• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Politika

Eren Aksoyoğlu: CHP’yi masadan kaldırma girişimidir

27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:28
Kategori: Politika

Kılıçdaroğlu’nun acelesinin ve CHP genel merkezine kolluk kuvvetiyle müdahalenin iki anlamı olduğunu belirten siyaset bilimci Eren Aksoyoğlu, ‘Birincisi kesintisiz bir iktidar inşa edebilmek için hızlı hareket edebileceğini göstermek. İkincisi ise üyesi olduğu partiyi çözüm masasından kaldırarak Erdoğan’ın hareket alanını kuvvetlendirmek’ dedi

Siyaset Bilimci Eren Aksoyoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38’inci Olağan Kurultayı’nın “mutlak butlan” kararı ile iptal edilmesi sonrası mevcut yönetimin parti genel merkezinden çıkarılmasına ve yaşananların siyasete olası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP’nin eski genel başkanları Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP ve Türkiye’yi bugünlere sürüklediğini söyleyen Eren Aksoyoğlu, CHP’nin Barış ve Demokratik Toplum Süreci masasından kaldırılmak istendiğini söyledi. Yaşananların Türkiye açısından iki aşamalı olarak ele alınması gerektiğini belirten Eren Aksoyoğlu, bunlardan birincisinin siyasal toplumla ilgili olduğuna dikkat çekti.

‘Baykal’a yapılan kaset operasyonunun devamı’ 

Görünürde iktidar ve toplumsal muhalefet arasındaki bir çatışma dinamiği olarak anlaşıldığını ancak yaşananların Türkiye demokrasisine yapılan bir müdahale olduğunu söyleyen Eren Aksoyoğlu, “Bu çok defa spektrumun solunda kalan partilere tarih boyunca yapıldı. Burada yeni olan şey CHP’de bütün bir siyasi kariyerini AKP karşıtlığı üzerine kurduğunu zannettiğimiz işbirlikçilerin bulunuyor olması. Ben bunun bu bağlamda Deniz Baykal’a yapılan kaset operasyonunun devamı olduğunu düşünüyorum. Oradaki esas amaç sosyal demokratların CHP içinde kalması, parti içinde kavga etmesi ve Erdoğan’ın CHP’nin tarihsel bagajları (camileri ahır yaptılar, Dersim katliamını yaptılar vb.) siyaset konusu yapmasıydı. Bugün hem Erdoğan’ın retorik kabiliyeti hem Bahçeli’nin Özel’le yola devam edilmesi talebi hem de Türk milliyetçi muhalif partilerin desteğinin arkasındaki gizli gündem sosyal demokratları çaresiz kaldıkları çok özel bir anda CHP’nin dışına düşürmeme yoluna çıkıyor. Hep içeride kalmalılar, kavga daima devam etmeli. CHP’ye soldan ve sağdan verilen desteklerin ayrımı burada beliriyor. Türkiye demokrasisi meselesi ise şüphesiz spektrumun solunda kalanların derdi” dedi.

‘Erdoğan, CHP ile toplumsal tabaka arasındaki bağı kesmek istiyor’

Eren Aksoyoğlu, bir diğer aşamanın ise siyasete belirli bir mesafeyle yaklaşan ve yaşananları siyasal olanın doğal akışı içerisinde gören ekonomik ve sivil toplum ile ilgili olduğunu belirtti. Eren Aksoyoğlu, bu kesimin CHP ve Özgür Özel ile olan mesafesinin önemine dikkat çekerek, “Burada devasa topluluk, söz gelimi son seçimde AKP’den uzaklaşan 4 milyon seçmen, CHP’nin ve Özgür Özel’in bu cendereyi nasıl geçeceğini merak ediyor. Bu şüphesiz hakkaniyetsiz bir yarış. Fakat bu kalabalıklar için Özel’in ortaya koyduğu güç gösterisinin Türkiye’yi yönetme arzusuna yetip yetmeyeceği önemli. Eğer Özel bu bariyerleri aşabilirse; ekonomik ve sivil toplumdan onay almış olacak. İktidar partisi ve Erdoğan ise CHP ile bu toplumsal tabaka arasındaki bağı tamamen kesmek istiyor. Son birkaç yılın bütün bir özeti; mahkemeler, kayyımlar, operasyonlar bununla ilgili” dedi.

‘Yarın başka bir yerde başka bir çatışma dinamiği yaratacak’

Yaşananlarla beraber partilerdeki “siyasi elitlerin” ne kadar değişken bir zeminde kaldıklarının ortaya çıktığını belirten Eren Aksoyoğlu, “Siyaset kurumunun neredeyse her aşamada toplumun desteğini yitirdiği açıkça görünüyor. Çözüm setleri üretmek yerine akademisyen, entelijansiya ve siyaset çevrelerinin tespit ettiklerinin çok ötesine gitmeyen bir kadro sorununun olduğu da anlaşılıyor. Ancak bu kötü görüntünün dahi tasfiye edileceğini anlıyoruz. Çünkü Türkiye, iktidar partisi eliyle ağır aksak yürüyen parti içi demokrasi aygıtlarının, katılımcı demokrasi pratiklerinin son kalıntılarının da temizleneceği ve tek adamcıklarla süreçlerin yürütüleceği bir zemin inşa etmeye hazırlanıyor.  Buna Kazakistan veya Rusya modeli diyenler de var. Seçimsizleştirme süreci de deniyor. Ancak Türkiye tarihsel şartları, üzerindeki nüfuz alanları ve coğrafi koşulları nedeniyle böyle bir sürece hazır değil. Bu yüzden büyük bir çatışma dinamiğinin orta yerinde kalıyoruz. Bu dün Kürt hareketinin siyasetinde, bugün CHP genel merkezinin önünde kendine yer buluyor. Yarın başka bir yerde başka bir çatışma dinamiği yaratacak” diye belirtti.

‘CHP ülkücüleri, olarak kodlanacak bir kadroyla siyaset yaptılar’

Cumhuriyet öncesi dönemden bugüne kadar birçok sorun ve sıkıntının yaşandığına işaret eden Eren Aksoyoğlu, Türkiye’nin hiçbir zaman huzurlu ve ileriye süreklilikle yürüyen bir toplum olmadığını söyledi. Eren Aksoyoğlu, belirli tarihsel kesitlerde yaşanan ilerlemelerin ise birer eşik olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yaşanan bu eşiklerde ise sosyal demokratların ya operasyondan geçirildiklerini ya da sessiz kalmayı tercih ettiklerini söyleyen Eren Aksoyoğlu, sosyal demokratların her iki durumda da kaybettiklerini belirtti. Eren Aksoyoğlu, “Bunların en belirginleri daha sonraki yıllarda AKP’nin toplumsal tabanını oluşturacak muhafazakar demokratlar ve SHP’den DEM Parti’ye kadar mücadele sahaları belirlemiş ve o siyasal alanda çözüm arayan kentli-seküler Kürtlerdi. Sosyal demokratlar entelektüel birikimlerine rağmen rafine ve kapsayıcı olmayan bir cumhuriyetçi siyaset yapma tarzı nedeniyle siyasette çok büyük boşluklar bıraktılar. Bunu da çatı partisi olma veya ‘herkesin partisi olma’ ideali olarak gördüler. Bütün bu aşamalarda Kürtlere yaklaşmanın günah sayıldığı yıllarda sosyal demokratlar cesaret gösteremediler. Muhafazakar demokrat bir toplumsal tabanı ikna etmek yerine sonraki yıllarda ‘CHP ülkücüleri’ olarak kodlanacak bir kadroyla siyaset yaptılar. Bütün bunlar olurken önce Baykal sonra Kılıçdaroğlu CHP’nin başındaydı. Yanlış okumalarla ve kendilerini başarıya götüreceklerini inandıkları kısa vadeli hamlelerle hem CHP’yi hem de Türkiye’yi bugüne sürüklediler” diye konuştu.

‘Hukuki yollar başından beri kapalı’

Ankara’da bulunan devlet kurumların tamamının çözüldüğünü düşünmediğini fakat yüksek yargının her köşe başında duran ve yüksek yargıya neredeyse talimat verebilecek bir siyasi organizasyonun olduğuna dikkat çeken Eren Aksoyoğlu, Bu durumun hukuki zeminlerin tamamını dinamitlediğini söyledi. Eren Aksoyoğlu, “Özgür Özel ve arkadaşlarının hukuki yolları zorlamasını anlamak mümkün. Ama ben o yolların başından beri kapalı olduğunu düşünüyorum. Zaten kayyım kararının bu kadar geç kalmasının arkasında da bu olmalı. Yolların tamamen kapatılması için iktidarın tam bir uyum içinde çalışması. Ekonomi yönetimi dahi mutlak butlan kararından önce çalışmasını tamamlamış. Böyle bir ortamda hukukun aranmasını, hatta bunun siyasetinin yapılmasını pek anlamıyorum. Bütün bir süreç siyasiyse beraberinde verilmesi gereken mücadele siyasi olur. Üstelik hem siyasal topluma hem de siyasetten uzakta konumlanan ekonomik ve sivil topluma siyasi mesajlar vermek mümkündür. Ben bunun tek dehlizinin sürekli şekilde hukuki uyarılar yapmak olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

‘CHP’yi masadan kaldırma girişimidir’

AKP ve Erdoğan’ın Özgür Özel yönetimindeki CHP’nin çözüm süreci masasına oturmasını ve sürece destek vermesini beklemediğini belirten Eren Aksoyoğlu, “Esas beklentileri CHP’nin klasik reflekslerine dönerek sürece karşı çıkmasıydı. Böylece süreci herhangi bir aşamasında durdurarak faturayı CHP’ye kesmek mümkün olurdu. CHP ise hem bir vicdani sorgulamayla sosyal demokrasiyi hatırlatmayı hem de reel politik bir okumayla DEM Parti’yi kaybetmeyi istemedi. Bu iki hassasiyet masaya oturmayı getirdi. İktidarın oyun planını bozdular. Sonraki süreçte iktidar partisinin ve Erdoğan’ın sürece dair bu kadar isteksiz davranmasının nedeni de buydu. CHP’yi yöneten yeni kuşağın görece özgürlükçü tavrı AKP’yi belirli bir disiplin içinde hareketsiz kıldı. Şüphesiz başka ve daha önemli nedenleri de var ama bugünkü müdahalenin nedenlerinden biri de CHP’yi masadan kaldırma girişimidir. Eğer Kılıçdaroğlu, CHP’de üstünlük kurabilirse partisini çözüm süreci masasından kaldırmayı deneyebilir. Dahası bunu yaparak İyi Parti ve Zafer Partisi’yle arasındaki buzları eritme yoluna gidebilir. Bu sürecin meşruluğunu toplumun bir bölümü nezdinde sorgulatmaya yarar” ifadelerini kullandı.

CHP’ye verilen desteği ikiye ayırdığını belirten Eren Aksoyoğlu, devamla şunları söyledi:

“Spektrumun solunda olan partiler için bu samimi bir demokratik teamüller arayışı. Türk milliyetçisi partiler için ise sosyolojik bir çıpa görevi görüyor. Yani sosyal demokratların daha özgün bir siyaset yapma tarzına vurulan bir ket gibi görülmeli. Bu yüzden Kılıçdaroğlu’nun onları ikna edecek bir avantajı var. Sağa meyletme avantajı. Anahtar da Ankara Büyükşehir  Belediye Başkanı Mansur Yavaş gibi görünüyor. CHP içindeki iki grubun da onun desteğine ihtiyacı var. O ise şimdilik uzakta duruyor. CHP’ye ve onun içindeki gruplara bakan herkesin bir samimiyet sorgulaması yaptığını düşünüyorum. 

‘Partiyi çözüm masasından kaldırarak Erdoğan’ın hareket alanını kuvvetlendirme’ 

Kılıçdaroğlu’nun acelesinin ve CHP genel merkezine kolluk kuvvetiyle müdahalenin iki anlamı var; birincisi kesintisiz bir iktidar inşa edebilmek ve rüştünü ispat edebilmek için hızlı hareket edebileceğini göstermek. Bu sayede uzlaşı zemini oluşturacağı bir safhada en güçlü haliyle masaya oturmak. İkincisi ise üyesi olduğu partiyi çözüm masasından kaldırarak Erdoğan’ın hareket alanını kuvvetlendirmek. Buradan Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi yeniden sağ siyasetle ve ülkücülerle yaklaştırma amacı güttüğünü anlıyoruz. Erdoğan siyaseti Kılıçdaroğlu’nun ön kabulleri anlamına geliyor. Aradan bir süre geçtikten sonra her bir hamlesinin ‘geleceğin MHP’siyle’ birlikte geleceğin Türkiyesi’ne adım atma anlamı taşıyacak. O sürecin kurallarının kim tarafından konulacağı dımdızlak ortada duruyor zaten.”

Haber: Ömer Güngör \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Fîncanek Ax sergisi açıldı: Kadınların yüzündeki her çizgi direniştir

Sonraki Haber

ABD, Doğu Pasifik’te tekne vurdu: Bir kişi öldü, kayıp 2 kişi aranıyor

Sonraki Haber

ABD, Doğu Pasifik'te tekne vurdu: Bir kişi öldü, kayıp 2 kişi aranıyor

SON HABERLER

Kurtulmuş: Yeni anayasa toplumsal mutabakatla şekillenmeli

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Kılıçdaroğlu’ndan kurultay açıklaması: Yargıtay temyiz süreci sonuçlanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Kolombiyalı avukatlardan AK’ye çağrı: Umut hakkı uygulansın

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Kurtulmuş’tan yeni anayasa mesajı: Sivil ortaklaşma iradesi güçlenmeli

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Kadir İnanır’ın sağlık durumu hakkında açıklama

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

ABD, Doğu Pasifik’te tekne vurdu: Bir kişi öldü, kayıp 2 kişi aranıyor

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Eren Aksoyoğlu: CHP’yi masadan kaldırma girişimidir

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır