‘Ey Niştiman’ başta olmak üzere hafızalarda yüzlerce eseriyle iz bırakan Hesen Zîrek, Kürt müziğinin en önemli isimlerinden biridir
Kürt müziğinin hafızasında silinmez izler bırakan Hesen Zîrek, yaşadığı tüm zorlukları ezgilerine taşıyarak Kürt halkının ortak hafızasında yer edindi. Ardında yüzlerce eser bırakan sanatçı, sürgünler, yasaklar ve baskılar arasında geçen yaşamına rağmen Kürt müziğinin en güçlü seslerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Hesen Zîrek (Hesen Abdullah), 1921 yılında Rojhilat Kürdistan’ın Bokan kentine bağlı Hermele köyünde dünyaya geldi. Henüz çocuk yaşlarda hayatın ağır yüküyle tanışan Zîrek, küçük yaşta babasını kaybetti. Yoksul bir ailede büyüyen Zîrek’in ailesi, babasının ölümünden sonra Seqiz’e taşındı. Çocuk yaşlarda köylerde çobanlık ve seyislik yapan Zîrek, yaşamını sürdürebilmek için uzun yıllar farklı işlerde çalıştı. Verdiği yaşam mücadelesinin ardından yeniden doğduğu köy olan Hermele’ye döndü. Ancak burada köy ağasının halka yönelik baskı ve zulmüne tanıklık etmesi üzerine köyünü ve ülkesini terk ederek Irak’ın başkenti Bağdat’a gitti.
Bağdat’ta bir meyhanede çalışmaya başlayan Zîrek’in güçlü sesi kısa sürede çevresindekilerin dikkatini çekti. Sahneye çıkmasıyla birlikte ünü kulaktan kulağa yayıldı. Sanat yaşamındaki dönüm noktalarından biri ise Adil İrfan ile tanışması oldu. İrfan’ın desteğiyle Bağdat Radyosu’nda çalışmaya başlayan Zîrek, ilk bestelerini burada kayıt altına aldı.
‘Ey Niştiman’ marşını besteledi
Daha sonra memleketi Bokan’a dönen sanatçı, ardından Mahabad’a geçti. Aynı süreçte Mahabad Kürt Cumhuriyeti kuruldu. Zîrek, Mahabad Cumhuriyeti’nin mücadelesini ve halkın direnişini ölümsüzleştirmek amacıyla daha sonra büyük ün kazanacak olan “Ey Niştiman” marşını besteledi. Mahabad Cumhuriyeti’nin yıkılmasının ardından Tahran Radyosu’nda çalışmaya başlayan Zîrek, sanat üretimini burada sürdürdü. 1966 yılında eserlerinin bir bölümünü kayıt altına almak amacıyla İran’da yaşadığı dönemde eşi Mediya Zandi’nin yardımıyla “Çirîkey Kurdistan” (Kürdistan’ın Çığlığı) adlı bir şarkı/biyografi kitabı yayınladı.
SAVAK’ın işkencelerine maruz kaldı
Şahlık döneminde Kürtçe yayın yapmak yasak olduğundan, İran istihbarat teşkilatı SAVAK tarafından “devlete karşı casusluk yapmak” suçlamasıyla hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Bunun üzerine Hesen Zîrek, tutuklanmamak için Güney Kürdistan’a geçti. Güney Kürdistan topraklarına sığındıktan sonra Irak hükümetine resmi olarak oturum ve sığınma talebinde bulundu. Ancak dönemin Irak hükümeti sanatçının bu isteğini reddetti. Ülkeye yasa dışı yollarla girdiği gerekçesiyle altı ay hapis cezası verildi. Irak’ta 6 ay hapis yattıktan sonra SAVAK’a teslim edilen Hesen Zîrek, istihbaratın hücrelerinde ağır fiziksel ve psikolojik işkencelere maruz kaldı. SAVAK, onu Kürt siyasi hareketleri ve yabancı devletler adına ajanlık yapmakla suçlamış, günlerce süren sorgularda işkenceye maruz bıraktı. SAVAK, Zîrek’in yıllarca emek verdiği Tahran Radyosu’ndaki işine son verdi ve İran genelinde devlet radyolarında çalışması yasakladı.
Yüzlerce eser üretti
Sanat yaşamı boyunca Tahran, Kirmaşan ve Bağdat radyolarında Kürtçe klamlar seslendiren Zîrek, söz ve müziği kendisine ait yüzlerce eser üretti. Yanı sıra Kürt edebiyatının önemli isimlerinden Pîremêrd, Hêmin, Nalî, Wefayî, Seyyid Kamil İmamî, Kurdî ve Ahmed Herdî’nin şiirlerini de besteleyerek farklı isimlerle seslendirildi.
Eserleri Türkçeleştirildi
Hesen Zîrek’in eserlerinin bir bölümü yıllar içinde farklı dillere uyarlanarak seslendirildi. Sanatçının Mahabad Kürt Cumhuriyeti için bestelediği ve 1947 yılında kayıt altına aldığı “Ey Niştiman” marşı, sonraki yıllarda Türkçeye uyarlanarak Türkçeleştirildi. Yine Zîrek’in eserlerinden “Yallah Şufer”1980 yılında aslen Irak Türkmeni olan Abdurrahman Kızılay tarafından Türkçeleştirildi. Ardından ise İbrahim Tatlıses tarafından kaynak gösterilmeden Türkçeleştirildi.
“Nesrîn Emrîm Bihare” adlı klamı ise Türkçede “Ağlama Yar” adıyla, “Cwanê Leyla-Çavuz Kızı Leyla” şarkısı Özcan Deniz’in albümünde “Çavuş Kızı Leyla” olarak Türkçeleştirildi. Zîrek’in Eman Doxtor-klamı da Candan Erçetin tarafından 2005 yılında çıkardığı albümde “Aman Doktor” olarak yer aldı.
Ardında bin 500 eser bıraktı
Müzikten uzak kalmakta zorlanan Hesen Zîrek’e 1972 yılında kanser teşhisi kondu. Hastalığını uzun süre çevresinden gizleyen sanatçı, 26 Haziran 1972 tarihinde yaşamını yitirdi. (Kimi kaynaklar Zîrek’in kanserden değil SAVAK tarafından yavaş yavaş etki eden bir zehirle zehirlendiğini belirtiyor. ) Zîrek, vasiyeti üzerine doğup büyüdüğü Bokan’da defnedildi. Yaşamı boyunca siyasi baskılar, sürgünler ve ekonomik zorluklarla mücadele eden Hesen Zîrek, geride yaklaşık bin 500 eser bıraktı. Aradan geçen onlarca yıla rağmen eserleri Kürt müziğinin en önemli mirasları arasında yer almayı sürdürüyor.
Haber: Zeynep Durgut \ MA









