• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Dedeoğulları Davası: Faili belli adaleti meçhul

28 Temmuz 2026 Salı - 00:00
Kategori: Manşet, Savunmanın Sözü, Yazarlar

Savunduğumuz, ‘Kırmızı Pazartesi’ye itiraz ettiğimiz gerçeklik ise; sayılan ve sayılamayan birçok ırkçı saldırının aynı kaynaktan beslendiğiydi. Bu kaynak; onlarca yıldır Kürdün yaşam hakkını yok sayan, ona varlık hakkı tanımayan, Kürdün varlığına-varoluşuna yönelen her saldırıyı cezasızlık zırhına sığdıran anlayışın ta kendisiydi

Avukat Ebru Akkal*

Geçtiğimiz aylarda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklaması ile haberdar olduğumuz bir daire başkanlığı kuruldu: Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı. Bakan yaptığı açıklamada; 638 faili meçhul dosyanın yeniden gündeme alınarak “özel çalışma ekipleri” kurulduğunu, acılı ailelerin yüreğine su serpmeyi en büyük önceliklerden biri olarak gördüklerini ifade etmişti. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, raflarda tozlanmış dosyaları indirip “faili” ararken, 30 Temmuz 2021 tarihinde Konya’nın Meram ilçesinde yitirdiğimiz yedi canın, Dedeoğulları ailesinin katledilmesinin 5. yıldönümündeyiz. Faili belli olan Dedeoğulları katliamında meçhule karışan adalet ve hakikat arayışı ise hâlâ sürüyor. Derece mahkemeleri nezdinde bu dava, tetikçi olarak kabul ettiğimiz bir kişinin ceza almasıyla “kapanmış” gibi görünse de, kamuoyu için adalet hâlâ büyük oranda “meçhul”.

Konya’nın Meram’da ikamet eden Dedeoğulları ailesine mensup Yaşar Dedeoğulları, İpek Dedeoğulları, Sibel Dedeoğulları, Serpil Dedeoğulları, Serap Dedeoğulları, Barış Dedeoğulları ve Metin Dedeoğulları bundan 5 sene önce 30.07.2021 tarihinde evlerinin bahçesinde tetikçi Mehmet Altun tarafından ırkçı saiklerle katledildiler.

Komşuları olan Keleş ve Çalık aileleri tarafından 10 senedir sistematik olarak ırkçı saldırılara maruz kalan aile; ilk olarak 12.05.2021 tarihinde evlerinin bahçesinde her iki ailenin neredeyse tüm fertlerinin taş, sopa ve fişeklerle katıldığı bir saldırıya uğradı ve ağır şekilde yaralandılar. Bu saldırı kamuoyuna güçlü bir biçimde yansıdı, aile fertleri yaralı halleri ile basına seslerini duyurmaya çalıştı, saldırının ilk olmadığını ve önlem alınmasını istediklerini haykırdılar.  Sonraki aşamada Dedeoğulları ailesinin koruma talepleri yanıtsız bırakılırken, Keleş ve Çalık ailelerine derhal koruma tedbiri tesis edilmiş, mağdur ailenin koruma talepleri ilgili birimlere iletilmemişti. Kolluk görevlileri tarafından “şüphelilerin de yaralanmış olmaları nedeniyle mağduriyetleri” şeklindeki gerekçe ile alınan koruma tedbirleri hayati tehlike geçiren mağdurlar hakkında talep edilmemişti. Olay tarihinde ağır yaralanan Yaşar Dedeoğulları o dönem alınan ifadesinde şahıslarla aralarında 10 yıldır husumet olduğunu, husumetin sebebinin Kürt olmalarından kaynaklandığını, faillerin kendilerine saldırırken “Kürtleri burada barındırmayacağız, sizi buradan kaldıracağız” dediğini ifade etmişti. Yine ailenin 12 Mayıs saldırısından sonra CİMER üzerinden defalarca başvuru yaptıkları, can güvenliklerinin olmadığını bildirdikleri dosyaya giren can yakıcı delillerdi.

Basına yansıyan sürecin en başından itibaren gerek o dönemki hükümet yetkililerinin gerekse de Konya Cumhuriyet Başsavcılığının olayın aydınlatılmasının ve ırkçı saiklerin cezalandırılmasının önünü kesen açıklamaları ve yaklaşımları, 30.07.2021 tarihinde 7 kişilik bir ailenin katledilmesi ile sonuçlandı.

30 Temmuz 2021 tarihinde tetikçi Mehmet Altun, öncesinde geçirdiği 45 günlük “kamp” döneminde delillerini ortaya koyduğumuz kişi ya da kişilerle birlikte yaptığı planlamalarla Dedeoğulları ailesinden 7 kişiyi kendi evlerinin bahçesinde tek tek katletti, evi ateşe verdi ve elini kolunu sallayarak kayıplara karıştı. Plan o kadar iyi yapılmıştı ki, 12 Mayıs 2021 saldırısı sonrası ailenin hayatta kalan tek ferdi olan Çetin Dedeoğulları güvenlik önlemi almak için eve kamera taktırmasaydı Mehmet Altun’ un tespiti dahi mümkün olmayabilirdi. Aile katledilmeden hemen önce Konya Cumhuriyet Başsavcılığı 12 Mayıs 2021 tarihli olayla ilgili takipsizlik kararı vermişti. Katliamdan sonra Savcılık, kendi takipsizlik kararına itiraz etmek zorunda kaldı.

Hem 12 Mayıs saldırısı hem 30 Temmuz katliamına ilişkin yargılamalar sancılı sürdü. Ailenin hayatta kalan tek ferdi Çetin Dedeoğulları acısı ve adalet arayışını hukuk mercilerine inanarak sürdürürken duruşma salonunda çevik kuvvetin saldırısına uğradı, çok defa duruşma salonundan atıldı. Sanıkların teşrif dahi etmediği duruşma salonunda Dedeoğulları ailesi, barolar ve sivil toplum örgütleri herkesin gördüğü gerçeği mahkeme heyetinin görmeyişine isyan ediyordu. Tetikçinin SEGBİS ile bağlandığı duruşmalarda yüzündeki müstehzi gülüş ise yaptığından hiç pişman duymadığını anlatmaya yetiyordu. Neticede bağlantılı bu iki olay; 12 Mayıs saldırısı ve 30 Temmuz katliamına ilişkin davalar her duruşma sunulan taleplere rağmen apayrı iki olaymış gibi sürdürüldü. 12 Mayıs saldırılarına ilişkin davada sanıklara hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan cezalar verilirken; 30 Temmuz katliamına ilişkin tetikçi Mehmet Altun dışında tüm sanıkların beraatine karar verildi.

Dosya içerisinde olaydan hemen sonra Mehmet Altun ile kolluk görevlilerinin 30 dakikalık görüşme kayıtlarının olduğu ve bunun dosyadan çıkarıldığı tespit edilmesine ve 12 Mayıs saldırısından sonra gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için 30 Temmuz katliamının gerçekleştiğine dair somut delil ve olguların olduğu sunulmasına rağmen olayda ihmali ya da kusuru bulunan hiçbir kamu görevlisi hakkında işlem yapılmadı. Mehmet Altun’ un katliamdan önce 45 günde 22 farklı şehir gezmesi, irtibatta olduğu aile üyeleri ile görüşmeleri, norm-dışı güçlerin Mehmet Altun’ la olan irtibatı derece mahkemelerinin tamamınca görmezden gelindi. Keleş ve Çalık ailelerinin kendi aralarında kurdukları “Mahkeme” adlı WhatsApp grubunda “Kürtler uslandı mı?” gibi ifadelerle taşıdığı saikler ve suç üstlenme planları yaptıkları dosyadaki kayıtlarla sabit olmasına rağmen gözardı edildi. Dosyalar şu anda Anayasa Mahkemesi önünde, Dedeoğulları ailesinin yaşam hakkının ihlal edildiği talebi ile beklemede.

2021 yılı ırkçı saldırılar açısından özel bir yıldı. Aynı yıl 17 Haziran 2021 tarihinde Deniz Poyraz çalıştığı HDP İzmir İl Binasında Onur Gencer tarafından katledildi. 28 Temmuz tarihinde Ankara Elmadağ ilçesinde Kürt bir aileye saldırıldı ve aile Elmadağ’dan göç etmek zorunda bırakıldı. Dedeoğulları ailesi katledilmeden 10 gün önce 21 Temmuz 2021 tarihinde yine Konya Meram ilçesinde en az 60 kişi olan ırkçı bir grup tarafından Kürt bir aileye silahla saldırıldı. Saldırıda aile fertlerinden 43 yaşındaki Hakim Dal öldürüldü. Yine aynı yıl 20 Temmuz tarihinde Ankara Altındağ ilçesinde Karslı Kürt bir aileye saldırıldığı basına yansıdı. Bu olayların tamamı hakkında etkili bir soruşturma ya da kovuşturma süreci yürütülmedi. Görünürde verilen cezalar ve yapılan yargılamalar kamunun vicdanında en ufak bir adalet inancı doğurmadı.

2021 yılının bu tablosu o dönemki hükümet yetkililerinin açıklamalarının aksine yaşananların “münferit” olmadığını gösteriyordu. Takip edilen her davada mağdur/müşteki olmamıza rağmen “savunma” pozisyonuna sürüklenmemiz ise bu gerçeğin görmezden gelinmesinden kaynaklandı. Savunduğumuz, “Kırmızı Pazartesi”ye itiraz ettiğimiz gerçeklik ise; sayılan ve sayılamayan birçok ırkçı saldırının aynı kaynaktan beslendiğiydi. Bu kaynak; onlarca yıldır Kürdün yaşam hakkını yok sayan, ona varlık hakkı tanımayan, Kürdün varlığına-varoluşuna yönelen her saldırıyı cezasızlık zırhına sığdıran anlayışın ta kendisiydi. Kürdün, Türkün, Alevinin, Ermeni’nin yüzlerce yıllık bir arada yaşama deneyiminin üstünü betonla örtmek isteyen, toplumsal ayrışmadan beslenen ve varlığını ancak böyle sürdürebilen bu anlayış, kendisini en çok mağdurlarının Kürtler, Aleviler, kadınlar, ezilenler olduğu davalarda gösterdi.

Bu anlatımlardan Bakanlığı’ nın kurduğu Faili Meçhul Daire Başkanlığı’na dönersek; kuşkusuz soruşturma aşamasında faili tespit edilemeyen, eksik soruşturma ile kaldırılan dosyaların tekrar açılması önemli bir adım olarak kabul edilebilir. Ancak gerçek bir adalet sağlanacaksa Dedeoğulları, Sivas, Deniz Poyraz, 10 Ekim ve daha onlarca davada görünürdeki faillerin arkasında yer alan norm-dışı güçlerin tespit edilmesi açık bir zorunluluktur. Gerçek adalet, sadece tetiği çekenin değil, o silahı onun eline verenlerin, onu bu suça azmettirenlerin ve ihmalleriyle bu katliama zemin hazırlayan tüm sorumluların yargılanmasıyla sağlanacaktır. Dedeoğulları ailesinin kanlı kıyafetleri, adli emanetlerde birer utanç belgesi olarak duruyor. Yapılması gereken zor değildir; hakikat en çıplak haliyle gözümüzün önündedir. Adaletin artık “meçhul” olmadığı, kimliğinden dolayı kimsenin yok edilmediği bir hukuk düzeni tesis etmek için yok edilmesi gereken insanlığın temeli değil, cezasızlık duvarıdır.

ÖHD’li Avukat Ebru Akkal

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Gülistan Doku soruşturması: Tuncay Sonel ve 2 kişi hakkında yeniden tutuklama kararı

Sonraki Haber

Pozitif hukuka doğru bir başlangıç

Sonraki Haber

Pozitif hukuka doğru bir başlangıç

SON HABERLER

Bugünkü dersimizin konusu ‘kapitalizm’…

Yazar: Yeni Yaşam
28 Temmuz 2026

İşkenceciler AK’landı!

Yazar: Yeni Yaşam
28 Temmuz 2026

Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Temmuz 2026

Pozitif hukuka doğru bir başlangıç

Yazar: Yeni Yaşam
28 Temmuz 2026

Dedeoğulları Davası: Faili belli adaleti meçhul

Yazar: Yeni Yaşam
28 Temmuz 2026

Gülistan Doku soruşturması: Tuncay Sonel ve 2 kişi hakkında yeniden tutuklama kararı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Temmuz 2026

CENTCOM: İran ablukasında 17 ticari gemi rotasını değiştirdi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır