Market ve mağaza sektöründe çalışan kadınların uzun çalışma saatleri, güvencesiz iş koşulları, ağır iş yükü, mobbing ve taciz gibi sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Sosyal-İş Sendikası Komisyonu’ndan Gülbin Demirel Mimaz ile Saliha Bahadırlı, çözümün örgütlenme ve ortak mücadele olduğunu söyledi
Market ve mağaza sektöründe çalışan kadın işçiler; uzun çalışma saatleri, düşük ücretler, güvencesiz çalışma, fazla mesai, çoklu iş yükü ve işyerinde maruz kaldıkları şiddet ile taciz gibi birçok sorunla mücadele ediyor. Kadın emeğinin görünmez kılındığı sektörde ağır çalışma koşulları ve hak ihlalleri her geçen gün daha fazla görünür hale geliyor.
Sosyal-İş Sendikası Komisyonu’ndan Gülbin Demirel Mimaz ile Saliha Bahadırlı, marketlerde çalışan kadın işçilerin ortak sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İşveren, yönetici ve müşteri baskısı
Uzun yıllar market sektöründe çalışan ve işten çıkarıldıktan sonra sendikal mücadele yürüten Sosyal-İş Sendikası Komisyonu’ndan Gülbin Demirel Mimaz, kadınların hem işverenler hem yöneticiler hem de müşteriler tarafından baskı altında olduğunu belirterek, çözümün tabandan örgütlenmekten geçtiğini söyledi.
Marketlerde mobbing, taciz ve psikolojik şiddetin yaygın olduğunu ifade eden Gülbin Demirel Mimaz, son yıllarda fiziksel şiddetin de basın aracılığıyla kamuoyunda görünür hale geldiğini söyledi.
Gülbin Demirel Mimaz, ekonomik kriz dönemlerinde markete gelen müşterilerin tepkilerinin çalışanlara yöneldiğini söyleyen
Marketlerde kadın çalışanların birçok işi aynı anda yapmasına rağmen emeklerinin değersizleştirildiğini belirten Gülbin Demiral Mimaz, erkek çalışanların yönetici pozisyona daha kolay getirildiğini söyledi.
‘Cesaret bulaşıcıdır’

İşyerinde uğradıkları tacizlere karşı erkek yöneticilerin önlem almadığına dikkat çeken Gülbin Demirel Mimaz, taciz ve şiddete karşı kadınların öz savunma haklarını kullandıklarını söyledi. Gülbin Demirel Mimaz, “Biz bunu yöneticilere söyledik. Ama suçlu bizmişiz gibi davranıyorlardı. Taciz eden kişi mağazaya gelmeye devam ediyordu. Bir süre sonra dedik ki bunu biz çözeceğiz. Sonra kadın arkadaşlarla bir araya geldik. Aslında bir kadın komitesi gibi, yönetimden beklemek yerine kendi özsavunmamızı geliştirdik” diye belirtti.
Gittiği her mağazada işçilerin ortak hareket etmesiyle çalışma koşullarında iyileşmelerin yaşandığını söyleyen Gülbin Demirel Mimaz, “Cesaret bulaşıcıdır. Bir mağazada kazanılan hak diğer mağazalara da örnek oluyor. Patronlar dönüşmez, dönüşümü yaratacak olan işçilerin örgütlü mücadelesidir” dedi.
‘Sendikasız ve güvencesiz çalışıyorlar’
Sosyal-İş Sendikası Komisyonu’ndan Saliha Bahadırlı ise market ve mağaza sektöründe çalışan kadın işçilerin yaşadığı sorunların diğer sektörlerden çok farklı olmadığını belirterek, ülkede kadınları çalışma yaşamından uzaklaştırmaya dönük sistematik bir yaklaşımın bulunduğunu ifade etti.

Zincir marketlerde çalışan kadınların büyük bölümünün sendikasız ve güvencesiz olduğunu kaydeden Saliha Bahadırlı şunları paylaştı:
“Bu sektör aslında çok geniş bir iş kolu olmasına rağmen kadın işçilerin büyük kısmı örgütsüz çalışıyor. Sendikaların bu alanlara girmesi de uzun yıllar mümkün olmadı. Bir kişinin yapması gereken işi çoğu zaman tek bir çalışan üstleniyor; kasiyer aynı zamanda depo ve temizlik işlerini de yürütüyor ve buna rağmen işten ayrılamıyor. Çünkü sürekli işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Fazla mesai ve çalışma süreleri çoğu zaman kağıt üzerinde değiştirilerek gösteriliyor. Bu nedenle kimse gerçekte ne kadar çalışıldığını denetlemiyor ve işçiler hak ettikleri ücreti alamıyor.”
‘Değişim örgütlenmeyle mümkün’
Kadınların iş yaşamında hâlâ ikincil konumda görüldüğünü belirten Saliha Bahadırlı, “Kadınlar çoğu yerde alt pozisyonlarda ve ucuz iş gücü olarak değerlendiriliyor, karar alma süreçlerine ise neredeyse hiç dahil edilmiyorlar. Sigortasız ve güvencesiz çalışma düzeni kadın işçileri çok ağır koşullara mahkûm ediyor ve bu sistem değişmediği sürece sorunlar devam edecek” ifadelerini kullandı.
Saliha Bahadırlı son olarak şu çağrıda bulundu: “Kadınların bu koşulları değiştirebilmesi için mutlaka bir araya gelmesi, sendikalara katılması ve ortak mücadeleyi büyütmesi gerekiyor; çünkü değişim ancak örgütlenerek mümkün olabilir.”
Haber: Rojin Abay / JINNEWS









