Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edildiği ana ait çıkan fotoğraflara işaret eden Şêx Seîd Derneği Sekreteri Azad Zal, gerçeğin fotoğraflarla sınırlı kalmaması ve cenazelerin de çıkarılıp, ailelerine teslim edilmesi gerektiğini belirtti
Berlin Freie Üniversitesi’nde akademisyen olan tarihçi Dr. Sedat Ulugana, 1937-38 Dêrsim direnişinin öncüsü Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam edildiği ana ait fotoğrafları ortaya çıkardı. 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyid Rıza ile arkadaşlarının idam edilişi, 89 yıldır mahkeme fotoğrafları, dönem basını, tanık anlatıları ve sözlü rivayetler yoluyla bilinse de; idam anı ve hemen sonrasının fotoğrafı, şimdiye kadar kamuoyuna yansımamıştı. Ortaya çıkan fotoğraflar Kürtler arasında büyük yankı uyandırırken, birçok kesim Seyid Rıza ile Şêx Seîd ve arkadaşları olmak üzere tüm kayıpların mezar yerlerinin açıklanması çağrısı yaptı.
‘Cenazelerimiz nerede?’
Fotoğraflara dair değerlendirmelerde bulunan Şêx Seîd Derneği Sekreteri Azad Zal, açığa çıkan gerçeğin fotoğraflarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Şêx Seîd ile arkadaşlarının katledilişinin üzerinden 101, Seyid Rıza ile arkadaşlarının katledilişinin üzerinden ise 89 yıl geçtiğini hatırlatan Azad Zal, devletin olayları gizli bırakmak istediğini kaydetti. Bunun bir devlet politikası olduğuna dikkat çeken Azad Zal, “Halkların değerlerinin halk tarafından savunulmasını istemiyorlar. Kürtlerin önderleri idam edip, cenazelerini kaybediyor, görülmesini istemiyor. Çünkü bunlar değerdir, Kürtleri bir araya getiriyor. Biz dernek olarak cenazelerimizi bulmanın davasındayız. Cenazelerimiz nerede? Gerçeklik hiçbir şekilde kaybolmaz. İster gizlensin ister kaybedilsin, gerçekler illa ortaya çıkar. Bir gerçek var; Kürt halkı var, halkların mücadelesi var” diye konuştu.
Çıkan belgelerin özür dilenmesine vesile olması gerekiyor
Seyid Rıza ve arkadaşlarının idam fotoğraflarına işaret eden Azad Zal, “Bunu iki şekilde değerlendirebiliriz; birincisi, gerçekler asla gizli kalmıyor. İkincisi, bu fotoğraflar niye çıktı, nasıl çıktı, buna nasıl yaklaşmak gerekiyor? Bu tür belgelerle, gerçekler de ortaya çıkmalı. Kürt önderlerinin cenazeleri ailelerine, halka teslim edilmeli. Umut ediyoruz ki bu çıkan belgeler, diğer gerçeklikleri de ortaya çıkarsın. Devletlerin sistemi hiçbir hareketini belgesiz bırakmıyor. Arşivleri her zaman var. Ama gizlenen şeyler var. Neden gizli bırakılıyor? Çünkü bu dava bitmemiş” diye konuştu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Azad Zal, yaşananların kabul edilip, özür dilenmesi gerektiğini belirterek, ekledi: “Bazı şeylerin yerini tutmaz, o canları geri getiremezsin ama bu topraklarda insanların rahat, özgür yaşayabilmesi, diliyle konuşabilmesi için bu çıkan belgelerin özür dilenmesine vesile olması gerekiyor. Bu özür için de cesaret gerekiyor. Yüz yıldır hala o cesaret yok.”
Gerçekler ortaya çıkarılsın
Azad Zal, “Şêx Seîd Derneği ve bir Kürt olarak, bu ortaya çıkan belgelerin Kürt halkının içinde yanan ateşe su dökülmesine vesile olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çıkan fotoğraflarla kalmamasını umut ediyoruz. Kayıpların kemiklerinin –Kürtlerin önderlerinden tut tüm kayıpların – bulunmasını umut ediyoruz. Halka, ‘Şêx Seîd ve Seyid Rıza’nın aileleri bir araya gelirse, o zaman bir gerçeklik ortaya çıkar’ diyor. Gerçek kendiyle birlikte birçok şeyi de beraberinde getirecek; özgürlüğü, başarıyı, rahatlığı, umudu getirecek. O açıdan bu önderlerin torunları ve Kürt halkının umudunu her açıdan yükseltecek olan cenazelerin bulunmasıdır. Devletin arşivinde her şeyin olduğunu biliyoruz, bunları çıkarsın” ifadelerini kullandı. “Bundan sonra bu şekilde önümüze çıkan fotoğrafların; halkların el ele verdiği, özgür bir şekilde yaşadığı fotoğraflar olmasını istiyoruz” diyen Azad Zal, gerçeklerin ortaya çıkmasını istedi.
Kaynak: MA









