Dil aktivisti Muhittin Altın, anadil kullanımı hakkında ‘Kürt toplumunun dili koruma ve geliştirme konusunda eksiklikleri bulunuyor. Herkesin kendi bulunduğu yerde Kürtçe için sorumluluk alması gerekiyor’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihindeki çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin temel talepleri arasında bulunan Kürtçenin statüsü meselesi gündemdeki yerini koruyor. Bu kapsamda çok sayıda eylem ve etkinlik düzenlenirken, son olarak 27-28 Haziran’da Demokratik Dil Kurumları tarafından Amed’de “Statüden eğitime kadar müzakere için yeni bir çerçeve” şiarıyla bir konferans düzenlendi.
Konferans katılımcılarından biri de Nisan 2025’te 32 yıllık tutsaklığın ardından cezaevinden tahliye olan dil aktivisti ve araştırmacı Muhittin Altın. Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasının önündeki engellerin dilin gelişimini durdurduğunu dile getiren Muhittin Altın, bunun yeni kuşaklara anadilin aktarılmasını zorlaştırdığını ve dilin yok olma tehlikesini büyüttüğünü belirtti.
Süreç kapsamında Kürt dilinin de temel müzakere başlıklarından biri olması gerektiğine dikkat çeken Muhittin Altın, Kürtlerin kendi içinde de dil konusunda ortak bir tartışma ve çalışma zemini oluşturmasının önemine değindi. Farklı kurum ve çevrelerin yürüttüğü çalışmaların birbirini tamamlaması gerektiğini ifade eden Muhittin Altın, “Bu asimilasyon politikalarına karşı ortak mücadeleyi güçlendirecektir” diye belirtti.
‘Herkes Kürtçe için sorumluluk almalı’
Konferansın yalnızca Kürtçeyi korumaya değil, dili geliştirmeye ve yaşamın her alanında yaygınlaştırmaya odaklandığının altını çizen Muhittin Altın, konferansta bu yönde güçlü bir iradenin ortaya çıktığını söyledi. Altın, “Kürtçe tarihi ve zengin bir dildir. Hak ettiği konuma ulaşması için ortak çalışmaların büyütülmesi gerekiyor” dedi. Muhittin Altın, “Ancak sorumluluk yalnızca devlet politikalarına yüklenemez. Kürt toplumunun da dili koruma ve geliştirme konusunda eksiklikleri bulunuyor. Herkesin kendi bulunduğu yerde Kürtçe için sorumluluk alması gerekiyor. İnisiyatifimizi kullanalım, dilimiz için adımlar atalım. Duyarsızlığımız ve umursamazlığımız kabul edilemez” şeklinde konuştu.
Kaynak: MA









