• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Dr. Hayri Hazargöl

Siyasi irade tanınacak mı?

13 Mayıs 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Dr. Hayri Hazargöl, Manşet, Yazarlar

Kürdün varlığı ve siyasi iradesi tanınmadan hangi çözümden ya da çözüm için ilerlemeden söz edilebilir. Türk devletinin çözüm niyeti varsa Kürt varlığının ve siyasi iradesinin tanınmasını ifade eden muhatap Kürt Halk Önderi’nin statüsünün tanınması gerekir

Dr. Hayri Hazargöl

Hareket Yönetimi, 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamada Kürt Halk Önderi’nin statüsünün belirlenmesinin olmazsa olmaz olduğunu vurguladı. Çünkü devletle İmralı arasında çözülmesi gereken birinci sorun budur. Bu adım atılmadan diğer adımların atılması da mümkün olmaz. Maksadının ne olduğunu tam bilemeyiz ama Devlet Bahçeli bunu gördüğünden statü sorununun çözülmesi gerektiğini söyledi.

Kürtlerin ‘önderimiz’ dediği Abdullah Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi konusu siyasi iradenin tanınması ile ilgilidir. Siyasi irade tanınacaksa bunun statüsünün belirlenmesi ve resmi muhatap alınması gerekir. Bu konu Kürdün varlığının tanınıp tanınmaması ile ilgilidir. Statü ve resmi muhataplık siyasi olarak tanınmazsa Kürt varlığı da tanınmamış olur. Statü belirlenir muhatap resmileşirse bu, Kürdün varlığını tanımak anlamına gelir. Bu açıdan statü konusu Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin anahtarıdır. Bu anahtarla 100 yıllık inkâr ve yok etme politikasının kilidi açılabilir.

Kürdün varlığı ve siyasi iradesi tanınmadan hangi çözümden ya da çözüm için ilerlemeden söz edilebilir. Türk devletinin çözüm niyeti varsa Kürt varlığının ve siyasi iradesinin tanınmasını ifade eden muhatap Kürt Halk Önderi’nin statüsünün tanınması gerekir. Bu tanınmadan gerçek anlamda sorunun önünü açacak nitelikte siyasi ve hukuki adımların atılması söz konusu olamaz. Muhataplık ve statü konusu çözülmeden bazı yasalar çıkarmak oyalama ya da özel savaş yöntemi olur. Bu açıdan statü konusu çok önemsenmeli; bunun gerçekleşmesi için herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Ancak böyle Barış ve Demokratik Toplum Süreci sahiplenilmiş olunur.

Kürt Özgürlük Hareketi açıklama yaptıktan sonra Devlet Bahçeli statünün belirlenmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımı DEM Parti doğru buldu. Zaten Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni destekleyenler bu söylenenleri olumsuz karşılamaz. Kuşkusuz önemli olan bu söylemlerin gereğinin yapılmasıdır.

Statünün gündemleşmesi ile birlikte süreç karşıtı çevreler kem küm etmeye başladı. Bunlar zaten açık Kürt düşmanlarıdır. Kürtlerle ilgili her şeye karşıdırlar. Tek dertleri Kürdün soykırıma uğratılmasıdır. Kürt düşmanlığını kapalı yapanlar da var. Statünün tartışıldığı bugünlerde iktidara yakın Türkiye Gazetesi Statü yok, diyerek Kürt düşmanlığını dışa vurmuştur. Doğru mu, yanlış mı bilemiyoruz. Bir AKP’li Statü yok hat var, demiş. Kürtlerin ‘önderim’ dediği Abdullah Öcalan için o bir mahkumdur, statüsü olmaz, demiş. Bunu diyen, statü yok ama İmralı ile Kandil arasında bir telefon hattının kurulmasından söz etmiş. İmralı ile Kandil arasında hat kurmak ne anlama geliyor? Bu, fiili muhataplık niye resmileştirilmiyor? İmralı-Kandil arasında telefon hattı kurularak hiçbir adım atılmış olmaz. Gelinen aşamada bunu ne İmralı ne de Kandil kabul eder.

Bizim duyduğumuza göre devlet ile Kandil temsilcileri arasında Kandil alanı dışında bir telefonlaşma var. Hatta ne kadar doğru bilemiyoruz; devlet yetkilileri ile Kandil temsilcileri Kandil dışında görüşmeler bile yapıyorlarmış. Statü ve resmi muhatap alınma konusu biçimsel bir konu değildir. Kürdün varlığını tanıma ve siyasi iradeyi tanıma ile ilgilidir. Yoksa şu telefon görüşmesi ya da bir yerlerde gizli görüşme sürecin özüne dokunmaz. Eğer bir statü ile sonuçlanmıyorsa bu tür şeyler oyalama ve oyun olarak değerlendirilir.

Devlet Bahçeli’nin belirttiği statü ile AKP’li bir yetkilinin statü yok hat var, demesi arasında dağlar kadar fark var. Devlet Bahçeli iktidar ortağıysa ve başından beri bu sürecin içindeyse AKP’linin belirttiklerine ne anlam verebiliriz? Tayyip Erdoğan mı bu AKP’liye sen böyle bir demeç ver, dedi? Bu AKP’li kendi başına Devlet Bahçeli’nin sözlerine böyle karşılık veremez. Herhalde başka bir konuda Devlet Bahçeli’nin sözlerine cevap verilmez dahası Devlet Bahçeli buna tepki gösterirdi. Acaba Devlet Bahçeli bu kişiyi Tayyip Erdoğan konuşturdu diye mi tepki vermiyor?

Eğer bir AKP’li statü konusuna böyle cevap vermişse; bu kişi AKP’nin kullandığı bir özel savaşçıdır. Zaten bu kişinin isminin verilmemesi de sürece karşı özel savaş yöntemleri mi uygulanıyor, sorusunu akla getiriyor.

Bu kadar ciddi bir konuya nasıl yaklaşıldığı uzun süre geçmeden anlaşılır. Çünkü Hareket Yönetimi adına yapılan açıklamada statü konusunun sürecin anahtarı olduğuna vurgu yapılmıştır. Sürecin ilerleyip ilerlemeyeceği bu konuda gösterilecek yaklaşımlara bağlı olduğu anlaşılmaktadır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Satılmadık yer, deşilmedik dağ kalmadı!

Sonraki Haber

Forumda ‘barışın hukuki zemini’ tartışıldı: Pozitif barış Kürt meselesinin çözümüdür

Sonraki Haber

Forumda ‘barışın hukuki zemini’ tartışıldı: Pozitif barış Kürt meselesinin çözümüdür

SON HABERLER

Yaşamı Kurdîleştirmek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Forumda ‘barışın hukuki zemini’ tartışıldı: Pozitif barış Kürt meselesinin çözümüdür

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Siyasi irade tanınacak mı?

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Satılmadık yer, deşilmedik dağ kalmadı!

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bahçeli’nin dediklerini Erdoğan dinliyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

‘Bakur’ belgeseli görüntü yönetmeni Koray Kesik’e hapis cezası

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nda Ma Music konseri

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır