AYM, evlenen kadınların nüfus kaydının erkeğin hanesine taşınmasına ilişkin düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmadı. Karara tepki gösteren KCDP İstanbul Temsilcisi Edin Güven, kararın kadınları erkeğe bağlı kılan eşitsizliği sürdürdüğünü belirtti
Anayasa Mahkemesi (AYM), kadınların nüfus kaydının evlendiği erkeğin hanesine taşınmasına ilişkin Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 23’üncü maddesinde yer alan “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır. Kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalır. Ancak dilerse babasının kütüğüne dönebilir” düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) İstanbul Temsilcisi Edin Güven, AYM’nin kararına dair JINNEWS’e değerlendirmelerde bulundu.
Edin Güven, düzenlemenin kadınları bir erkeğin hanesine bağlı kıldığını belirterek, bu kararla kadınların bağımsız bir kütük kaydının bulunmadığına dikkat çekti.
AYM kararının 15’nci maddeden itibaren gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Edin Güven, “Burada bir teknik konudan bahsediliyor ve şöyle deniyor: ‘Nüfus kayıt sisteminin işleyişinin belirli bir düzen içinde sürdürülmesine, kayıtların düzenli tutulmasına ve bu suretle anılan kayıtların esas alınarak kamu hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesine yönelik kamu düzeni ve kamu yararı gerekleri doğrultusunda’ diye devam eden bir cümle. Tek bir cümlede dört defa düzenden bahsediliyor. Biz kadınların zaten problemi bu düzen. Burada yapılmaya çalışılan şey düzenin devamı. Ne olursa olsun bu düzen devam etsin derdindeler” diye konuştu.
Kadınlar erkeğe tabi kılınıyor
Kadınların aile içinde ve kamusal alanda maruz kaldığı eşitsizliğin bu düzenin bir sonucu olduğunu söyleyen Edin Güven, AYM kararının da söz konusu eşitsizliği devam ettirdiğine dikkat çekerek, “Bahsettiğimiz eşitsiz bir düzen. Kadınların her gün şiddet gördüğü, çocukların bu şiddete tanıklık ettiği ve bazen çocukların da bu şiddete maruz kaldığı bir düzen. Kadını erkeğe tabi kılan, ailenin içine hapseden, o aile içerisinde ve aynı zamanda kamusal alanda da her türlü eşitsizliğin yaşandığı bir düzen” dedi.
Failler cesaretlendiriliyor
Karardaki gerekçelerin failleri cesaretlendirdiğini ve şiddeti görünmez kıldığını belirten Edin Güven, “İdari kolaylık ve teknik kayıt sunumları pratikte kadınlar için şiddet dolu bir eşitsizlik üretiyor. Failler tam da görünmez kılınan bu karanlıktan güç alıyor” dedi. Karardaki ‘aile’ vurgusu ise iktidarın politikalarına bir selam niteliğinde” olduğunu kaydeden Edin Güven, “Kadını kamusal alandan uzaklaştırıp eve hapsettikçe onu şiddete ve ölüme açık hale getirirsiniz. İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra 6284 sayılı Kanun’un uygulanması zorlaştı ve kadınlar koruma kararlarına rağmen öldürülmeye başlandı. Oluşturulan bu cezasızlık ve rahatlık algısı, kamu personelinin de görevini ihmal etmesine yol açıyor” ifadelerini kullandı.
Geri adım atmayacağız
Kazanılmış haklardan geri adım atmayacaklarını ve yaşam hakkı savunmasını kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Edin Güven, konuşmasını şöyle tamamladı: “AKP iktidarı döneminde kadın hakları mücadelesi, yaşam hakkı savunmasına kadar geriletilmek istendi. Ancak bizler, bizden önceki kadınların mücadelesiyle elde edilen haklarımızın farkındayız ve bunlara sahip çıkıyoruz. Kazanımlarımız Anayasa, kanunlar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altındadır. Şiddetsiz, eşit ve barış içinde bir ülkeyi kurana kadar örgütlü mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.”
AYM: Teknik hizmet
İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, evlenen kadınların nüfus kaydının erkeğin hanesine taşınma uygulamasının kadın ve erkek arasında cinsiyete dayalı ayrımcılık oluşturduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. AYM, 10 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanan ve 10’a karşı 5 oyla düzenlemenin iptal istemini reddetti.
AYM kararında, nüfus kütüklerinin tutulmasının, kamu hizmetlerinin düzenli şekilde yürütülmesini sağlayan “hukuki ve teknik bir hizmet olduğu” kaydedildi.
AYM, kadının kaydının eşinin hanesine taşınmasının, özel hayatına, hukuki statüsüne veya somut bir menfaatine “doğrudan ve belirleyici” etkisinin bulunmadığını belirterek, düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olmadığını ileri sürdü.
AYM’nin kararına 5 üye karşı çıktı. Karşı oy gerekçesinde düzenlemenin kadın ve erkek arasında doğrudan cinsiyete dayalı fark yarattığı belirtildi.
AYM 2023 tarihli soyadı kararında ise, farklı bir eşitlik yaklaşımı benimseyerek, kadın ve erkeğin evlilik öncesindeki soyadlarını evlilik sonrasında kullanmaları bakımından eşit durumda olduğu kabul etmişti.
Mahkeme aynı zamanda süresiz yoksulluk nafakasını öngören düzenlemeyi de oy çokluğuyla iptal etmişti.
KADIN SERVİSİ









