baraj projeleri, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) 2007’de hazırladığı raporda doğrudan “güvenlik barajı” olarak tanımlandı. Projeler kapsamında sınır kentler (Şirnex, Colemêrg) hedef alınırken, sadece fiziki olarak doğa yok edilmedi, aynı zamanda toplumsal ve sosyolojik olarak mülksüzleştirme politikası uygulandı. Bugün de yapılan projelerin amacı bundan farklı değil. “Çözüm süreci” olarak kabul edilen 2013 -2015 yıllarında çatışmasızlığı fırsat bilen devlet, bir yandan her yere kalekol ve karakol yaparken, diğer yandan ise binlerce proje için izin verdi.

Son birkaç yılda sermayenin doğaya yönelik saldırıları ve işgali artmışken, bizler de Kürdistan özelinde yaşanan duruma mercek tuttuk.

En az 68 JES ve 732 HES

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Türkiye ve Kürdistan kentlerinde en az 68 Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesi ve 776 Hidroelektrik Santrali (HES) projesi bulunuyor.

Dicle’de 41, Fırat’ta 50 baraj

Dicle Nehri üzerinde Kralkızı Barajı, Dicle Barajı, Ilısu Barajı ve Cizre Barajı bulunurken bu durum çaylar üzerinde onlarcayı bulmakta. Dicle Nehri’nin kolları olan Batman Çayı’nda 2, Kulp Çayı’nda 4, Botan Çayı’nda 9, Bitlis Çayı’nda 2, Kezer Çayı’nda 1, Habur Çayı’nda 1, Hamam Çayı’nda 1, Hezil Çayı’nda 2, Hilal Deresi’nde 1, Zap Suyu’nda 7, Cemilkatlı Deresi 1, Nehil Çayı’nda 1 ve son dönemde adımı atılan en az 5 baraj olmak üzere toplam 41 tane inşa edilen veya inşaatı süren baraj söz konusu. Fırat Nehri ve kolları üzerindeki baraj sayısı ise 50. Toplamda inşaa edilen 91 barajla sular hapsedilmiş durumda.

Kürdistan’da ilk JES

Buna göre, doğal yaşam ve canlı hayatı üzerinde olumsuz etkileri olan JES projelerinin hemen hepsi Türkiye kentlerine yapılırken, özellikle hedef alınan Aydın ve Manisa’da bugün onlarca proje faaliyette. Kürdistan’da ise Mart ayında Muş Valiliği tarafından onay verilen, Muş’un Gimgim (Varto) ilçesi ile Çewlik’in ( Bingöl) Kanireş (Karlıova) ilçesine bağlı köylerde yapılacak olan JES projesi ilk sayılıyor. Bu proje “vasıflı” mera alanını kapsarken aynı zamanda Alevi ve Kürt yurttaşların köylerini de içine alıyor.

Her kentte HES işgali

HES projeleri ise Türkiye gibi neredeyse tüm Kürdistan kentlerine yayılmış durumda. Riha (Urfa), Amed, Xarpet (Elazığ), Çewlik (Bingöl), Mereş (Maraş), Mêrdîn, Erzorom, Sêrt (Siirt), Muş, Erzingan (Erzincan), Qers (Kars), Erdexan (Ardahan), Dîlok (Antep), Dêrsim, Wan, Colêmerg( Hakkâri), Mêletî (Malatya), Êlîh (Batman), Bêdlis (Bitlis), Îdir (Iğdır), Şirnex, Agirî (Ağrı) kentlerinde çok sayıda HES ve baraj projesi bulunuyor. Güncel DSİ verilerine göre, Türkiye ve Kürdistan’da 84 aktif HES ve baraj bulunuyor.

Mereş’te 39 HES, 86 elektrik santrali

Baraj ve HES projelerinin kent ağırlıklarına baktığımızda ise, Riha’da 3, Amed’de 8, Xarpet’te 8 HES projesi ile birlikte Keban, Cip, Kalecik, Alacakaya Esenlik barajları, (Planlama aşamasında olan 3 HES projesi, Dersim, Çewlik ve Xarpet üçgeninde bulunan Peri Vadisi’nde 9 adet baraj ve HES ve yine kent genelinde 18 elektrik santrali üretim yapmakta), Çewlik’te 6 tane aktif ve 9 tane de planlanan proje, Mereş’te 39 (Kentte HES projeleriyle birlikte toplam 86 elektrik santrali bulunuyor), Mêrdîn’de 2, Erzorom’da 30, Sêrt (Kurtalan ve Baykan ilçelerinde 4 HES projesi planlanırken, Eruh Barajı ve HES, Oran Barajı ve HES, Pervari ve Kezer HES gibi 5 santralden oluşan planlanan projeler bulunuyor.

Dêrsim’in dağına taşına proje

Yine Botan Çayı üzerinde kurulan Çetin HES ile Zarova Çayı’nda yapılması planlanan HES projeleri bulunuyor, Muş’ta 8 elektrik santrali ( En önemli projeler Alparslan-2 Barajı, Alparslan-1 Barajı ile HES’tir), Erzingan’da birçoğu HES projesi olan 24 elektrik santrali (Planlanan 7 HES projesi bulunuyor), Qers’ta 10’u HES olan 12 elektrik santrali, Erdexan’da 6 (Planlanan 3),  Dîlok’ta 3 HES ve 50 elektrik santrali bulunurken, kutsal sayılan doğası saldırı hedefinde olan Dêrsim’de ise Peri Çayı üzerinde 6 baraj ve 9 HES projesi ( Peri Vadisi, Munzur ve Pülümür çayları üzerinde, Keban, Seyrantepe, Uzunçayır, Tatar, Pembelik ve Mercan barajlar ve HES’ler bulunurken, en az 145 maden projesi işletilmek isteniyor) bulunuyor.

HES yetmedi GES projeleri

Wan’da 9 (20’si baraj ve HES, 18’i GES (Güneş Enerji Santrali), 2’si RES (Rüzgar Enerji Santrali) olmak üzere toplamda 20’den fazla enerji santrali projesi (planlanan ve işletmede olan) bulunuyor), Colêmerg’te 4 (Zap Suyu üzerinde 4 dâhil olmak üzere 6 HES), Mêletî’de 27 elektrik santrali (HES, GES vb.), Êlîh’te 2, Bêdli’te 3 HES ve ilçelerinde 9 GES(Güneş Enerjisi Santrali) ile 1 RES (Rüzgar Enerjisi Santrali), Îdir’de 3, Şirnex’te 3 HES ve 7 baraj, Agirî’de 7 adet elektrik santrali (Planlanan 2 HES) bulunuyor.

‘Lisanssız’ tehlike

Türkiye ve Kürdistan kentlerinde 2022 verilerine göre 600’ün üzerinde GES projesi bulunurken, birçoğu lisanssız olduğu için verilerin gerçeği tam yansıtmadığı ifade ediliyor. Ancak projelerin güneş enerjisine göre, Kürdistan’da Dîlok ve Riha başta olmak üzere, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yoğunlaştığı görülüyor.  Yine bu yıl itibariyle yaklaşık 700-1000 adet orta ölçekli sanayi tesisine yeni çatı GES kurulumu yapılması hedefleniyor.

Geri dönülmez zararlar

Hali hazırda birçok HES ve baraj projesi planlanırken, birçok proje için de başvurular mevcut. “Yenilenebilir enerji” iddiasıyla kurulan bu projeler kuruldukları bölgenin ekosistemi başta olmak üzere su kaynakları ve toplum sağlığı açısından son derece tehlikeli. En büyük etkileri arasında akarsuların kuruyup beton yığınına dönüşmesi, tarım arazilerinin su altında kalması, biyoçeşitliliğin yok olması ve bölge ikliminin değişmesi yer alıyor. Öte yandan bu projeler halkın yaşam alanlarına yakın inşa edildiğinden hem göçe hem de tarihi alanların zarar görmesine yol açıyor.

Şirketlere jest üstüne jest!

Rüzgâr ve güneş enerjisi için meralar, tarım arazileri, ormanlar ve yurttaşların tapulu tarım arazilerine “acele kamulaştırma” ile el konularak şirketlere peşkeş çekilirken, iktidarın açıkladığı “Yeni Teşvik Sistemi” 6 bölgeyi hedef alıyor. En büyük destekler ise 6. Bölge olarak belirlenen ve Kürdistan’da 15 kenti kapsayan alan. Öte yandan bu bölgede yapılacak çalışma için yapılacak teşvikler ise peşkeşin boyutunu gözler önüne seriyor. Buna göre; Gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi, gelir vergisi, sigorta primi , faiz desteği ve yatırım yeri tahsisi yer alıyor.

Adım adım hafızasızlık

HES, GES, RES, JES ve maden projeleri başta olmak üzere “güvenlik” gerekçesiyle yapılan kalekollar ormanların yanı sıra tarihi birçok alana da zarar veriyor.

En az 2 bin başvuru

2025 yılı itibariyle Kürdistan’ın 24 kenti ve 192 ilçesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre, 2 bin 207 Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusu yapıldı, 625’i hakkında “ÇED gerekli değildir” kararı verildi.

12 bin yıllık tarih yok oldu

Şimdiye kadar olan tahribatların en büyüğü, Ilısu Barajı projesiyle sular altına bırakılan 12 bin yıllık tarihi olan Heskîf (Hasankeyf) ile hafızanın yok edilmesi oldu. Yine bu proje kapsamında arkeolojik alanlar sular altında kaldı. Keban ve Atatürk Barajları kapsamında ise yüzlerce höyük su altında kaldı.

Kutsal alanlar saldırı altında

Silvan Barajı kapsamında Geliyê Godernê’ye verilen zararın yanı sıra Dêrsim’de de birçok tarihi, doğal ve kutsal sayılan mekan yok edildi.  Mevcut haliyle Kürdistan’da yapılan projelerle kültürel ve ekolojik bir soykırım yaşanıyor.

Talana devam mesajı

Mevcut projelerin yanı sıra geçtiğimiz yıl bütçe görüşmelerinde konuşan Tarım ve Orman Bakan İbrahim Yumaklı’nın kullandığı sözler doğa talanın daha da artacağının işaretini verdi. Yumaklı konuşmasında “2026 yılında 46 baraj, 6 gölet ve bent, 3 HES, 13 içme suyu tesisi, 35 sulama tesisi, 186 taşkın kontrol tesisi ve 1 atık su arıtma tesisi olmak üzere toplam 290 tesis ile 10 toplulaştırma projesini hizmete almayı planlıyoruz” demişti.

‘Mega’ bir yağma

Kürdistan’da son süreçte adı en çok duyulan ve en büyük projelerden sayılan Çanakyayla GES projesi örneğine bakıldığında dahi yaşanan ve yaşanacak tahribatları görmek mümkün. Bêdlis’in Elcewaz (Adilcevaz) ilçesine bağlı Çanakyayla Köyü’nde yapılacak projenin sahibi, eski AKP Bitlis milletvekili Vahit Kiler ve ailesine ait Kiler Holding bünyesindeki Kiler Tekstil Enerji Yatırımları A.Ş. Yaklaşık 127 hektarlık bir alanı kaplayacak olan projenin yatırım değerinin 2,247 milyar TL’yi aşacağı belirtiliyor.

Proje, Türkiye ve Kuzey Kürdistan ölçeğinde en büyük GES girişimlerinden biri olduğu belirtiliyor. Proje alanı “mera” vasfıyla tescillenmiş, hayvancılık faaliyetlerinin yoğun biçimde yürütüldüğü bir alan.

Kuş türleri yok olacak

Proje sahası aynı zamanda, Batmış Gölü ve bu gölü besleyen mevsimsel ve sürekli akışlı dere yatakları üzerinde. Batmış Gölü havzası bölgenin en önemli kuş üreme ve konaklama alanlarından biri olarak biliniyor. Bu durum ise canlı hayatında olduğu gibi doğaya da büyük zararlar verecek.

 

1 - 8
- +

1.

2.

3.

4.

5.

6.

7.

8.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 7 tutuklu Erzirom’a nakledildi

Sonraki Haber

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak 

Sonraki Haber

Organizasyon başarılı, yayınevleri memnun, Kürtçeye ilgi az

SON HABERLER

Pirsûs davasında mahkemeye tepki göstermişlerdi: İki kişiye ceza

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

15 Mayıs etkinlikleri sürüyor: Ulu Cami önünde dengbêj divanı kuruldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Paris’te 5’inci Kürt Kültür Festivali düzenleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Yanlış eve polis baskını: 15 yaşındaki çocuğa işkence yapıldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Dirbêsiyê’de halk esir ve şehit cenazelerinin teslimi için yürüdü

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

‘Casusluk’ davasında ara karar: Tutukluluk devam edecek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bir salgın şüphesi daha: 1700 kişi karantinaya alındı, 1 kişi öldü

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır