Yukarı Mısır’da balıkçılıkla yaşamını sürdüren Sabra Khallaf, çocukluğunda kendi seçtiği mesleğine tutunduğunu, toplumsal yargılara ve zor koşullara rağmen Nil boyunca yolculuğunu sürdürdüğünü söyledi
Yukarı Mısır’da Nil kıyısında Sabra Khallaf, zamanın ve suyun yıprattığı ağını onararak geçimini sürdürüyor. Sabra Khallaf, elli yaşlarında bir kadın olarak yaşadığı toplumda alışılmadık bir yol seçerek balıkçılığı meslek ve yaşam biçimi haline getiriyor.
10 yaşında başladı
Sabra Khallaf, ailesinden herhangi bir yönlendirme ya da destek almadan 10 yaşında balıkçılığa başladığını söylüyor. Sabra Khallaf, ne annesi ne de babası bu işle uğraşan bir aileden gelmediğini, ancak küçük yaşlardan itibaren Nil’e duyduğu ilginin zamanla bir hobi olmaktan çıkıp 40 yıldır süren bir tutkuya dönüştüğünü ifade ediyor.
Mesleğini kendi kendine öğrendi
Sabra Khallaf, Nil’e bakan bir evde büyüdü ve hikayesinin de burada başladığını söylüyor. Sabra Khallaf, ilk başlarda başörtüsüyle balık tuttuğunu, ardından mesleği kendi kendine öğrendiğini ifade ediyor. Yıllar içinde kendi teknesini satın alarak her gün Nil’de çalışmaya başladığını kaydeden Sabra Khallaf, bu meslekte kalma nedeninin para değil, balıkçılığa duyduğu derin sevgi olduğunu söyleyerek, gelirinin çoğu zaman yalnızca geçim masraflarını karşıladığını dile getiriyor.
İlk olarak fıçıyla balık tuttu
İlk günlerinden bahseden Sabra Khallaf, “İlk günlerimi hatırladığımda, teknesiz olduğum zor zamanlar aklıma geliyor. O zamanlar suyun üzerinde ilerlemek için tahta bir fıçı kullanıyordum. Fıçı üzerinde yüzerdim. Sonra bir tekne edindim. Ama şimdi geçimimi sağladığım tekne harap durumda, sürekli tamir istiyor ve bakım masraflarını karşılamakta zorlanıyorum. Günüm genelde akşamları nehre inip ağlarımı kurarak başlıyor. Sabah olduğunda geri dönüp ağlarımı topluyorum ve az da olsa ne yakalarsam onunla yetiniyorum. Kış aylarında ise yıllarca suda çalışmanın da etkisiyle soğuk beni daha çok zorluyor; sağlığım bozulduğu için nehre çıkışlarım artık daha seyrek oluyor” diyor.
Kendi gücüne güveniyor
Mesleğin zorluklarına rağmen Sabra Khallaf, balıkçılığı “onur ve haysiyet” olarak gördüğünü söylüyor. Hiç kimseden dilenmediğini ve koşullar ne olursa olsun kendi gücüne güvenmeyi tercih ettiğini vurgulayan Sabra Khallaf, çatlamış ve yıpranmış parmaklarını göstererek, ellerindeki acının başkalarından yardım istemekten daha kolay olduğunu dile getiriyor.
Tüm zorluklarla yüzleşiyor
Sabra Khallaf, yolunun kolay olmadığını, mesleğin zorluklarının yanı sıra nehirde bir kadının bulunmasına karşı çıkan bazı balıkçılardan zaman zaman taciz gördüğünü anlatıyor. Buna rağmen Sabra Khallaf, çocukluğundan beri içinde olduğu bu mesleği bırakmayı hiç düşünmediğini, korku, yalnızlık ve gece suda çalışma gibi tüm zorluklarla yüzleşmeye alıştığını belirtiyor.
Bugün Sabra Khallaf, sadece birkaç yüz Mısır lirası tutarındaki mütevazı emekli maaşıyla geçindiğini söylüyor. Sabra Khallaf, yeni ağlara, çalışır durumda bir tekneye ve özellikle sıcak havalarda çabuk bozulan balıkları saklayabilmek için elektriğe acil ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor.
Mesleğine tutunuyor
Sabra Khallaf, elektrik eksikliğinin çoğu zaman emeklerini boşa çıkardığını, balıkların bozulduğu için onları atmak zorunda kaldığını anlatıyor.
Tüm bu zorluklara rağmen Sabra Khallaf, çocukluğunda kendi seçtiği mesleğine tutunduğunu, toplumsal yargılara ve zor koşullara rağmen Nil boyunca yolculuğunu sürdürdüğünü kaydediyor. Sabra Khallaf, mücadelenin ve sıkı çalışmanın insan onurunu koruyan tek yol olduğuna inandığını vurguluyor.
Kaynak: NûJINHA









