• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

Ceuta ve Kürtler: İspanya’nın zor sınavı

3 Ağustos 2026 Pazartesi - 23:00
Kategori: Dünya, Manşet

İspanya’ya mülteci akını Trump’ın krala övgüsünden sonra başladı. Trump ve yardımcısı James David Vance için büyük bir fırsattı. Kasım 2026 Kongre seçimleri öncesi iç politikada bir göçmen karşıtlığı kozu eline alma fırsatı yakalamış oldu

Kriz İspanya’nın deniz aşırı sömürgelerine dair tartışmaları ve kaderini tayin hakkı ve bağımsızlık konusunu tetikleyip alevlendirecektir. Çünkü Ceuta ile Melilla, Akdeniz kıyısında İspanya’ya bağlı iki özerk bölge ve Fas’la bitişik

Mehmet Ali Çelebi

İspanya temmuzun son günü büyük bir şok dalgası yaşayınca AB ülkelerinde alarm zilleri çaldı. Mülteciler Türkiye dahil çok sayıda ülke tarafından öteden beri askeri, siyasi, ekonomik hedefler için silah olarak kullanılıyordu. Birçok ülke “mülteci kartı”nı şantaja çevirmiş, iç ve dış politikada sıkışıklık yaşadıklarında kartı masaya sürüyorlardı. Böylece mülteci akınından çok korkan AB ülkelerinin, ABD gibi NATO ülkelerinin desteğini devşiriyorlardı, her tuttukları mülteci için para alıyorlardı.

Fas Kralı VI. Muhammed de, 30 Temmuz 2026’da AKP yönetiminin Şubat 2020’deki taktiğini uyguladı ve mültecilere yol vererek yeni bir krizi yükseltti. Büyük kısmı genç olan Faslılar, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı olan ve Fas’la bitişik Ceuta (Sebte) Özerk Bölgesi’ne akın etti.

Gençler önce sınır kapısının ve duvarın ayırdığı Fenidek’e (Fnideq) geldi, oradan denize atlayıp yüzerek Ceuta’da karaya çıktı. VI. Muhammed’in de-facto onayıyla aniden on binlerce mülteci denizden yüzerek ya da duvar/tel örgüleri aşarak Ceuta’ya geçti. 100 kadar kişi boğularak ya da düşerek hayatını kaybetti. İspanya silahlı kuvvetleri takviye asker-polis gönderdi. Fas ile olan Tarajal Sınır Kapısı çevresinde önlemler artırıldı. 500 metre uzunluğundaki yüzer güvenlik bariyeri kondu denize. (AKP de AB’den siyasi ve finans desteği almak için 28 Şubat 2020’de Edirne’deki sınır kapılarını açmış Suriyeliler AB üyeleri Bulgaristan ve Yunanistan sınıra akın etmişti.)

Mariano Rajoy’dan sonra 2 Haziran 2018’den beri İspanya Başbakanı olan Pedro Sanchez, bölgeye geçti, incelemelerde bulundu. İspanyol Sosyalist İşçi Partisi ve Başbakan Sanchez, Sebte’de gazetecilere yaptığı açıklamada “Bu, eşi benzeri görülmemiş bir durumdur. Dün olan şey, İspanya’nın toprak bütünlüğüne yönelik bir saldırı ve ihlaldir” dedi. (TRT Haber/31.07.2026)

İtalya İspanya ile olan Schengen’i askıya aldı, ki imaj törpüleyiciydi. Çünkü Schengen 27 AB ülkesi arasında pasaportsuz serbest dolaşımı sağlayan sistemdi.

Trump’ın krala övgüsü

Avrupa ülkelerinde şok dalgası yaratan ani göç akını nasıl tetiklendi? ABD’de Kongre seçimlerine birkaç ay kala mülteci politikası ve İran savaşı, NATO bağlamlı olarak İspanya’ya ders vermek isteyen ABD Başkanı Trump’ın ve İsrail’in etkisi var mıydı?

İspanya’ya mülteci akını Trump’ın krala övgüsünden sonra başladı.  Daha göç başlamadan Trump’ın hesabında övgüyü gördüğümde kendi kendime “Fas’la ne işi olabilir. Neden bu övgüler?” demiştim. Dumanın altından alevler çık geçmeden parladı.

Göç dalgası söylentilerle başladı. İnternet ve sosyal medyanın sistemleri nasıl altüst edici şekilde kullanılabileceğinin bir örneği yaşandı. Önce sosyal medyada denizde yakalanan göçmenlerin acil geri gönderilmesini zorlaştırdığı, bunun için İspanya Yüksek Mahkemesi’nin bir hüküm verdiği yayıldı. Yoksullaştırılmış, eğitimden uzak tutulmuş, insanca yaşatabilecek bir iş ortamı sağlanamamış gençler Fas’la kara bağlantısında sert önlemler olduğu için Ceuta’ya geçmek için ölümü göze alıp denize atlıyordu. Burasını Avrupa kıtasına geçiş kapısı olarak gören gençlere yenileri eklenince onbinleri buldu.

Göçmenler bir koz

Mülteci akını Sanchez’in ensesinde boza pişirmeye çalışan, her fırsatta çelme atmaya kalkışan, insani değerlerle ilgileri kopmuş, ırkçılık-para eksenli bir dünya için askeri güç ve vergi kartını kullanan ABD Başkanı Trump ve yardımcısı James David Vance için büyük bir fırsattı. Anketlere göre desteği yüzde 32’lere kadar düşen Trump, Kasım 2026 Kongre seçimleri öncesi iç politikada kartları yeniden dağıtma, yeni bir göçmen karşıtlığı kozu eline alma fırsatı yakalamış oldu.

Başbakan Pedro Sanchez, Gazze ve Batı Şeria politikalarını eleştiriyor, Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlere son verilmesi, Gazze’de operasyonların durması, Gazzelilerin evlerine dönüşünün sağlanması gerektiğini, başkenti Doğu Kudüs olan, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’yı kapsayan bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini söylüyordu.  Bir Küresel Sumud Filosu, Ağustos 2025’te İspanya’dan kaldırılmış,  Sanchez, İspanya Donanması’nda devriye gemisi Furor’u da koruma için 26 Eylül 2025’te sefere çıkarmıştı.

Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a savaş açmasını da uluslararası hukuka aykırı, büyük hata olarak adlandırmıştı. Aslında koalisyon ortağı sol ittifak Sumar’ın etkisiyle bu noktaya gelmişti, yoksa ondan da uzak dururdu.

Sanchez’in bu rotası Trump’ın ve İsrail’in tepkisini çekiyordu. Trump, Rota Üssü ve Moron Üssü’nü İran’a harekat için kullandırmaması ve NATO’nun GSYİH’nin yüzde 5’i oranındaki yeni savunma harcamasına yanaşmadığı gerekçesiyle 8 Temmuz 2026’da İspanya ile ticari ilişkileri durdurma talimatı vermişti. Trump’ın mülteci akını öncesi Truth Social’den Fas kralına övgüler paylaşması, yine akın başladıktan sonra övgülerle dolu twetler atmayı sürdürmesi dikkat çekiciydi. (Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da övgüler düzüyordu zaman zaman. Ardından istediğini Ankara’ya yaptırıyordu.)

Ve mülteci akını başladıktan sonra İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Danny Danon da “Belki bize ders vermeye devam etmeden önce Afrika’da neden yerleşim bölgeleri kurduğunu dünyaya açıklamasının zamanı gelmiştir” açıklaması yaptı. İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente de “Görünüşe göre her şey giderek daha net hale geliyor” yanıtı verdi. (AA/31 Temmuz 2026)

Dolayısıyla Trum-Vance, Sanchez’in koalisyonunu da devirme ihtimaline yaklaşmış oldu. Beyaz Saray, ABD Dışişleri Bakanlığı, mülteci akınını propagandaya dönüştürüp ABD’nin mülteci karşıtı politikalarının doğru olduğunun görüldüğünü iddia ettiler.

İspanya’nın sömürge yolu

Kriz İspanya’nın deniz aşırı sömürgelerine dair tartışmaları ve kaderini tayin hakkı ve bağımsızlık konusunu tetikleyip alevlendirecektir. Çünkü Ceuta ile Melilla, Akdeniz kıyısında İspanya’ya bağlı iki özerk bölge ve Fas’la bitişik. Yine İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları da Fas’ın güney açıklarında ve Sahar Çölü açıklarında İspanya’ya bağlı özerk bölge. İspanya, 1580’de Ceuta’ya, 1402-1496 arasında Kanarya Adaları’nı, 1497’de Melilla’yı ele geçiriyor ve bir daha çıkmıyor. İspanya’nın katliam, işkence, asimilasyon, yasak politikasını dozu düşse de farklı boyutlarda sürdürdüğü Bask ve Katalan meselesi de vardı.

İspanya masum değildi, halklara karşı karanlık, kirli sicili halkların belleğine, tarihe kayıtlı. Hâlâ yeni bir “tabula rasa” açma, özgürlükler yolunda çığır açmaya uzak. Yani samimi değil. İspanya Nazilerden önce Yahudileri tehcir etmişti. Kraliçe I. Isabel, Kralı II. Fernando, Elhamra Kararnamesi çıkarıp Mart 1492’de Yahudi sürgünü başlatmış. İspanya, Ekim 1492’de de Latin Amerika’da Kızılderililere yönelik soykırım başlatmış. Ve hâlâ sömürgeleri vardı, kaderini tayin hakkına izin vermiyordu. Kolonyalizmi sürdürüyor, yerleşimcilerini, askerini, polisini çekmiyordu. Ceuta, Melilla, Kanarya Adaları, Katalonya, Bask Ülkesi yakıcı örnekler.

Kürtlere yaklaşım

NATO ve AB üyesi olan, Ortadoğu ülkeleri İran, Türkiye, Irak gibi ülkelerle ticari-siyasi-askeri ilişkileri olan İspanya dış politikada Kürtler söz konusu olduğunda da demokrasi, insan hakları, insani değerler, evrensel normlar, uluslararası hukuk ve kaderini tayin hakkı gibi kavramları bir kenara bırakıyordu. İran, en son 2025-26’da Kürtleri idam ederken, Kürtlere karşı katliamlarla sonuçlanan operasyonlar yaparken de İspanya ses çıkarmıyordu. Sanchez, PAK Federe Kürdistan’daki kamplarına İran’ın 19 Temmuz 2026’da yasaklı fosfor bombası attığını açıkladığında da kulağının üstüne yattı.

AKP yönetimi, Suriye’den izin almadan TSK’yi Suriye kentlerine gönderip üsler açtığında, daha sonra bu üsleri cihadist eğitim alanlarına dönüştürdüğünde ve Kürtlere karşı kullandığında desteklemiştir. Suriye’de TSK/SMO/HTŞ, Kürt kentlerine operasyonlar yaparken ve çıkmazlarken ses çıkarmamıştır. İspanya Sur-Cizre’nin bombardıman edilmesini de izlemiştir.

İspanya Başbakanı Mariano Rajoy döneminde Efrîn TSK-ÖSO tarafından ele geçirildikten birkaç ay sonra Sanchez göreve başlamıştı, “çıkın” diye açıklama yapamamıştır. Girê Spî, Serêkaniyê, Qereqozax, Tişrin, Şehba, Minbic, Halep’teki Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine, Der Hafir, Tabka, Rakka, Derazor’a saldırılar olduğunda, katliam ve işgaller gerçekleştiğinde, Ocak 2026’da Kobanê bir kez daha kuşatıldığında Sanchez başbakandı.

Rojava’ya ambargo sürerken

DAİŞ, Cerablus ve Girê Spî’de sınır kapısında kara ölüm bayrağını gönderde tutarken sınır kapılarını açık tutan AKP yönetimi, Qamişlo-Nusaybin Kapısı’ndan Miştenur-Suruç Sınır Kapısı’na kadar sınır kapılarını devrimin başladığı 14 yıldan beri kapalı tutuyor. Rojava’daki Kürtlere ambargo sürerken İspanya yönetimi farkındalık yaratmak için Sumud Filosu kaldırdığı gibi sembolik bir Umut Filosu kaldırmayı düşünmedi. Roboski’de F-16’lar ile çocuklar öldürülürken; BMGK’de de tartışılan Zaxo-Perex Katliam’ı (Federe Kürdistan’da 20 Temmuz 2022’de çocuklar da öldürüldü) yapılırken; Cizre-Silopi-Sur yerle bir edildiğinde çocuklar öldürülürken; Rojava’da BM okulunda SİHA ile çocuklar (18 Ağustos 2022’de Raniya Eta, Zozan Zêdan, Dîlan Izedîn, Diyane Elo öldürüldü) vurulurken; İsrail’den kopyalanmış gibi gazeteciler (Sadece son dönemde Cihan Bilgin, Nazım Daştan, Gülistan Tara, Hero Bahadin, İsam Abdullah, Necmeddin Faysal, Murad Mîrza, Nagihan Akarsel) öldürülürken İspanya ses yükseltmediği gibi Adana’ya Patriotlar ve askerini göndermeye devam etti.

İspanya 73. Ferman’la 3 Ağustos 2014’te yapılan Şengal-Ezdî Soykırımı ve tehcirini tanımamıştır, kadın ve çocukları köleleştirip Türkiye, Irak ve Suriye’de satan cihadistlere destek olan devletlere karşı tutum almamıştır.

Üstüne Patriot verdi

Türkiye ve Cihadist yapılar, Suriye’de Kürtleri hedef alırken İspanya Ocak 2015’ten beri Türkiye’ye Patriot Hava Savunma Sistemi konuşlandırıyordu. Tepkiler artınca Türkiye’nin kritik müttefiki Almanya bile 2003 Körfez Savaşı sırasında konuşlandırdığı Patriotları Aralık 2015’te çekmişti. İçerde, Irak-Federe Kürdistan’da ve Suriye’de, Rojava’da Kürtlere karşı katliamlara, yakın mesafeden suikastlerle, SİHA’larla gazeteciler öldürülürken de İncirlik’teki Patriot füze savunma sisteminin görev süresini uzatıyordu.  Almanya, Mayıs 2026’da da Kürecik’e, Adana’ya Patriot konuşlandırdı. Türkiye, Rojava sınırına hendek kazarken de, Türkiye İran ve Rojava’da Kürtler arasında İsrail’in Utanç Duvarı gibi duvarlar örerken de İspanya sessiz kaldı. Sanchez’in başbakanlığı döneminde Türkiye hendek ve modüler duvar sistemini sürdürüyordu. İspanya; Doğu Akdeniz, BTC, Kalkınma Yolu Projesi, Basra-Kerkük-Ceyhan Hattı projesi, Zengezur-Avrupa Koridoru, Kıbrıs-Türkiye Avrupa Doğalgaz Koridoru, Doğu Akdeniz enerji denklemi gibi enerji-politik, hidro-politik ve jeopolitik dosyalara yaslanıp Kürtlere karşı üniterci sistemleri besliyordu. Kürtler mültecileşirken, 2018’den 20 Ocak 2026 DSG-Şam anlaşmasına kadar 8 yıl, sürgünde evlerinden, bağlarından, bahçelerinden, işyerlerinden uzakta yaşarken, çadırlarda, çamurda, toz içinde, kış soğuklarında hayatta kalmaya çalışırken, cihadistlerin evlerini yağmalamasını, zeytinlerini, tarımsal ürünlerini çalıp başka ülkelere satmasını seyretti.

Oysa samimi olsa AB içinde, BM içinde inisiyatif alabilirdi, ses yükseltebilirdi, BM Güvenlik Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), BM Adalet Divanı gibi kurumları harekete geçirmek için çabalayabilirdi. Irak, Suriye, İran, Türkiye gibi ülkelerin direniş süvarisi Kürtleri bastırma politikalarına payanda olan, Ceuta, Melilla, Kanarya Adaları, Katalonya, Bask Ülkesi’ne kaderini tayin hakkı yolu açmayan İspanya’nın sürdürülebilirliği yok. Zor sınavdaki İspanya mevcudu sürdürürse keskin kırılmalar yaşar, eşitliği kabul ederse geleceği yakalar.

Mülteci krizini önlemek

Organik politika üretmedikçe, sanal, hormonlu siyasetlerle mülteci krizi önlenemez. Mülteci krizi yaratan diktatörlükler, despotluklar, otoriter rejimler, cuntalar, cumhuriyet maskesiyle görünüp İran’laşan ülkeler, kolonyalizmden vazgeçmeyip çok uluslu şirketler eliyle petrol, doğalgaz, altın, elmas, krom, demir, bor, nadir toprak elementi vb. peşinde denizi, nehirleri, gölleri, ormanları, dağları, dereleri, vadileri, tarım alanlarını, yaylaları, meraları yağmalamaya devam ettikçe, ulus devlet, üniter devlet takıntısıyla çatışma ve operasyonları destekledikçe mülteci krizi semalarında tehdit hayaleti olarak dolaşmaya devam edecektir. Üniterliğe dayalı statükolar alaşağı edilmeli. jeopolitik saldırganlıklar, hidropolitik, agricult-politik yönelimler durdurulmalı. Kapitalizmin çarkı, yağmacı, yaptıklarınım sonuçları iklim krizine, nehirlerin debisinin düşmesine, Covid19 gibi pandemilere varan çok uluslu şirketler durdurularak, komünal ekonomiler geliştirilerek, yatırımları belli yerde toplamak yerine her yere yayarak, her ulusun dili kültürü eşit anayasal statüye alınarak mülteci krizleri önlenebilir.

Efrîn’den yüzbinlerce Kürt 2018’de yerinden edildi

İspanya samimiyse Ceuta, Melilla, Kanarya Adaları, Galiçya, Katalonya, Bask Ülkesi gibi yerlerde yaptıkları katliamlarla toplu mezarlar için, Musevi tehciri için, Kızılderili soykırımı ve maden, gıda, emek hırsızlığı, kölelik sistemi için tarihle yüzleşmeli, özür dilemeli, tazminatlar ödemeli. Bu yerlerden askerini, polisini, yargıcını çekip referandum yapmalı, ister bağımsızlık kararı, ister Fas’a bağlanma, ister İspanya tercihi olsun ne karar çıkarsa kabulleneceğini ilan etmelidir. Ve İspanya gibi ülkeler Ortadoğu despot rejimlerine desteğini kesmelidir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

74. Ferman gerçekliği

Sonraki Haber

‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları                                                                        

Sonraki Haber

‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları                                                                        

SON HABERLER

Erdal Eren’i içerde duydum

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ağustos 2026

‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları                                                                        

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ağustos 2026

Ceuta ve Kürtler: İspanya’nın zor sınavı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ağustos 2026

74. Ferman gerçekliği

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ağustos 2026

FEDA ve DAKB’den Haniy Karasu için taziye mesajı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ağustos 2026

Cem Küçük soruşturması: Beyaz TV programcısı Sarıkaya gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ağustos 2026

İstanbul’da Şengal anması: Êzidî kadınlar özgürleşmeden ferman sona ermiş sayılmayacak

Yazar: Yeni Yaşam
3 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır