• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
5 Ağustos 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Babası için mücadele başlatan Zhino Babamiri binlerce tutsağın sesi oldu

5 Ağustos 2026 Çarşamba - 10:02
Kategori: Manşet, Ortadoğu

İran rejimi tarafından tutsak edilen babası için hak mücadelesinde yer alan Zhino Babamiri, ‘Diğer siyasi mahkûm aileleriyle bağlantı kurdukça, binlerce insanın aynı adaletsizlikle karşı karşıya olduğunu fark ettim. Mücadelem artık sadece babamla ilgili değil; sesi silinen, aileleri umutsuz bırakılan herkesle ilgili’ dedi

İran rejiminin yıllardır halk üzerinde sürdürdüğü baskı ve yok sayma politikası halklar arasında bir direniş geleneğine dönüştü. Yıllardır anneler ve babalar, çocuklarının idam edilmemesi, tutuklanmaması için mücadele ederken artan baskı nedeniyle çoğu zaman tablo tersine dönebiliyor. Zhino (Jino) Babamiri de babası için mücadele eden bir kadın. Zhino Babamiri’nin babası Rezgar Beigzadeh Babamiri, “Jin, jiyan, azadî” eylemleri sırasında tutuklandı ve hakkında idam kararı verildi. Urmiye Cezaevi’nde tutulan Babamiri, ailenin ve avukatlarının itirazları sonucunda idam kararı bozulsa da hala idam cezası riskiyle karşı karşıya.

Rojhilatlı insan hakları aktivisti, Adaletin Kızları (Daughters of Justice) kampanyasının kurucularından ve Hiwa Life’nin (Kürtler öncülüğünde, dışlanmış toplulukların sesini duyuran, adaleti, insan onurunu ve demokratik değişimi savunan bir insan hakları örgütü) Yönetim Kurulu üyesi Zhino Babamiri, konuştu. Yaşamı boyunca insan haklarına yönelik duyarlı olduğunu söyleyen Zhino Babamiri, “Aktivizmim derinden kişisel bir deneyime dayanıyor. Babam Rezgar Beigzadeh Babamiri, İran’da siyasi bir mahkûm. Onun tutuklanması hayatımı değiştirdi ve beni insan hakları ihlallerini belgelemeye, idamlara karşı mücadele etmeye, siyasi mahkûmları ve ailelerini savunmaya adadığım bir yola yöneltti. Hiwa ve Daughters of Justice aracılığıyla İran’da susturulan insanların seslerini duyurmaya çalışıyorum” dedi.

‘Mücadelem herkesle ilgili’

Zhino Babamiri’nin hayatı, babasının “Jin, jiyan, azadî” hareketinde tutuklanmasının ardından tamamen değişti. Kendi deyimiyle babasının tutuklanmasından sonra çalışmaları “tam zamanlı bir mücadeleye döndü”. Mücadeleye başlarken sadece babasını kurtarmaya odaklandığını belirten Zhino Babamiri, “Babamın İran cezaevi sisteminde kayboluşunu izlemek ve adil yargılanma hakkının yok sayıldığını görmek beni harekete geçmeye zorladı. Başlangıçta tek amacım babamı kurtarmaktı. Ancak diğer siyasi mahkûm aileleriyle bağlantı kurdukça, binlerce insanın aynı adaletsizlikle karşı karşıya olduğunu fark ettim. Mücadelem artık sadece babamla ilgili değil; sesi silinen, aileleri umutsuz bırakılan herkesle ilgili” ifadelerini kullandı.

‘İnsani yardım suç olarak gösterildi’

Babasının, 17 Nisan 2023 tarihinde Bokan’da tutuklandığını hatırlatan Zhino Babamiri, “Yetkililer onu hükümet karşıtı grupları desteklemekle suçladı. Ancak gerçekte, “Jin, Jiyan, Azadî” hareketi sırasında yaralanan protestoculara yardım ediyordu. Birçok Kürt aktivist gibi, insani yardım faaliyetleri de suç olarak gösterildi. Tutuklanmasının ardından yaklaşık 120 gün boyunca uzun süreli hücre hapsinde tutuldu ve işkenceye ve ağır psikolojik baskıya maruz kaldı” diye konuştu.

‘Haksız yere tutuklu bulunuyor’

Babasının tutuklu olduğu süre boyunca ne aileyle iletişim kurabildiği ne de hukuki bir destek aldığını belirten Zhino Babamiri, “Devrim Mahkemesi, uluslararası adil yargılama standartlarının çok altında kalan bir süreç sonucunda kendisini üç ayrı idam cezasına ve ek hapis cezalarına mahkum etti. Şeffaf bir yargılama süreci yoktu ve işkence altında alındığı iddia edilen itiraflar davanın merkezinde yer aldı. Ailesinin, uluslararası kuruluşların ve insan hakları savunucularının yoğun çabaları sonucunda Yüksek Mahkeme idam kararlarını reddetti. Ancak babam hâlâ hapiste. Dosya yeniden değerlendirme için gönderildi. Bu nedenle Devrim Mahkemesi’nin verdiği kararın ne olacağı hala belirsiz. Tekrar idam cezası mı verilecek? Hapis cezası mı uygulanacak? Yoksa serbest mi bırakılacak? Bu gelişme büyük bir rahatlama yaratsa da, babam hâlâ asla suç sayılmaması gereken eylemler nedeniyle haksız yere tutuklu bulunuyor” sözlerini kullandı.

Babasıyla son derece kısıtlı bir iletişimleri olduğunu vurgulayan Zhino Babamiri, “Bazen haftalar boyunca hiç haber alamıyoruz. Bu durum aileleri sürekli belirsizlik içinde bırakıyor” dedi.

‘İran cezaevleri herkesi cezalandırmak için kullanılıyor’

İran’daki cezaevlerinde sadece tutsakların cezalandırılmadığını belirten Zhino Babamiri, “Birçok siyasi tutuklu, haber verilmeden başka cezaevlerine sevk ediliyor, ziyaret haklarından mahrum bırakılıyor, hücre hapsine alınıyor. İran’ın cezaevi sistemi yalnızca tutsakları cezalandırmak için değil, aynı zamanda ailelerini yıpratmak ve korkutmak için de kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

Siyasi tutsaklar üzerindeki baskıların daha fazla olduğuna dikkati çeken Zhino Babamiri, “Siyasi tutsaklar, işkenceye maruz kaldıkların, tıbbi bakımları engellendiğini, psikolojik baskıya maruz kaldıklarını, avukatlara erişimlerinin kısıtlandığını bildiriyor.  Aileler de sevdikleri hakkında kamuoyu önünde konuştuğu için baskı ve tehditlerle karşı karşıya kalıyor” şeklinde konuştu.

‘İdamlar baskı aracı haline geldi’

Artan idamlara da değinen Zhino Babamiri, “İdamlar, İran hükümetinin baskı araçlarından biri haline geldi. Ne yazık ki bu idamların çoğu, temel adil yargılanma standartlarını bile karşılamayan süreçlerin ardından gerçekleştiriliyor. Yetkililer siyasi baskıyla, artan toplumsal hoşnutsuzlukla veya yeni protesto korkusuyla karşı karşıya kaldığında idamların arttığını görüyoruz. Amaç yalnızca bireyleri cezalandırmak değil. Amaç toplum genelinde korku yaratmak. İdamların kamuoyuna duyurulması, muhalefetin ağır sonuçları olacağı mesajını vermek için kullanılıyor. İran bu yöntemle, aktivizme engellemeyi, eleştirileri susturmayı, toplumu korkutmayı amaçlıyor” ifadelerini kullandı.

İdamların Kürtler ve Beluclar üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken Zhino Babamiri, “Kürt ve Beluc toplulukları idamlar ve diğer devlet baskısı biçimlerinden orantısız şekilde etkileniyor. Bu bölgeler uzun süredir, siyasi ayrımcılık, ekonomik dışlanma, yoğun askerileşme ile karşı karşıya. Kürt ve Beluc aktivistler sıklıkla, ‘Allah’a karşı savaş’ (muharebe) ve ‘Silahlı isyan’ gibi geniş kapsamlı ulusal güvenlik suçlamalarıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu suçlamalar çoğu zaman barışçıl aktivizmi veya insani çalışmaları suç haline getirmek için kullanılıyor. Bir diğer neden de diaspora medyasında bu topluluklara daha az yer verilmesi olabilir. Bu durum hükümetin bu gruplara yönelik ağır uygulamalarının daha az uluslararası tepkiyle karşılaşmasına yol açıyor. Bu durum yalnızca azınlıkların hedef alındığı anlamına gelmez. İran’da farklı kökenlerden insanlar da idam ediliyor. Ancak etnik azınlıklar, ayrımcılık ile siyasi baskının birleşmesi nedeniyle çok daha yüksek risk altındadır. İdamlar, tarihsel olarak eşitlik, kültürel haklar ve siyasi özgürlük taleplerinin güçlü olduğu bölgeleri kontrol etmek için kullanılan bir araç haline gelmiştir” diye konuştu.

‘Dayanışma geliştirmeye devam edeceğimizi umuyorum’

“Jin, jiyan, azadî” hareketi sırasında İran’da ülke çapında milyonları birleştirdiğini hatırlatan Zhino Babamiri, şunları söyledi:

“Bu hareket şunu gösterdi; Kürtler, Beluclar, Farslar, Azeriler, Araplar ve diğer birçok topluluk; özgürlük, onur, eşitlik ve insan hakları gibi ortak değerler etrafında birlikte durabilir. Bu direniş ruhu hala İran içinde ve diasporada birçok insan arasında yaşamaya devam ediyor. Ancak aynı zamanda son yıllarda İran diasporasında daha fazla bölünme gördüğümüzü düşünüyorum. Bu hayal kırıklığı yaratıcı olsa da şaşırtıcı değil. İslam Cumhuriyeti onlarca yıldır propaganda, korku, dezenformasyon ve toplulukları birbirine karşı kışkırtma yöntemleriyle insanları bölmeye çalıştı. Bu bölünmeler bir gecede ortadan kaldırılamaz. Yine de umutluyum. İran’ın çeşitliliğinin bir zayıflık değil, en büyük güçlerinden biri olduğunu kabul edersek bu farklılıkların ötesine geçebileceğimize inanıyorum.

Baskıya karşı durmak ve temel insan haklarını savunmak için hepimizin aynı siyasi görüşe veya geleceğe dair aynı vizyona sahip olması gerekmiyor. Gerçek birlik, herkesin aynı olması anlamına gelmez. Farklılıklarımıza saygı gösterirken özgürlük mücadelesinin herhangi bir anlaşmazlıktan daha büyük olduğunu kabul etmek anlamına gelir. Bunun hâlâ mümkün olduğuna inanıyorum ve bu tür bir dayanışmayı geliştirmeye devam edeceğimizi umuyorum.”

‘Uluslararası toplumun da sorumluluğu vardır’

İran’daki sorunların sorumluluklarının yalnızca İran halklarının omuzlarında olamayacağını belirten Zhino Babamiri, “İran’daki insanlar zaten sadece konuşarak, ihlalleri belgeleyerek, mahkûm ailelerine destek olarak veya protesto ederek büyük riskler alıyor. Birçoğu bunun bedelini hapis, işkence veya hayatıyla ödedi. Sıradan insanlardan tek başlarına bir baskı mekanizmasını durdurmalarını bekleyemeyiz. Uluslararası toplumun da sorumluluğu vardır. Hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve demokratik kurumlar, ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu İranlı yetkilileri hesap verebilir hale getirmeli, siyasi mahkûmların ve idam riski altındaki kişilerin görünür kalmasını sağlamalıdır” ifadelerini kullandı.

‘Sessizlik cesaretlendiriyor’

Uluslararası kamuoyunun sessizliğinin İranlı yetkilileri “cesaretlendirdiğini” vurgulayan Zhino Babamiri, “Aynı zamanda sivil toplum, gazeteciler, akademisyenler ve dünyanın dört bir yanındaki sıradan insanların da rolü vardır. Farkındalık oluşturmak, doğrulanmış bilgileri paylaşmak ve mağdurların ile ailelerinin seslerini duyurmak gerçek bir fark yaratabilir. Uluslararası dikkat, birçok durumda idamların ertelenmesine ve İran makamları üzerindeki baskının artmasına yardımcı olmuştur. Sonuç olarak hayatları kurtarmak hem İran içindeki insanların cesaretini hem de sürdürülebilir uluslararası dayanışmayı gerektirir. Dünya izlediğinde, bu suçların karanlıkta gerçekleşmesi zorlaşır” diye belirtti.

Haber: Berivan Kutlu \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Tahliye edilen TJA aktivisti Rojbin Çetin: Süreç 50 yıllık mücadelenin birikimiyle şekillendi

Sonraki Haber

ALO 153’e Kürtçe eklenmesine katkı sağladı: Tüm kurumlarda kullanılmalı

Sonraki Haber

ALO 153'e Kürtçe eklenmesine katkı sağladı: Tüm kurumlarda kullanılmalı

SON HABERLER

Amed’de ‘çerçeve yasa’ açıklaması CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Devlet Bahçeli’den süreç açıklaması: Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Avcılar Belediyesi’ne operasyon: 13 kişi gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

LGS tercih sonuçları açıklandı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Ülkenin yüzde 80’inden fazlası madene açıldı: Halkın mücadelesi önemli

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Rusya’dan Kiev’e saldırı: En az 15 kişi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

ALO 153’e Kürtçe eklenmesine katkı sağladı: Tüm kurumlarda kullanılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır