• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
21 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hasan Kılıç

Tahıla ve bürokratizme karşı

21 Ağustos 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Hasan Kılıç, Yazarlar

Tahıl devletin sınırlarına, bürokrasi ise demokratik toplum ve örgütlenmenin sınırlarına nasıl işaret eder? J. Scott, “Tahıla Karşı, İlk Devletlerin Derin Tarihi” adlı eserinde tahılla devlet arasındaki ilişkiyi çözümleyerek devletli toplumlarla bu kapsamın dışında kalan ve ‘barbar’ diye adlandırılan topluluklar arasındaki diyalektik ilişkinin karakterine dair değerlendirmeler yapar. J. Scott ilk devletlerin tarihine dair yaptığı incelemelerde kabaca iki “nüfuz ve nüfus” alanı çizer. Bunlardan ilki devletli alan, ikincisi devletli alan dışındaki “barbar”ların alanı/demosun alanı. Bu iki alanı, pozitivist tarih okumasının tezleri ve sadece kopuş dinamiği üzerinden tanımlamaz. Bilakis devletli alan ile demosun alanı arasındaki ilişkiyi “ilişki-çelişki diyalektiği” üzerinden tanımlar. Yani devletli alanla demosun alanı arasında birbirini yok eden değil; ilişkilenen ama ilişkilendiği ölçüde çelişkileri de açığa çıkan bir dinamik ve diyalektik görür. Tahıl ise bu iki alanı birbirinden ayırt edici sınır gibidir. Tahıl ölçeklenebilme, sayılabilme ve kategorize edilebilme özellikleri bakımından vergilendirilebilir. Böylece de tahıl devletli nüfusun ve nüfuzun “barbar” olandan ayırt edici unsuru haline gelebilir. Ve devletin sınırlarının göstergesi olabilir.

“Barbar” ile devletli arasında duruma göre güçlü ilişkiler gelişebilir. Fakat “barbar” devletli alana her girdiğinde devlet tarafından yönetilebilir hale gelir. Bu noktada, Scott’ın Proudhon’dan yaptığı uzun alıntının altını çizmek gerekir: “Yönetilmek her faaliyette, her alışverişte not edilmek, kayda geçirilmek, sayılmak, vergilendirilmek, mühür vurulmak, ölçülmek, numaralandırılmak, değerlendirilmek, ruhsatlandırılmak, izin verilmek, ihtar edilmek, reformdan geçirilmek, düzeltilmek, cezalandırılmak demektir.”

J. Scott tahılın ayırt ediciliğinde çizdiği iki alan arasındaki dinamiği ilişki-çelişki diyalektiğiyle tanımlar. Onun bu iki alana dair tasvirleri, devletli alan ile demokratik alan arasındaki ilişkinin karakterini anlamak açısından da önemli ipuçları sunar. Demokratik alandan devletli alana kaydıkça devlet gibi görmenin sınırlarına varılır. Scott’ın bahsettiği diyalektikteki ilişki, devletli nüfuz alanına kapılma ekseninde riskler üretir. Bu kapılmayı yaşamamak için çelişki dinamiğini hep canlı tutmak gerekir.

Öte yandan çelişki dinamiği diri kalsa bile her nüfuz ve nüfus alanı kendi iktidarlaşma riskini içinde taşır. Meyvenin kurdu kendi içinde misali; bürokratizm bir anda demokratik alanı kemiren statükocu bir güç olarak örgütlenebilir. Dolayısıyla sadece tahılın ayırt ediciliğindeki devletli nüfus ve nüfuz alanıyla kurulan ilişkilere dikkat etmek değil; aynı zamanda bürokratizme karşı güçlü bir perspektif de geliştirmek gerekir. Yoksa “Fanon’un Hayal Kırıklığı” gerçekleşebilir.

Fanon, devrimci hareketlerle ulusal mücadeleler yürüttükten sonra ortaya çıkan egemenliklerin, karşısında savaşılan egemenliklere benzerliğini gözlemler ve hayal kırıklığı yaşar. Textum Dergi’deki çeviri metni* yorumlarsak; Mao’nun vurguladığı gibi devrim tek başına tarihin sonuna işaret eden devrimci bir durum getirmiyor. Bilakis devrim sonrası güçlenen kesimler (bürokratlar) karşı devrimin kadroları ve kök zihniyeti haline gelebiliyor. Mao’nun bahsettiği tehlike yıllar sonra Fanon’un hayal kırıklığının nedeni haline gelebiliyor.

Peki hayal kırıklığına giden taşlar nasıl döşenir?

Politik mücadeleler tarihinde, demokratik alanın inşasında bir gelenek devrinin söz konusu olabilir. Walter Benjamin geleneğin devredilmesinde ortaya iki tehlikenin çıktığını ifade eder. Bunlardan ilki geleneğin hâkim sınıfın aleti konuma gelmesidir ki, bu bürokratizmin devrim sonrası ipleri eline alarak karşı devrimi üretmesidir. Böylece devletli nüfuz alanına karşı demokratik alanın sınırları ortaya çıkabilir. İkincisi ise hâkim sınıfı gelenekten gelen devrimci düşüncenin ellerine bırakmaktır. İlki Fanon’un hayal kırıklığına, ikincisi yeni bir yaşamın inşasına davetiye çıkarabilir.

Özcesi, tahılın etrafında örülen devletli nüfuz alanıyla doğru temelde ilişki kurulamazsa bir kayıp ihtimali çıkar. Bu ilişkinin her daim çelişkiyi yanında taşıdığı bilinciyle hareket edilirse doğru temelde ilişki kurulabilir. Yani devletli alanla kurulan ilişki içinde hep bir çelişki farkındalığı taşımalıdır.

Fakat sahne bununla kapanmaz. Devletli nüfuz alanıyla doğru temelde ilişki kurulsa bile demokratik alanda ortaya çıkacak bürokratizm, devralınan geleneğin hâkim sınıfın aleti konumuna getirilmesine imkân sunabilir. Fanon’un yaşadığı hayal kırıklığını yaşamamak için çoklu kuşatmaya karşı çoklu mücadele gerekir.

*Mao, Bürokratizmle Mücadele Üzerine, https://textumdergi.net/burokratizmle-mucadele-uzerine/

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Zeynep Alpboğa gözaltına alındı: Türkiye’ye iade edilecek

Sonraki Haber

Krizden çıkış – silahla mı?

Sonraki Haber

Krizden çıkış – silahla mı?

SON HABERLER

Zaferin yenilgisi

Yazar: Yeni Yaşam
21 Ağustos 2026

Krizden çıkış – silahla mı?

Yazar: Yeni Yaşam
21 Ağustos 2026

Tahıla ve bürokratizme karşı

Yazar: Yeni Yaşam
21 Ağustos 2026

Zeynep Alpboğa gözaltına alındı: Türkiye’ye iade edilecek

Yazar: Yeni Yaşam
20 Ağustos 2026

Mazlum Ebdî: Entegrasyon aşaması sona erdi, yeni aşamaya geçildi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Ağustos 2026

Îdir’de halk buluşmaları 2’nci gününde: Siyasi tutsaklara özgürlük

Yazar: Yeni Yaşam
20 Ağustos 2026

PFDK’den Amedspor’a para cezası

Yazar: Yeni Yaşam
20 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır