• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
22 Haziran 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Doç. Dr. Serhun Al: Suriye, İran ve Irak’taki Kürtlerin haklarını da savunabilecek bir vizyon geliştirilmeli

22 Haziran 2026 Pazartesi - 09:58
Kategori: Güncel, Manşet

Kalıcı bir barışın tesisi için Ankara’nın Suriye, İran ve Irak’taki Kürtlerin haklarını da savunabilecek ve koruyabilecek düzeyde geniş bir vizyon geliştirmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Serhun Al, bunun demokratikleşme açısından büyük önem taşıdığını belirtti

İstanbul’da iki gün süren “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”na katılan siyaset bilimci Doç. Dr. Serhun Al, Kürt sorununun çözümünü, demokratikleşme tartışmalarını, CHP’nin süreçteki rolünü ve bölgesel gelişmelerin sürece etkilerini değerlendirdi. Türk-Kürt barışının, hem Ankara’nın hem de Kürtlerin çıkarına olduğunu belirten Doç. Dr. Serhun Al, iki tarafın da barışa ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Kürt sorunu ile Türkiye’nin demokratikleşme sürecinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizen Serhun Al, Türkiye’nin son 100 yıllık deneyiminde de bunun görüldüğünü söyledi.

Serhun Al, Kürt sorunu çözüme kavuşturulmadan demokrasinin kurumsallaşması ve kalıcı hale gelmesinin mümkün görünmediğini belirterek, Kürt sorununun barışçıl yollarla çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı sunacağını vurguladı.

‘Mesele biraz da devlet projesi gibi görülüyor’

Devletin, Kürt sorunun hep bir “güvenlik” ve “beka” meselesi olarak gördüğünü aktaran Serhun Al, önceki çözüm süreci (2013-2015) ile bugünkü sürecin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Serhun Al, “O dönemki Türkiye ile bugünkü Türkiye’nin kamuoyu ve politik psikolojisi de oldukça başka. Bu süreci Devlet Bahçeli üstlendiği için mesele biraz da bir devlet projesi gibi görünüyor. Toplumda, özellikle Türk toplumunda rıza üretmek amacıyla ‘terörsüz Türkiye’ kavramı kullanılırken, Kürt perspektifinden bakıldığında süreç daha çok ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ olarak kodlanıyor” dedi.

‘Suriye ayağı yerine oturmuş görünüyor’

Meselenin Suriye (Rojava) ayağının bir şekilde yerine oturmuş göründüğünü söyleyen Serhun Al, İran’daki (Rojhilat) durumun ciddiyetini koruduğunu ifade etti. Serhun Al, “Trump’ın İran’daki Kürtlerle doğrudan temas kurması, Kürtlerin Ortadoğu’da ne kadar önemli aktörler haline geldiğini gösteriyor” diye ekledi.

İran’daki Kürt meselesinin, Rojava benzeri bir oluşuma yol açma ihtimalinin Türkiye’yi endişelendirdiğini aktaran Serhun Al, “Sürecin yavaş ilerlemesinin nedenlerinden biri de bu öngörülemezlik olabilir” dedi. Ortadoğu’daki güvenlik ve güvensizlik meselesinin hem Türk-Kürt barışı hem Ankara’nın hem de Kürtlerin çıkarına olduğunu söyleyen Serhun Al, “Bu süreç başarıyla tamamlanırsa yalnızca Türkiye için değil, Irak, Suriye ve İran hattını da kapsayacak bölgesel bir barış sağlanabilir” dedi.

‘Kürt hareketinin güçlenmesini istemiyor olabilir’

Yaşanan süreç bağlamında; AİHM kararları, kayyumlar ve hasta tutsaklar konusunda hiçbir adım atılmamasına dair değerlendirmeler yapan Serhun Al, “Öncelikle devlet, toplumun tepkisini tam olarak ölçemiyor olabilir. Bir diğer neden ise Kürt Hareketi’nin muhalif yapısı. Devlet, bu sürecin Kürt Hareketi’ni bir anda çok fazla güçlendirmesini istemiyor olabilir” ifadelerini kullandı.

Serhun Al, bunların yanı sıra bu sürecin, yeterince toplumsallaşamadığını ve halka tam olarak anlatılamadığını söyledi ve  “Devlet, toplumsal tepkiden emin olamadığı için süreci ağırdan alarak bir anlamda zamana yayma stratejisi izliyor olabilir” diye ekledi.

‘Derin bir demokratikleşmeye ihtiyaç var’

Türkiye’nin ikinci yüzyılında hangi alanlarda dönüşüme ihtiyaç duyulduğuna dair konuşan Serhun Al, “Kürt sorunu, Türkiye’nin demokratikleşmesi için son derece önemli bir araç olabilir. Dünya genelinde otoriter ve milliyetçi bir çizginin yükseldiği bu dönemde, demokratik kurumların yeniden inşası gerekiyor. Kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü, denge ve denetleme sistemleri, hesap verebilirlik ile özgür ve adil seçimler gibi temel demokratik unsurları yeniden tesis etmeliyiz” dedi.

Serhun Al, “Türkiye’de ikinci yüzyılda hem kurumsal hem de sosyolojik anlamda derin bir demokratikleşmeye ihtiyaç vardır” diyerek, halkların birbirine saygı göstermesinin demokrasinin temelini oluşturduğunu söyledi. Serhun Al, “Bu saygıyı hem kurumsal hem de hukuksal bir zemine oturtmak zorundayız. Bu doğrultuda sivil ve demokratik yeni bir anayasaya, hukukun üstünlüğüne, kuvvetler ayrılığına, adil seçimlere ve basın özgürlüğüne her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olacaktır” diye ekledi.

‘Ortak bir kamusal alana ihtiyaç var’

Meselenin, ulus ve millet kavramlarını herkesi kapsayacak şekilde genişleterek “eşit yurttaşlık” temelinde yeniden kodlanması gerektiğini aktaran Serhun Al, “Milliyetçiliğe çoğu zaman negatif bir anlam yükleniyor, ancak özünde ülkesini, toplumunu ve halkını sevme duygusu da vardır. Geleneksel ‘Türk milliyetçiliği’ tarihsel olarak güvenlik eksenli inşa edildiği için bu yapıyı dönüştürmek kolay değil, ancak bu anlayışın demokratik bir yöne evirilmesi imkansız da değil. Bunun için sivil ve demokratik bir anayasaya, ortak yaşam iradesine ve herkesin kendini ait hissettiği ortak bir kamusal alana ihtiyaç var” dedi.

‘Devlet Suriye, İran ve Irak’taki Kürtlerin haklarını da savunabilecek duruma gelmeli’

Barışın tesisi için Ankara’nın “Kürtlerin de devleti” perspektifine sahip olması gerektiğini ifade eden Serhun Al, “Yani devletin Suriye, İran ve Irak’taki Kürtlerin haklarını da savunabilecek ve koruyabilecek düzeyde geniş bir vizyon geliştirmesi, demokratikleşme süreci açısından büyük önem taşımaktadır” diye ekledi.

Serhun Al, en önemli hususun, sürecin kazaya uğramasına sebebiyet vermemek olduğunu söyleyerek, herkesin makul, serinkanlı ve sağduyulu olması, fevri davranışlardan kaçınması gerektiğini belirtti.

Kaynak: Yeni Özgür Politika

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Ortak talep: Ulusal birlik ertelenemez ihtiyaçtır

Sonraki Haber

Sit alanın kaderi müze müdürlüğüne kaldı

Sonraki Haber

Sit alanın kaderi müze müdürlüğüne kaldı

SON HABERLER

İstanbul Boğazı’nda dev Amedspor bayrağı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Tekirdağ’da erkek cenazesi bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

 İngiltere Başbakanı Keir Starmer istifa etti

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

MTA fay haritasını yeniledi: Aktif fay hattı 700’e yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Mêrdîn’de 3 işçi ağır yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

‘Özgürlük Mitingi’ne çağrı: Newroz ruhuyla miting alanında olalım

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

AK PM EUL Grubu Eşbaşkanı: Eşit müzakere için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü sağlanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır