Bağımsız Hukuk Misyonu’nun Avrupa Parlamentosu’nda açıkladığı raporda, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin uzun yıllardır devam eden çatışmanın çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından önemli bir fırsat sunduğu vurgulandı
Türkiye’deki Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni izlemek amacıyla Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avukatlar Birliği (ELDH) ile Demokrasi ve Uluslararası Hukuk Derneği (MAF-DAD) himayesinde oluşturulan Bağımsız Hukuk Misyonu, raporunu Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen toplantıyla kamuoyuna sundu.
Misyon; ELDH, Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü (IBAHRI), İtalya Ceza Avukatları Birliği (UCPI) ve Esculca gibi hukuk kuruluşlarından temsilcilerin yanı sıra farklı ülkelerden hukukçulardan oluşuyor. Heyetin amacı, Türkiye’deki barış sürecine ilişkin gelişmeleri bağımsız hukuki bir perspektifle değerlendirmek ve kalıcı bir çözümün inşasına katkı sunmak olarak ifade edildi.
Raporun sunumu için düzenlenen toplantının açılışında konuşan ELDH Eş Genel Sekreteri Şerife Ceren Uysal, heyetin farklı ülkelerden avukatlar ve insan hakları uzmanlarını bir araya getirdiğini belirterek, hazırlanan raporun mevcut süreci hem sunduğu fırsatlar hem de eksiklikler açısından değerlendirdiğini söyledi. Meclis bünyesinde kurulan komisyona da değinen Şerife Ceren Uysal, parlamenter zeminin önemli bir gelişme olduğunu ancak daha kapsayıcı ve etkin hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
‘Toplumun tüm kesimleri dahil edilmeli’
ELDH Eş Başkanı Urko Aiartza ise Türkiye’de çok sayıda siyasi aktör, sivil toplum temsilcisi ve hukukçuyla görüştüklerini belirterek, parlamentoda oluşturulan komisyonun demokratik tartışma açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Aiartza, “Komisyon daha önce var olmayan demokratik ve parlamenter bir tartışma alanı oluşturdu. Ancak bunun yalnızca ilk adım olduğunun ve henüz kapsamlı bir yapının ortaya çıkmadığının da görülmesi gerekiyor” dedi. Toplumun sürece yeterince dahil edilmemesi ve kadınların temsiline ilişkin kaygıların birçok görüşmede dile getirildiğini aktaran Aiartza, kalıcı barışın ancak toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
Abdullah Öcalan’ın rolü
Görüşmeler sırasında en sık dile getirilen değerlendirmelerden birinin Kürt sorununun yalnızca güvenlik perspektifiyle ele alınamayacağı olduğunu belirten Aiartza, dil hakları, kimlik, demokratik katılım, kültürel tanınma ve eşit yurttaşlık gibi başlıkların da çözüm sürecinin temel unsurları arasında yer aldığını kaydetti. Aiartza, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne ilişkin olarak da görüştükleri farklı çevrelerin büyük bölümünün Abdullah Öcalan’ın mevcut sürecin başlamasında ve sürdürülmesinde önemli bir aktör olduğu konusunda ortak görüş taşıdığını söyledi. Abdullah Öcalan’ın mevcut koşullarının ve statüsünün sürecin geleceği açısından önemli görüldüğünü belirten Aiartza, bu konunun birçok görüşmede gündeme geldiğini ifade etti.
AB’ye çağrı
Uluslararası Barolar Birliği İnsan Hakları Enstitüsü temsilcisi Eleanora Scala ise Avrupa Birliği’nin demokratikleşme ve insan hakları reformlarına verdiği desteğin sürmesinin önemine dikkat çekti. Scala, sürecin yalnızca Türkiye açısından değil Avrupa Birliği açısından da önemli sonuçlar doğuracağını belirterek; sivil toplumun sürece katılımının artırılması, düzenli ilerleme raporlarının yayımlanması, kadınların müzakere ve uzlaşma süreçlerinde daha etkin yer alması gerektiğini söyledi.
Raporda ayrıca, diyalog sürecinin ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’ın iletişim koşullarının gözden geçirilmesi ve ilgili aktörlerle hukuki çerçevede görüşebilmesine imkan sağlanmasının değerlendirilebileceği ifade edildi.
Avrupa Parlamentosu’ndan destek mesajı
Avrupa Parlamentosu Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı Grubu üyesi Ana Miranda Paz da demokratik, barışçıl ve kalıcı bir çözüm sürecini desteklediklerini belirterek, Avrupa Parlamentosu’nda farklı siyasi grupların da bu yönde tutum aldığını söyledi. Kürtlerin demokrasi ve özgürlük mücadelesine destek verdiklerini ifade eden Paz, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne yönelik çeşitli kampanya ve girişimlerde de yer aldıklarını kaydetti.
Raporda öne çıkan tavsiyeler
Bağımsız Hukuk Misyonu’nun raporunda öne çıkan tavsiyeler şöyle sıralandı:
- ” Hükümet ile sivil toplum arasında resmi istişare mekanizmaları kurulması.
- Barış sürecine ilişkin düzenli ilerleme raporlarının yayımlanması.
- Kadınların müzakere, diyalog ve yeniden entegrasyon süreçlerinde daha etkin yer alması.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması.
- Demokratik katılımın genişletilmesi ve siyasi hakların güçlendirilmesi.
- Kayyım uygulamalarının gözden geçirilmesi ve yerel demokratik temsiliyetin güçlendirilmesi.
- Kürtçe başta olmak üzere dilsel ve kültürel hakların geliştirilmesi.
- Silahsızlanma, terhis ve yeniden entegrasyon süreçleri için kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturulması.
- Geçiş dönemi adaleti mekanizmalarının kurulması ve geçmiş insan hakları ihlallerinin araştırılması.”
Raporda, sürecin başarıya ulaşabilmesi için şeffaflık, kapsayıcılık, hukukun üstünlüğü ve siyasi kararlılığın temel önemde olduğu vurgulanırken, uluslararası deneyim ve uzmanlığın da sürece katkı sunabileceği ifade edildi.
Kaynak: MA









