Adana Kadın Platformu, AYM’nin yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, nafakanın bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğu belirtilerek, kararın kadınları daha fazla yoksulluğa sürükleyeceği uyarısında bulundu
Adana Kadın Platformu, Anayasa Mahkemesi (AYM) “nafakanın süresiz uygulanmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi” kararına dair İnönü Parkı’nda basın açıklaması yaptı.
Açıklamada basın metnini Adana Kadın Platformu üyesi Avukat Sevil Aracı okudu. Sevil Aracı, AYM’nin yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararının ve iktidarın 12. Yargı Paketi kapsamında gündeme getirdiği düzenlemelerin kadınların, çocukların ve LGBTİ+’ların haklarına yönelik yeni saldırıların habercisi olduğunu söyledi.
Türkiye’de kadınların erkeklerden daha düşük ücretlerle çalıştığını, kayıt dışı istihdamın ve ücretsiz ev içi emeğin yükünü büyük ölçüde taşıdığını belirten Sevil Aracı, çok sayıda kadının evlilik sürecinde ekonomik bağımsızlığını kaybettiğini, boşanma sonrasında ise yoksulluk riskiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Yoksulluk nafakasının bir ayrıcalık değil, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş için sosyal devlet ilkesinin gereği olan temel bir güvence olduğunu vurgulayan Sevil Aracı, kamuoyunda yıllardır dile getirilen “süresiz nafaka mağduriyeti” söyleminin kadınların yaşadığı gerçek yoksulluğu görünmez kıldığını kaydetti.
‘Sorun nafaka değil eşitsizlik düzenidir’
Nafaka miktarlarının çoğu zaman yaşamı sürdürebilecek düzeyin altında olduğuna dikkat çeken Sevil Aracı, “Kadınlar nafaka sayesinde zenginleşmemekte, yalnızca hayatta kalmaya çalışmaktadır. Sorun nafaka değil; kadınları ekonomik olarak erkeklere bağımlı hale getiren eşitsizlik düzenidir” dedi.
Yeni yargı paketinde nafaka hakkının süreyle sınırlandırılmasının hedeflendiğini belirten Sevil Aracı, bunun yıllarca ev içi emek vermiş, çalışma yaşamından uzak kalmış ve bakım yükünü üstlenmiş kadınların yoksulluğa itilmesi anlamına geleceğini ifade etti. Sevil Aracı, 12. Yargı Paketi kapsamında suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların artırılmasını öngören düzenlemelerin çocuk adalet sisteminin koruyucu ve onarıcı niteliğiyle çeliştiğini söyledi.
Kaynak: MA









