AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturmaların toplumsal dayanışma duygusunu zedelediğini belirten kapatılan Sarmaşık Derneği başkanı Şerif Camcı, devletin politikalarının yoksulluğu üreten sistemi değiştirmediğini belirterek, toplumsal dayanışma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi
AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturma kapsamında aralarında şarkıcı Haluk Levent’in de bulunduğu 28 kişi tutuklandı. Milyonlarca TL’lik yardımların yapıldığı derneğe kayyım atanması halkta güven sorunu oluştururken, yoksulluk hali ve afet gibi durumlarda toplumsal dayanışmanın nasıl sağlanması gerektiğine dair de tartışma açığa çıktı.
Amed’de 2006 yılında sivil toplum örgütleri, emek ve meslek örgütleri, yerel yönetimler ve siyaset, sanatçılar tarafından kurulan Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (Sarmaşık Derneği) Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 22 Kasım 2016 tarihinde kapatıldı. Derneğin o dönem başkanı olan Mehmet Şerif Camcı, konuya dair değerlendirmelerde bulundu.
Dayanışmayı komünal yapılarla örmek
Sarmaşık Derneği ile hak temelli ve toplumun kendi dayanışma gücüne dayanan alternatif bir model geliştirildiğini belirten Şerif Camcı, devletin izin verdiği destek mekanizmalarının ise yoksulluğu beslediğini dile getirdi. Sarmaşık’ın klasik yardım anlayışını reddettiğine dikkat çeken Şerif Camcı “İnsanlığın özünde var olan o toplumsal dayanışmanın bir anlamda komünal yapılarla nasıl örülebileceğini ve nasıl yaşam bulacağına dair önemli bir deneyim, örnek ve model diye nitelendirebiliriz” diye belirtti.
Sarmaşık Derneği’nin sadece Amed ile sınırlı kalmadığını söyleyen Şerif Camcı, yurttaşın yurttaşla dayanışmasını esas aldığını ve karşılaştıkları baskılar olmasaydı bu modelin çok daha geniş kesimlere ulaşabileceğini vurguladı.
‘Dayanışma ve güven zedeleniyor’
AHBAP Derneği’ne yönelik soruşturmanın hukuki sonucunun beklenmesi gerektiğini belirten Şerif Camcı, buna rağmen bu tür soruşturmaların toplum üzerindeki etkisinin şimdiden ortaya çıktığını söyledi.
Şerif Camcı, “Bu tür dosyalar ister haklı ister haksız olsun toplumda dayanışmaya ilişkin güveni zedeliyor. İnsanlar yardım etmekten çekinmeye başlıyor. Bunun zararı yalnızca ilgili derneğe değil, toplumun ortak yaşam kültürüne oluyor” şeklinde konuştu. Şerif Camcı ayrıca, geçmişte Deniz Feneri davası gibi örneklerin de toplumdaki dayanışma duygusuna zarar verdiğini söyledi.
‘Yoksulluk tüm toplumsal sorunların temelinde’
Kürdistan’da yaşanan ekonomik yıkımın yalnızca sosyal bir sorun olmadığını dile getiren Şerif Camcı, yoksulluğun Kürt toplumunu siyasal taleplerinden uzaklaştıran bir araca dönüştürdüğünü belirtti.
Sarmaşık deneyiminin yalnızca geçmişte kalmış bir model olmadığını belirten Şerif Camcı, “Yaşadığımız bütün toplumsal sorunların odağında yoksulluk bulunuyor. Evet, Kürt sorununun çözümü, içinde bulunduğumuz yeni dönem, buna dair umutların yeşermiş olması, belli bir sonuç da alacağını umut ediyoruz ama şu an yaşadığımız bütün sosyal kötülüklerin kaynağında madde bağımlılığı, fuhuş, benzeri bütün mafyatik çete örgütlenmeleri ve yoksulluk bulunuyor” diye belirtti.
‘Dayanışma ağları büyütülmeli’
Kürt sorununun siyasal çözümünün yanı sıra eş zamanlı yoksullukla mücadele konusunda da toplumun duyarlı olması gerektiğini belirten Şerif Camcı, toplumsal dayanışma ağlarının yeniden büyütülmesi gerektiğini ifade ederek, ekledi:
“Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin gelişmeler kadar yoksullukla mücadele ve dayanışma mekanizmalarının güçlendirilmesi de önümüzdeki dönemin temel başlıklarından birisi olması gerekiyor.”









