• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Ağustos 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ortadoğu

Hizbullah-Haşdi Şabi, İsrail-Türkiye açmazları, BAE-Suudi politikaları: Suriye savaş merkezine döndü

9 Ağustos 2026 Pazar - 10:30
Kategori: Ortadoğu

HTŞ’nin Şam’a taşınması ile savaştan arınması beklenen Suriye, Hizbullah – Haşdi Şabi, İsrail- Türkiye açmazları, BAE-Suudi çıkar politikaları ile bir savaş merkezine döndü

Türkiye, 2026 yazında Ortadoğu sahasında diplomasi, istihbarat, askeri hareketlilik ve aşiret örgütlenmesi üzerinden çok katmanlı bir savaş doktrini yürütüyor. Birleşik Arap Emirlik’lerinin (BAE) Hizbullah’a karşı planları, HTŞ’nin özel savaş stratejisi, aşiretlerin silahlandırılması, Suriye kıyılarında yeni askeri noktalar, Lübnan sınırındaki Türk bayrakları ve Dêra-Zor’daki üs hazırlıkları; bölgeyi yeniden şekillendiren büyük bir istihbarat çalışmasının parçası.

Bölgede çok hızlı gelişmeler yaşanırken, her gün yeni dengeler kurulup eskiler geride bırakılıyor. Sürecin karakteri gereği bazı güçler bir yerde çatışırken bir yerde ortak çıkarlar etrafında bir araya geliyor, bazı yerlerde denge siyaseti güdülüyor. Bu temelde Amerika ve İngiltere başta olmak üzere uluslararası güçlerin bölgede yaratmak istediği hegemonya ve yeniden dizayn ise belirleyici olmaya devam ediyor. Bunun karşısında farklı zaman ve şekillerde Çin ve Rusya’nın kendi yol haritaları ve ajandaları var. Bölgede yaşanan 3’üncü Dünya Savaşı’nda bu güçler yer yer çatışsa da genelde denge siyaseti yürütülmeye çalışılıyor ve birbirilerinin çıkarlarına direkt yönelmiyorlar. Bunun yanında İsrail bölge hegemonu olma stratejisini sürdürüyor ve bu yeni dizayn sürecinde belirleyici konumda. Eski bölge hegemonları olan İran ve Türkiye ise, bir şekilde pozisyonlarını korumaya çalışıyor.

Türkiye, Suriye’de birçok tuşa aynı anda basıyor

Türkiye başta Suriye ve Irak’ta pozisyonunu korumak ve bölge dizayn masasında elinin güçlenmesi için Suriye’de birçok tuşa aynı anda basıyor. Şam’daki yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, 21 Temmuz’da Şam’da BAE askeri yetkilileri, Suriye Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Ofisi arasında kritik bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda BAE, Suriye’ye Lübnan’daki Hizbullah’a karşı bir askeri operasyonun finansmanını içeren kapsamlı bir program sundu.

Sunulan programda operasyonun tüm maliyetinin BAE tarafından karşılanacağı, operasyona katılan Suriye personeline kişi başı 2.500-3000 dolar ödeme yapılacağı, ayrıca BAE’nin Lübnan sahasında istihbarat desteği sağlayacağı belirtildi.

Suriye Geçici Hükümeti Savunma Bakanlığı tarafından operasyonun tüm detayları Türkiye’nin Şam Büyükelçisi üzerinden Ankara’ya iletti.

BAE değil İsrail planı

Ankara’dan Şam’a giden heyetin bu duruma tepki göstererek, Suriye tarafına planın BAE değil, İsrail tarafından tasarlandığını bildirdiği öğrenildi. Ankara, Suriye’nin bu operasyona katılması halinde, Lübnan’da Şii–Sünni çatışmasını tetikleyeceğini, Pakistan, Yemen, Bahreyn, Körfez ve Irak’a yayılacak bir bölgesel savaş yaratacağını, Suriye’nin iç savaş riskini artıracağını, Kerkük–Baniyas petrol hattını tehlikeye atacağını, Türkiye–Körfez ticaret yollarını kesintiye uğratacağını, enerji tedarik zincirini bozacağını, İsrail’in asıl hedefinin hem Türkiye hem Suriye’nin güvenliği olduğunu vurguladı. Türkiye, Suriye’ye İran ile savaşa girmekten kaçınması gerektiğini belirttiği gelen bilgiler arasında.

 

Ayrıca Ankara’daki Türk yetkililer, ABD’nin Suriye’ye Lübnan konusunda baskı yaptığını, BAE dahil Körfez ülkelerinin Suriye’yi bölgesel bir çatışmaya çekmeye çalıştığını aktardığı öğrenildi.

Ekonomik ittifaktan askeri çatışma eşiğine

İki ay önce BAE, Suriye kıyılarında ekonomik projeler geliştirmek için Suriye Geçici Hükümeti ile bir ekonomik ittifak imzalamıştı. Ancak Türkiye müdahale ederek bu ittifakın birçok maddesini iptal etti ve BAE şirketlerinin İsrail’in genişlemesiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü. Şimdi BAE, Hizbullah’a karşı operasyon için Suriye Geçici Hükümeti’ne askeri ve mali destek sağlıyor. Türkiye’nin bu planın ne kadarını engelleyebileceği ABD ve İngiltere’nin devreye girmesine bağlı. Çünkü Ankara, BAE’nin Suriye’deki tüm girişimlerini ulusal güvenliğe tehdit olarak görüyor.

Dêra Zor’da askeri üs kurma hazırlığı

Buna karşılık Türkiye ordusu, daha önce planlanan Dêra Zor’a konuşlanmasını hızlandırdı. Bu çerçevede ordu Dêra Zor’un Meyadin bölgesinde, El-Rehbaa kalesi yakınlarında yeni bir askeri üs kurma hazırlıklarına hız verdi. Türkiye’nin Fırat hattındaki yeni stratejik genişlemesinin parçası olarak değerlendirilen bu askeri üssünde halihazırda 50 Türk askeri, radar ve keşif ekipmanlar, askeri araçlar konuşlandırılmış durumda.

Türkiye’deki baraj kapağının açılmasıyla Fırat suyu üzerine kurulan birçok kanalın taşması sonucu Dêra Zor’un büyük bir kısmı sular altında kaldı. Bunu fırsata çeviren Türkiye İHH yardımı adı altında bölgeye geçiş yaptı. Şimdi de bölgedeki tüm petrol sahalarını kontrol altına almak için büyük miktarda elektrik ve elektronik araçlar bölgeye sevk edildi.

Bu çerçevede konuşlandırılan bölgeler şunlar; Taym petrol sahası, Kebacib bölgesi (El-Nur Camisi yakınları), Irak sınırından 90–115 km uzaklıktaki tampon bölge.

Bununla birlikte, bölge halkı arasında “Türkler petrolü çalmaya başladı” söylemi yayılıyor.

Tenef hattındaki İHA yoğunlaşması

Bölgeden aldığımız bilgilere göre, özellikle son iki haftada Türk ve Şahin tipi İHA’lar Tenef hattını geçerek Irak sınırına konuşlandırıldı. Her ne kadar bu konuşlanmanın Irak ve Suriye hattındaki kaçakçılığı engellemek amacında olduğu belirtilse de, HTŞ’li Hasan El Şeyh komutasındaki bu hareketlilik daha çok Suriye Geçici Hükümeti’nin Haşdi Şabi’ye karşı bir hazırlığı olarak okunuyor.

Suriye’nin sahil bölgelerindeki durum

Suriye’nin sahil bölgesindeki hareketlilikler, oyunlar ve pazarlıklar da artarak devam ediyor. Türkiye ve İsrail, ortak karakterleri olan bölgedeki halklar, toplumlar ve inançları parçalama politikası yürütüyor.

Alınan bilgilere göre, sahil bölgesindeki Türkiye ve ona bağlı çete gruplarına tepkili olan Alevilere yönelik çok başlılık çıkarma siyaseti yürütülüyor. Daha önce Tartus bölgesindeki halkı Türkiye’ye bağlı güçlere karşı korumalarını isteyen Lübnan’ın Cebel Muhsin bölgesindeki Alevi cemaatinin şeyhi olarak lanse edilen Şeyh Ali Kadir Türkiye’ye geçerek bazı yetkililerle görüştü. Görüşmede Alevilere yönelik saldırılara karşı Türkiye’den koruma talep ettiği iddia edildi.

Ali Kadir, daha önce Tartus’ta güvenlik güçleri tarafından tutuklanmıştı. Yaklaşık bir hafta sonra serbest bırakılan Kadir, sonra bölge halkından Türkleri korumalarını ve Ruslarla asla temas kurmamaları çağrısı yapmıştı.

MİT’in kıyı bölgelerinde Alevi topluluğunun kabulünü kazanmak için çalıştığı değerlendiriliyor.

Diğer yandan Akdeniz’de Türk donanması hareketliliği yaşandığı belirtiliyor. Türk gemilerinin Akdeniz’deki hareketi üç amaç taşıyor: Radar ve keşif ekipmanlarıyla hazırlık seviyesini göstermek, Akdeniz halkına Türkiye’nin varlığını hatırlatmak ve Kıbrıs ve Yunanistan’a nüfuz mesajı vermek.

Lübnan sınırında Türk bayrakları

Diğer yandan aldığımız bilgilere göre, Lübnan sınırındaki birçok kapıda Türk bayrakları asıldı.  El-Cüsiyah, Til Kalak, El-Zamrani, Debousiyah sınır kapılarına Türk bayrakları asılırken, birçok noktaya da güçleri konuşlandırıldı.

Bu hamle, Eş- Şara’nın “Suriye–Lübnan sınırının Türk kontrolünde yeniden çizileceği” açıklamasından sonra geldi.

Rusya-Türkiye- Şam koordinasyonu

Eski Baas rejiminin deniz kuvvetlerinin bir parçası olan Tişrin Üniversitesi yakınlarındaki Latkiya şehrindeki Yahudi mahallesinde bir toplantı yaptığı bilgisi edinildi. Baas rejiminin yıkılmasının ardından bu yer HTŞ ve Türk istihbaratının kontrolüne geçti ve şimdi genel olarak buraya yerleşmiş durumdalar. Tüm önemli toplantılarını burada yapıyorlar.

Bu toplantıda bazı Rus askeri temsilcileri, bazı Türk istihbarat subayları ve Colani istihbaratının bir dizi üyesi de hazır bulundu. Toplantıda, Suudi Arabistan’ın Suriye’den yabancı üyelerin Yemen üzerinden Suudi Arabistan’a gönderilerek Husilere karşı savaşmaları talebi görüşüldü. Bu savaşa katılan üyeye aylık 2.400 dolar ödenek verilecek.

Suudi hesapları

Suudi Arabistan’ın bu talebi, ABD ve İsrail’in koordinasyonu ve Türkiye ile Rusya’nın onayıyla geldi. Bu temelde, bir dizi Türk savaş gemisi Latkiya şehrine geldi ve ilk grubu Suudi Arabistan’ın Asir şehrine götürdü. İlk grup bin 782 kişiden oluşuyordu ve bunların çoğu (Çeçen – Özbek – Fransız) kökenliydi, geri kalanı ise İdlib, Halep ve Hama illerinden Suriyelilerdi. Aynı zamanda yeni gruplar göndermek için de çabalar sarf ediliyor.

Ayrıca Türkiye, kendi çıkarları için savaşmak üzere Suriye’den Afrika’ya bir dizi yabancı üye gönderiyor ve bunların aylık fonu 2.000 dolar.

Türkiye’nin burada karşıt güçler arasında oyun oynadığı vurgulanıyor. Bir yandan İsrail’e karşı Hizbullah’ı desteklerken, diğer yandan Yemen’deki Husilere karşı Suudi Arabistan’ı destekliyor. Bu politikayla Amerika ve İran’ı oyalama siyaseti yürütüyor. Ve bu aldatıcı politikadan her taraftan siyasi, istihbarat ve askeri faydalar elde ediyor.

Haber: E. Pêjder Altan\MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Birinci derece sit alanı mağara korunmuyor

Sonraki Haber

İkinci Paris Katliamı davasının duruşma tarihi belli oldu

Sonraki Haber

İkinci Paris Katliamı davasının duruşma tarihi belli oldu

SON HABERLER

Adana’da meydana gelen göçükte bir işçi daha yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Arakçi: ABD ile şu anda müzakere yapmıyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Kanatlı Arkadaşlar: İran zindanlarında direnişin ve özgürlük arayışının hikâyesi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

İkinci Paris Katliamı davasının duruşma tarihi belli oldu

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Hizbullah-Haşdi Şabi, İsrail-Türkiye açmazları, BAE-Suudi politikaları: Suriye savaş merkezine döndü

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Birinci derece sit alanı mağara korunmuyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Ana akım ‘çerçeve yasayı’ nasıl gördü?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır