İran’da artan hava sıcaklıkları cezaevlerindeki tutsakların yaşam koşullarını ağırlaştırıyor. IHRS açıklamasında, 40 dereceyi aşan sıcaklıklarda klimaların çalıştırılmadığı belirtilerek, ‘koğuş kapılarının sürekli kapalı tutulması, havalandırma ve açık hava kullanımının yetersiz olması, tahtakurusu istilası’ gibi durumların koşulları daha da ağırlaştırdığı belirtildi
İran’da hava sıcaklıklarının giderek artması, cezaevlerinde tutulan tutsakların yaşam koşullarını da ağırlaştırıyor. Ülkede soğutma sistemlerinin neredeyse zorunlu hale geldiği yaz aylarında, birçok cezaevinde klimaların çalıştırılmadığı ve tutsakların aşırı sıcaklara maruz kaldığı belirtiliyor.
Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan İran İnsan Hakları Merkezi (IHRS), hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte cezaevlerinin normalden çok daha sıcak hale geldiğine dikkat çekti. Açıklamada, yetersiz soğutma sistemlerinin tutsakların yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığı kaydedildi.
40 dereceyi aşan hava sıcaklığı
Evin Cezaevinde hava sıcaklığının 40 dereceyi aştığı belirtilen açıklamada, “Cezaevinde klimalar çalıştırılmıyor. Bunun yanı sıra cezaevinin 7’nci Koğuşunda siyasi tutsakların ve diğer tutsakların birlikte tutulması, koğuş kapılarının sürekli kapalı tutulması, havalandırma ve açık hava kullanımının yetersiz olması, tahtakurusu istilası, spor olanaklarının bulunmaması ve hijyen koşullarının kötü olması mahpuslar üzerindeki baskıyı daha da artırıyor” denildi.
‘Kalabalık bir tecrit hücresi’
Mevcut durumun ‘kalabalık bir tecrit hücresine’ benzetildiği açıklamada, “Klimalar da yeterli şekilde çalışmıyor. Edinilen bilgilere göre bu cihazlar ortamı soğutmak yerine, yalnızca bir vantilatör gibi havayı dolaştırıyor ve sıcaklığın düşürülmesi üzerinde kayda değer bir etkileri bulunmuyor. Bunun sonucunda mahpuslar gece ve gündüz boyunca uzun saatlerini kapalı ve aşırı sıcak bir ortamda geçirmek zorunda kalıyor. Aşırı sıcak yalnızca kapalı alanlarla sınırlı değil. Cezaevindeki havalandırma alanı, kullanılabildiği saatlerde yoğun güneş altında kalıyor. Bu durum mahpusların açık alandan yararlanmasını zorlaştırıyor. Öte yandan koğuşların kapıları sürekli kapalı tutuluyor; bu da mahpusların hareket etme ve daha geniş alanlardan yararlanma imkanlarını kısıtlıyor. Kaynaklar mevcut durumu ‘kalabalık bir tecrit hücresine’ benzetiyor. Bu ifade, hareket özgürlüğünün kısıtlanmasıyla çok sayıda mahpusun kapalı bir ortamda tutulmasının yarattığı koşullara işaret ediyor” ifadelerine yer verildi.
DIŞ HABERLER









