• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Haziran 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Konferansın 3’üncü oturumu: Kürtler bölge açısından kurucu unsurdur

13 Haziran 2026 Cumartesi - 17:56
Kategori: Güncel, Manşet

İstanbul’da düzenlenen ‘İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’nda, Kürtlerin hem kendi gelecekleri hem de bölge açısından kurucu bir unsur olduğu; içinde bulundukları ülkelerin demokratik dönüşümünde oynadıkları rolün önem taşıdığı vurgulandı

İstanbul’da düzenlenen “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nın, “Kürt Meselesi: Yüz Yıllık Meselenin Yeni Yüzyılı” konulu 3’uncü oturumu düzenlendi. Moderasyonluğunu Doğu Ergil’in yaptığı oturumda konuşmacı olarak Ali Bayramoğlu, Abbas Vali, Feyza Akınerdem, Mesut Yeğen ve Veysi Aktaş konuşmacı olarak katıldı.

Ergil: Demokrasi olmazsa barış olmaz  

İlk konuşmayı yapan Doğu Ergil, “Neden Kürt sorunu, Kürt niye sorun! Kürt sorununun bugün halen tanımı yoktur. Mecliste Kürt sorununu çözmek için bir araya gelmiş meclis komisyonunun isminde bile Kürt yok. Neden bu isimde Kürt olmaz? Yine düğmeyi yanlış ilikledik. Şimdi yine geri döneceğiz ama ne yapacağımıza halen karar veremedik ve sorunu halen yanlış tanımlıyoruz. Her şeye hükmeden devlet toplumun ihtiyaçlarını karşılamada kendisini sorumlu hissetmez, özgürlüğü savunmaz ve hukuku bir engel olarak görür. Böyle bir devlet böylelikle gücü biriktirir, tekilleştirir ve sana karşı kullanır. Demokrasi ancak barış üretir, demokrasi olmazsa barış olmaz. Kürt sorunu aynı zamanda bir kimlik meselesidir. Etnik ve kültür kimliğinden çok öte bir kimliktir. Devletin dayattığı ile sosyolojinin toplumun önüne koyduğu kimlik bir türü uyuşmadı. Devlet, çoğulculuğu asla benimsemedi. Kimlikler birbirine karşı kurulmaz çünkü yan yana varlar. Bunun için entegrasyon gerekiyor” dedi.

Bayramoğlu: Kürtler bölge açısından kurucu unsudur

Ardından Ali Bayramoğlu, “Kürt Sorunu, Yeni Devir, Yeni Dengeler” başlığı ile sunum yaptı. Zorlukların karşısında her zaman bir umut olduğunu ifade eden Ali Bayramoğlu, “Gelecek dediğimizde tüm Ortadoğu’yu anlatıyoruz. Kürt sorununun hangi coğrafyalarda nasıl olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu kadar çatışmanın olduğu bir yerde tekçi yapılarla yol nasıl alınacak? Kürtler sadece Kürt değiller bulundukları yelerin kurucu unsurlarıdır. Kürt sorunu nasıl bir geleceğe sahip olabilir? Üç yol var; kurtuluş ve kuruluş, ikincisi farklı alanda bulunan Kürtlerin bir araya gelmeleri bu ikisi önümüzdeki yüzyılda gerçekleşmesi çok zor. Üçüncüsü ise sadece silahın değil, Kürtlerin sosyal, kültürel haklarının geliştirilmesidir. Üçüncü ufuk bizim için Kürtlerin bulundukları her ülkede siyaset yapmalarıdır. Kürt hareketinin bu istikametten gitmesi çok önemlidir. Kürtler hem kendileri hem bölge açısından kurucu unsudur. Bulundukları ülkeleri dönüştürmek ve bunu yaparken kimliklerini siyaset değil diğer gereklilikler üzerinden yapması çok önemlidir. İmralı da aynı şeyi yapıyor. Bu önümüzdeki yüzyıl için çok önemidir”

Vali: Çözümün önündeki en büyük engel güvenlikçi politikalar

Ardından Abbas Vali, “Kürt Sorunu, Devlet Güvenliği ve Türkiye’de Siyasal Sürecin Demokratikleşmesi” başlığıyla Kürtçe bir sunum yaptı. Kürt sorununun geçmişinden değil bugününden ve süreçten söz etmek gerektiğini belirten Abbas Vali, “Geçen bir yılı aşkın sürede geçen süreç çok önemlidir. Türkiye ve Kürtler arasındaki sorun en başat sorunudur.  Devletin bakışı güvenlikçi bir bakıştır. Bu güvenlik yaklaşımı 100 yıldır devam ediyor. bu güvenlikçi yaklaşım Kürt önderinin ve Kürtlerin elini güçlendirmiyor ve bu sorunun çözümü konusunda bir set, engeldir. Türk devleti bunun güvenlikçi bir politikada olduğunu teyit ediyor. Kürt sorununun çözümü önündeki en büyük engel bu güvenlikçi politikalardır. Kürt Önderi silahsızlanma kararı aldığında şaşırmadım. 1988’de 5 saat bu meseleyi kendisi ile konuştuk. Sayın Öcalan o dönem bile çatışmanın sonunun geldiğini düşünüyordu. Sayın Öcalan demokratik ve medeni bir çözüm öneriyor ama iktidarda açıklık, şeffaflık yok. Siyasi arenaya baktığımızda devlet; siyasi olarak güçlü olarak görünüyor ama çok güçsüz. CHP’nin başına gelenler çözüm sürecinin geleceği için de çok önemli donedir. Eğer bu şekilde sürerse devletin güvenlikçi politikalarını kabul etmiş sayar. Yeni bir bakış lazım ve toplumun kesinlikle bu sürece dahil edilmesi gerekiyor. Entegrasyon mekanizmalarının demokratik bir biçimde hayata geçirilmesi olmazsa olmazdır. Bu olacaksa bunu siyasi iradenin Kürt sorununun yeniden tanımlaması, anayasal değişlik elzemdir” dedi.

Akınerdem: Demokratikleşme için eşitliği sağlamamız gerekir

Ardından konuşan Feyza Akınerdem, “Kürt Meselesinin Yeni Anlatıları: Birlikte Yaşamanın Hikâyesi Nasıl Kurulur?” konusunu anlattı. Adı konulmamış bir savaş ve bir barışı anlatmanın çok zor olduğunu ifada eden Feyza Akınerdem, “İki dönemde de farklı kavramlar ve tecrübeler deneyimledim. Daha önceki süreçte sivil toplum örgütlerinin aktif olduğu, kadınların ve aktörlerin masada yer alması için uğraştığı bir siyaset yürütülüyordu. Bugün ise barış anlatısı çok yukardan kuruldu. Bölgesel ve uluslararası konektörün mecbur bıraktığı bir süreci konuşuyoruz. Şimdiki süreç hala birinci süreçten uzak bir yerde. 2015 sonrası büyük bir yabancılaşmayı yaşadık. 10 yıl sonra barışı farklı biçimde yaşıyoruz. Önceki süreçte kamusal alanların güçlenmesini konuşuyorduk. Şimdi ise yeniden kamusal bir alanın açılmasını konuşuyoruz. Geriye dönen hikaye ve kavramları yaşıyoruz. Mutlak butlan’ Umut ettiğimiz barış süreci için de geçerli. Barışın butlan olmaması için nasıl bir mücadele etmemiz gerektiğini konuşmamız gerekir. İkinci yüzyılı örecek, demokratikleşme için eşitliği sağlamamız gerekir” diye belirtti.

Yeğen: Tekçilikten vazgeçmeliyiz  

Daha sonra Mesut Yeğen, “Hakiki Bir Çözüm İçin: Herkesin Cumhuriyeti, Herkese Demokrasi” sunumu yaptı. “Kürt sorunu nasıl çözülebilir” sorusunu yanıtlamaya çalışan Yeğen, “Cumhuriyet artık tekçilikten vazgeçmesi gerekiyor. Tarih, kültür, kimlikler zaten bizi birbirlerine bağlıyor. Bunun dışında bir tanıma gerek yok. İkinci önemli konu ise eşit vatandaşlık ve hakları bizzat vatandaşa vererek, gelişmesini sağlamaktır. Yerindenlik siyaseti de önemli konular arasında;  yani valiliklerin ve yerel yöneticilerin halk tarafından seçilmesidir. Dördüncüsü Türkiye artık diğer parçalardaki Kürtlerin özgürlüklerini beka tehdidi olması algısından vazgeçmesi gerekiyor. Bizim herkes için bir demokrasiye ihtiyacımız var. Hukuktan ve demokrasiden vazgeçmemiş bir cumhuriyetle ancak Kürt sorunu çözülebilir. Eğer her Kürt meselesi olmasaydı bu ülke bugünden çok daha güçlü olurdu. Kürt sorununun çözümü dediğimizde Kürtlerin buharlaşmasından söz edemeyiz. Kürtlerin taleplerinin demokratik müzakerenin konusu haline gelmesinden söz etmeliyiz” diye konuştu.

HABER MERKEZİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Wan’da şüpheli çocuk ölümü: İntihara sürüklendiği iddia edildi

Sonraki Haber

Konferansın birinci günü panel-forum bölümüyle son buldu

Sonraki Haber

Konferansın birinci günü panel-forum bölümüyle son buldu

SON HABERLER

Konferansta ilk gün sona erdi: ‘Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?’ forumu yapıldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Hatimoğulları: En önemli kazanım, Kürt varlığının siyasi ve hukuki olarak tanınması

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Gimgim’de JES’e karşı direniş 42. günde: DAD nöbeti devraldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Çorlu’da çöplükte bebek cenazesi bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Hamaney için cenaze töreni programı belli oldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Cegerxwîn belgeseli ‘Kî me Ez!’ Stockholm’de gala yapacak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Konferansın birinci günü panel-forum bölümüyle son buldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır