Artık süreç istihbarat örgütünün ilişkilenmesi ve çalışmalarını aşmış bulunuyor. Ortada 100 yıllık bir siyasi sorun var. Böyle bir sorun istihbaratın girişimleriyle çözülemez. Silah bırakma da bir istihbarat örgütü konusu değildir. Yasa ve hukuk konusudur
Dr. Hayri Hazargöl
Kürt halkı ve demokrasi güçleri Kürt sorunu konusunda baş müzakereci olan Kürt Halk Önderi’nin statüsünün belli olması için meydanları doldurdu. Kürt halkı ve demokrasi güçleri bu konuda tutumunu açık ve net ortaya koydu. Halkın bu tutumuna rağmen AKP bu konuda adım atmazsa oyalama yapıldığı kuşkuları artacaktır.
Fiili olarak muhatap alınan Kürt Halk Önderi’nin bu muhataplığı neden resmileştirilmiyor? Bunu herkes sorguluyor. Hareket Yönetimi adına 5 Mayıs’ta yapılan açıklamada bu ifade ediliyordu. Herkesin sorguladığı bu konuda cevap verilmezse Tayyip Erdoğan ne söylerse söylesin inanılmayacaktır. Erdoğan’ın süreç yürüyor sözleri sadece bir yatıştırma olarak görülecektir. Nitekim böyle de görülüyor.
AKP iktidarı İmralı’daki cezaevine bir-iki oda ekleyerek sanki Kürt Halk Önderi’nin konumunda bir değişiklik yapıyormuş algısı yaratmaya çalıştı. Herhalde ‘umut hakkı’ konusunda Haziran’a kadar süre tanıyan Avrupa Bakanlar Komitesini böylece etkilemek istiyorlar. Hâlâ da siyasal ilişkilerini kullanarak Avrupa Birliği’nin tutum almasını engellemeye çalışıyorlar. Siyasi çıkara göre hareket eden Avrupa, yine tutarsız davranabilir. AKP’nin oyalama politikasına Avrupa da alet olabilir. Ancak ne Abdullah Öcalan, ne Kürt halkı, ne demokrasi güçleri, ne de Kürt Özgürlük Hareketi bu oyunları yutar! Nitekim İmralı’da bir-iki yeni oda istenmiyor. Statü de netleşmeden yeni bir cezaevine konulmak kabul edilmiyor.
Tayyip Erdoğan, istihbarat örgütümüz silah bırakmayı ivmelendirme çalışması yürütüyor, açıklaması yaptı. Artık süreç istihbarat örgütünün ilişkilenmesi ve çalışmalarını aşmış bulunuyor. Ortada 100 yıllık bir siyasi sorun var. Böyle bir sorun istihbaratın girişimleriyle çözülemez. Silah bırakma da bir istihbarat örgütü konusu değildir. Yasa ve hukuk konusudur. Yasa olmayacak, hukuk sisteminde değişiklik olmayacak ama silahlı olanların sorunu çözülecek! 54 yıla giren bir topluluk, yüz yıldır soykırım altına alınan bir halk, istihbarat örgütüyle sorunlarına çözüm bulunacağını düşünecek! Buna çocuklar bile inanmaz.
İstihbarat örgütü belki ilk ilişkilenmelerde bir rol oynamış olabilir. Ancak gelinen aşamada istihbarat örgütünün yapacağı bir şey yoktur. Erdoğan’ın belirttiği silah bırakmayı ivmelendiremez. Yasa ve hukuk dışında bu ivmelendirmeyi hiçbir şey sağlayamaz. Bunun da ilk adımı Kürt Halk Önderi’nin statüsünün sağlanmasıyla olur. Çünkü PKK kendisini fesih ederken bu süreci ancak Önderliğimiz yürütebilir ve sonuca götürebilir, demiştir. Bu yürütme de ancak statüsü belli olmuş muhatap tarafından yapılabilir.
Bu önderlik, daha önce havuzda su yok ama bana yüz deniyor, diyerek bulunduğu konumu izah etmişti.
Devlet Bahçeli önceki hafta statü sorunu çözülsün, barış ve siyasi koordinatörlük oluşturulsun, dedi. Devlet Bahçeli mevcut durumda bir ilerleme olmayacağını söylüyor ama Cumhurbaşkanı, istihbarat örgütü silah bırakmayı ivmelendirme çalışması yaptığını söylüyor. Bunlar bu süreç için artık konuşulmayacak ve söylenmeyecek şeylerdir.
İktidar, Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin ortaya koyduğu tutumu dikkate alacak mı? Yoksa bu durumu kulak arkası mı edecek? Eğer AKP iktidarı halkın bu tutumundan sonra statü konusunda açık ve net bir adım atmazsa bu süreç dondurulmuş demektir. Bu durumda bu hali aşmak ancak mücadeleyle olur; hem de şimdiye kadar yürütülen mücadeleyi katbekat aşan bir eylemlilikle olur. Anlaşılıyor ki, artık iktidar, karşısında güçlü bir mücadele görmezse süreci zamana yayan oyalama politikasını sürdürecektir.
Tayyip Erdoğan’ın en iyi bildiği şey her türlü değeri araçsallaştırmaktır. Tayyip Erdoğan’ın iktidarını sürdürme dışında ülke ve halk derdi olmadığı görülüyor. Dış siyasi dengeleri de sadece bunun için kullanmaktadır. Ancak bu defa araçsallaştırdığı konu kendi iktidarını da bir bütün olarak Türkiye’yi de batıracak bir konudur. Kürt sorunu böyle araçsallaştırılırsa Erdoğan sonunda bu sorun tarafından öyle bir çarpılır ki, neye uğradığını şaşırır! Kürtler üzerinde yürüttüğü uğursuz politikalarla iktidarını ayakta tutan AKP, sonunda Kürtlerin tarihsel, toplumsal ve siyasal gücü karşısında büyük kaybeder. İktidar hırsı bu gerçeği göremeyecek kadar basiretini bağlamıştır.









