• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Haziran 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Hatimoğulları: Çerçeve yasa yasama dönemi kapanmadan Meclis’e gelmeli

23 Haziran 2026 Salı - 15:15
Kategori: Manşet, Politika

Çerçeve yasanın yasama dönemi kapanmadan Meclis’e gelmesi gerektiğini söyleyen Tülay Hatimoğulları,  ‘Bu çerçeve yasanın çıkması, barışın güvencesidir, sadece silahların susması değil, hukukun konuşmasıdır. Kalıcı çözümün teminatı temenniler değil, demokratik güvencedir’ dedi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

NATO toplantısı öncesinde gerçekleştirilen gözaltılar ve Ankara’da ilan edilen yasaklara ilişkin konuşan Tülay Hatimoğulları, yüzlerce sosyalistin sabaha karşı gözaltına alındığını, Birleşik Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren’in de gözaltına alınanlar arasında yer aldığını belirtti. NATO toplantısı öncesi yapılanları eleştiren Tülay Hatimoğulları, “Bu ülke NATO’yu keyfince ağırlasın diye sabaha karşı yüzlerce insan gözaltına alındı. Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO toplantısına itiraz, savaş ve sömürü düzenine itirazın ta kendisidir. NATO’nun emperyalizmin lehine dünyanın ve bölgenin jandarmalığını yapmasına net bir itirazdır. Önceden NATO’ya üye ülkeler, gayri safi milli hasılalarının yüzde 2’sini NATO’ya veriyordu. Yeni alınan kararla aynı ülkeler gayri safi milli hasılanın yüzde 5’ini artık NATO’ya veriyor. Halkların barış talebi kapı kırılarak bastırılamaz. Halkların barış talebi ve NATO’ya karşı tutumları Ankara’yı büyük bir cezaevine dönüştürerek, bu itiraz bastırılamaz ve engellenemez. NATO hesapları kapsamında valilik tarafından Ankara’da yurttaşların demokratik hakları iki hafta boyunca yasaklanıyor. Biz DEM Parti olarak bu karara itiraz ediyoruz. Gözaltına alınan bütün devrimciler derhal serbest bırakılsın. Demokratik haklara karşı bu baskıları asla kabul etmiyoruz. Gözaltına alınan bütün yoldaşlarımız acilen serbest bırakılmalıdır” dedi.

Bayram Balcı’yı andı

Dün gece saatlerinde yaşamını yitiren Gazeteci Bayram Balcı’yı da anan Tülay Hatimoğulları, Bayram Balcı’nın Apê Musalar ve Ferhat Tepelerin yoldaşı olduğunu vurguladı. Tülay Hatimoğulları, “Balcı, ömrünün çok önemli bir bölümünü özgür basın emektarı olarak geçirdi ve şimdi sürgündeydi. Bu vesileyle bütün özgür basın emekçilerine, Kürt halkına, ailesine, sevenlerine baş sağlığı dileklerimizi iletiyorum” diye belirtti.

Sincan Cezaevi ziyareti 

Alevilerin Muharrem Ayı ibadetinin barış ve huzur getirmesi dileğinde bulunan Tülay Hatimoğulları, Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan siyasi tutsaklara yaptıkları ziyaretlere dikkat çekti. 2 gün süren cezaevi ziyaretlerinin içeriğine dair bilgi veren Tülay Hatimoğulları, “Kobanê Kumpas Davası’nda tutuklu bulunan arkadaşlarımızı ziyaret ettim. Dilek Yağlı, Zeynep Karaman, Ali Ürküt, Nazmi Gür, Alp Altınörs, Günay Kubilay, Bülent Parmaksız, İsmail Şengül ve yine Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ayşe Gökhan, Leyla Güven, Melike Göksu’yu ziyaret ettim. İnanın yıllardır hapishanede olan bu yoldaşlarımızın gözündeki o umut, o barış ve mücadele duygusu bir an bile o duygunun feri sönmemiş gözlerinde. O soğuk duvarlar, o hapishaneler arkadaşlarımızın umutlarını ve mücadelelerini asla teslim almadı, alamayacak. Büyük bir inançla, büyük bir kararlılıkla içinden geçtiğimiz sürecin nasıl bir yere evrilmesi gerektiğini, bunun için nasıl mücadele edilmesi gerektiğini arkadaşlarımız uzun uzun bize anlattı. Burada Türkiye’de sol sosyalist ve yurtseverler olarak bu mücadeleyi sürdürmenin önemini ifade ettiler” diye konuştu.

‘AİHM kararları acilen uygulanmalı’

Kobanê Kumpas Davası’nın sol sosyalist bileşenlerinin Kürt halkıyla yürüttükleri ortak mücadelenin bir bedeli olduğunu söyleyen Tülay Hatimoğulları, devanla şunları söyledi:

“Mutlaka bunu yeniden yeniden hatırlamamız gerektiğini bu ziyaretimizde bir kez daha gördük. Ben buradan bir kez daha bunu hatırlatmak istiyorum: Orada bulunan bütün arkadaşlarımız, mevcut olan iktidarın bu uygulamalarını asla kabul etmiyor. Buna karşı direnmeye de devam edecek. Ayşe Gökkan’a cuma günü 19 buçuk yıl ceza verildi. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bizler barışı konuşurken bizler Türkiye’nin demokratikleşme aksının içine girmesini konuşur, değerlendirir, bunun görüşme ve müzakerelerini yapar ve bunun mücadelesini yürütürken, Ayşe Gökkan’ın 19 buçuk yıl hapis cezası alması kabul edilemez. Halihazırda çok önemli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları var. Kobanî Kumpas davası ile ilgili hem sevgili Selahattin Demirtaş için, hem başka arkadaşlarımız için. Buradan bir kez daha şunu ifade ediyoruz; AİHM kararları acilen uygulanmalıdır. Sevgili Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven şahsında hapishanede bulunan bütün siyasi tutsaklara buradan selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz.

Onur Haftası duyurularına erişim engeli 

Geçtiğimiz günlerde LGBTİ+’ların hakları konusunda paylaşım yapan, Onur Haftası etkinliklerini duyuran sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şu bilinmeli ki; yasaklarla, baskılarla, sansürle ne LGBTİ+’lar yok olur, ne kadınlar yok olur yeryüzünde. Mücadele daha da büyüyor. İçinde bulunduğumuz Onur Haftası’nda polis şiddeti o kadar korkunç manzaraların çıkmasına sebep oldu ki. Baskıya, sansüre ve nefrete karşı bizler dayanışmayı büyüteceğiz. Düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve demokrasiyi yok sayanlara karşı bizler bütün bu değerleri sonuna kadar savunacağız ve mağdur olan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz.

‘Her küresel zirve yeni bir felaketin kapısını aralıyor’ 

Dünyada nereye baksak bir yangın ve bir yıkımla karşı karşıyayız, bu bir tesadüf değil. Bu kapitalizmin kriziyle elbette ki başlamadı ama kapitalizmin 2008’deki kriziyle derinleşti. Pandemiyle derinleşti. Savaş ve çatışmalar artarak günümüze kadar bu şekilde geliyor. Her küresel zirve yeni bir felaketin kapısını aralıyor. Bakın G7 zirvesi toplandı. Rusya-Ukrayna savaşının bitmesini beklerken dünya kamuoyu bir kez daha alevlendirme kararı aldı ve hemen akabinde Moskova bombalandı. Çok kutuplu dünyada küresel sistem kendini yeniden yapılandırıyor. Yapay zekanın gelişimi ve dijitalleşmenin hız kazanması nadir elementlere duyulan ihtiyacı arttırıyor. Yeni dönem savaşlarının önemli nedenlerinden biri de bu. Enerji havzaları ve enerji koridorları, pazar alanları, ticaret savaşları cabası. Bu dönemde burjuvazi kendi inşa ettiği kurumları ve burjuva demokrasisinin kazanımları olan değerleri dahi yok sayıyor bu dönemde. İnsan hakları, evrensel değerler, demokrasi ve batıda işçi sınıfının mücadelesiyle kazanılmış olan sosyal haklar tek tek tırpanlanıyor. Kuralsızlık gücü yeten yetene. İşte böyle bir düzen oluşturuluyor. Soruyoruz buradan, bu durumdan kimler kazanıyor? Bu sorunun yanıtı çok net. Bir avuç sermaye grubu, silah tüccarları, savaş lobileri, baronlar, spekülatörler kazanıyor. Kaybedense koca halklar, milyarlar kaybediyor bu tabloda.

‘AKP milletvekillerinden oluşan 76 milletvekili sahte oy kullandı’ 

Bakın, Genel Kurul’da geçen hafta yaşanan bir olay vardı. Uluslararası bir anlaşma görüşülüyor ve AKP milletvekillerinden oluşan 76 milletvekili sahte oy kullanıyor. Ben bunu bir milletvekili olarak söylerken buradan büyük bir mahcubiyet duyuyorum. Gerçekten büyük bir utanç duyuyorum. Bu sahteciliği yapanlar bu ülkenin sorunlarını nasıl çözecek? Bunu çok merak ediyoruz. Batman’da yaşlılara yapılan insanlık dışı muameleyi böyle bir anlayış nasıl önleyebilir? Nasıl önleyecek? Bunu çok merak ediyorum.

‘Türkiye halkları için hem büyük fırsatlar hem de ağır riskler barındırmaktadır’ 

Türkiye, dünya ve bölgesel gelişmeler açısından aşırı çalkantılı bir dönemin tam ortasındadır. Bir an gözünüzde Türkiye haritasını canlandırın: Karadeniz’den Kafkaslara, güney sınırından Akdeniz’in içlerine kadar uzanan bir coğrafya… Her tarafta ya bir yangın vardır ya da fitili ateşlenmek üzere bekleyen gerilimler bulunmaktadır. Türkiye, küresel çalkantıların ve enerji koridoru gerilimlerinin tam ortasında yer almaktadır. Bu jeopolitik gelişmeler, Türkiye halkları için hem büyük fırsatlar hem de ağır riskler barındırmaktadır. Bu denklemde doğru yanıt açıktır, çok nettir. Türkiye halklarını tehditlere karşı korumanın yolu; toplumsal barışı, ekonomik adaleti, demokrasiyi ve hukuku inşa etmektir. DEM Parti olarak buna inanıyoruz, bunu savunuyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz.

‘Meclis irade göstermiyor; çatışmanın sürmesini mi istiyorlar?’ 

Dünya bir savaş evresindeyken, Üçüncü Dünya Savaşı’nın arifesindeyken ve bölge büyük bir fırtınadan geçerken barış ve demokrasi iddiası küçümsenemez. Bu, büyük ve önemli bir iddiadır; güçlenmesi gereken bir iddiadır. Böylesi bir atmosferde Türkiye’nin yapması gereken, bölgesel savaşların uzantısı olmak değil, demokratik barışın kurucu gücü olmaktır. Bölgede bu çizginin öncüsü olması gerekir. Bakın, geçtiğimiz günlerde Kürt toplumunun farklı kesimleriyle bir araya geldik ve bir Kürt yurttaşımız şunları ifade etti. Çok sade ve çok çarpıcı bir şekilde anlattı: “PKK silahları yaktı” dedi. Ülkeye dönüp siyaset yapmak istiyor. Ama iktidar iyi niyet dilekleriyle vakit geçiriyor, Meclis irade göstermiyor ve şunu sormak istiyor; çatışmanın sürmesini mi istiyorlar? PKK’lilerin gelip yaşama katılması bu ülkeye ne kaybettirecek? Nedir onları yasal adım atmaktan alıkoyan?

Evet, buyurun. Bu sorular DEM Parti’nin soruları değil; bu sorular Kürt yurttaşımızın, Türkiye yurttaşımızın soruları. Buyursun Meclis bu sorulara yanıt versin. Artık bir gerçek ki, bundan sonra iyi niyet beyanlarıyla bu süreç götürülemez. Bu nedenle çerçeve yasanın acilen, zaman kaybetmeksizin çıkması gerekir.

‘Bu süre zaten Temmuz ayını geçmemelidir’ 

AKP Sözcüsü, ‘Bugün itibariyle yeni bir aşamadayız’ dedi. ‘Yasal çerçeve aşamasına gelindi’ dedi. Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş, hafta sonu yaptığı açıklamada, çerçeve yasayı en kısa sürede Meclis gündemine taşıyacaklarını belirtti. Bu sözü önemsiyoruz. Beklentimiz açıktır ve nettir. Bu süre zaten Temmuz ayını geçmemelidir. Çerçeve yasa Meclis bu yasama dönemi kapanmadan gelmeli. ‘Yetiştiremedik, ne yapalım? Gelecek döneme kalsa bir şey olmaz gibi’ yaklaşımlar kabul edilecek yaklaşımlar değildir. Ümit ediyoruz ki daha sonra bize böyle yaklaşımlarla gelinmez. Toplumda Kürdün de Türkün de Alevinin de Çerkesin de Laz’ın da hiçbir yurttaşımızın barış umudunu kırmaya hiç kimsenin hakkı yok. Barış bu yüzyılda ve Ortadoğu’da başta Kürt sorunu olmak üzere atılmış önemli adımlardan biri olacaktır. Bu çerçeve yasanın çıkması, barışın güvencesi sadece silahların susması değil, hukukun konuşmasıdır. Kalıcı çözümün teminatı temenniler değil, demokratik güvencedir. Türkiye’nin ihtiyacı artık geçmişin korkularını yönetmek değil, ortak bir geleceği kurmaktır.

Biz barışın bize altın bir tepsiyle sunulmayacağını biliyoruz. Biz mücadeleden gelen, mücadele tarihi güçlü olan bir siyasi parti olarak barışın toplumsallaşmasa oluşamayacağını, inşa edilemeyeceğini biliyoruz. Barışı toplumsallaştırmanın yolunun da örgütlenmekten ve ortak mücadeleden geçtiğini biliyoruz.  Bizler biliyoruz ki müzakereleri güçlendiren şey mücadeleyi güçlü kılmaktır. Bunun için alanlarda meydanlarda olduk, olmaya da devam edeceğiz.

Özgürlük Mitingleri

27-28 Haziran’da Amed’de, İstanbul’da, Van’da, Mersin’de özgürlük mitinglerinde buluşacağız. 86 milyon yurttaşımızla birlikte demokratik bir cumhuriyette yaşamanın yolunu açmak, onun yollarını döşemek ve ilerletmek için bizler bu mitinglerimizle bütün Türkiye ve dünyaya mesajlarımızı en güçlü şekilde vereceğiz. Özellikle bu sürecin devam etmesi ve ilerletilmesi için bu sürecin baş aktörü ve baş müzakerecisi olan Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür çalışır ve özgür yaşar koşullarının oluşmasının mesajlarını bu mitinglerimizde en güçlü şekilde hep beraber vereceğiz.

Bu mitinglerimizde de bütün Türkiye yurttaşlarımızın özgürlüğü, mum ışığıyla aradığımız adaleti ve demokrasiyi bu mitinglerimizde bunun güçlü mesajını hep birlikte vereceğiz. Yolumuzdan asla dönmeyeceğiz. Kararlıca, ısrarlıca, bilinçli, örgütlü bir şekilde bu yolu örmeye devam edeceğiz.”

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Zilan Deresi’nde halk buluşması: Barışın sözünü kuruyoruz

Sonraki Haber

LeMan Dergisi’ne saldırı davasında arbede

Sonraki Haber

LeMan Dergisi’ne saldırı davasında arbede

SON HABERLER

Bursa’da iş cinayeti: Elektrik akımına kapılıp düşen işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2026

Katledilen Helin Eren’in annesi: Fail bebeği öldürmekten de yargılansın

Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2026

Mühimmat deposunda patlama: 2 kişi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2026

Özgür Özel: Tedbir kararı engel değil, derhal kurultaya gidilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2026

Demirtaş, Kılıçdaroğlu’yla görüşmeyi reddetti

Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2026

LeMan Dergisi’ne saldırı davasında arbede

Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2026

Hatimoğulları: Çerçeve yasa yasama dönemi kapanmadan Meclis’e gelmeli

Yazar: Yeni Yaşam
23 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır