• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Ağustos 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Gümüşhane’nin yüzde 93’ü maden kuşatmasında

26 Ağustos 2026 Çarşamba - 14:26
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ekoloji

Gümüşhane’de yapılan ‘Vahşi Madencilik Gerçeği; Neye ve Neden Karşı Çıkıyoruz?’ başlığındaki panelde, Gümüşhane’nin yüzde 93’ü maden kuşatması altında olduğu belirtildi

Gümüşhane’de “Vahşi Madencilik Gerçeği; Neye ve Neden Karşı Çıkıyoruz?” başlığında bir panel düzenlendi. Gümüşhane Üniversitesi Mustafa Çalık Kongre Merkezi’nde düzenlenen panele mühendis-çevreci Levent Büyükbozkırlı, Karadeniz Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Kürtün Çevre Platformu Başkanı Salim Koca, hukukçu Av. Ali Haydar Dereli ve tarihçi-çevreci Musa Şahin konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü eğitimci ve mali müşavir Sabri Şenel yaptı.

Panel moderatörü Sabri Şenel, Gümüşhane’deki maden ruhsat oranının yüzde 93 olduğu vurgusuyla başlayarak, Gümüşhanelilerin yanı sıra metropollerde yaşayan tüm hemşerilerin de bu meseleyi ortaklaşa gündeme almaları gerektiğini söyledi.

‘Sömürge madenciliği’ ardında ‘derin cehennem çukurları’ bırakıyor

Mühendis ve ekoloji aktivisti Levent Büyükbozkırlı, sunumuna Doruk Madencilik ve Eti Gümüş maden işçilerinin direnişine selam göndererek başladı. Levent Büyükbozkırlı, “vahşi madencilik” veya “sömürge madenciliği” kavramlarının yalnızca çevresel bir sorun olarak görülemeyeceğini; maden talanının sonuçlarının derin ekonomik, sosyal, toplum sağlığı ve siyasi boyutları olduğunu söyledi.

Levent Büyükbozkırlı, vahşi madenciliği; yüksek hacimli/yoğunluklu kazı yapılması, çıkarılan minerallerin hiç işlenmeden ya da çok az işlenerek doğrudan ihraç edilmesi ve geride rehabilite edilmesi imkânsız “derin cehennem çukurları” ile zehirli atıklar bırakılması olarak tanımladı. Bu düzeni “fakirleştirerek zenginleşmek” olarak nitelendiren Levent Büyükbozkırlı, şirketler dev miktarlarda kâr elde ederken; yerel halkların yaşam alanlarını, ormanlarını, su varlıklarını kaybettiğini ve doğanın yok edildiğini ifade etti.

Levent Büyükbozkırlı ayrıca kadınların kırsal ekonomideki rolünün zayıflaması, toplumsal ve kültürel değerlerin metalaştırılması ve demokratik karar süreçlerinin daralması gibi sosyal sonuçlara da dikkat çekti.

‘Mega maden’ işgali Kürdistan ve Türkiye’de büyüyor

Levent Büyükbozkırlı’nın aktardığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) verilerinden aktardıklarına göre son üç yılda Kürdistan ve Türkiye genelinde yaklaşık 1,5 milyon hektar alana tekabül eden 2.405 adet ruhsat sahası ihaleye çıkarıldı. Bu sahalardan 1.031 adedi satıldı, satılan alanların 279 tanesi ise bin hektardan büyük olmasıyla “mega maden” niteliğinde.

2026 yılında 317 No’lu “mega ihalede” ise 62 ilde toplam 318 bin 604 hektarlık 289 ruhsat sahası şirketlere satıldı. Satılan bu sahaların 164’ü “mega maden” niteliğinde olup, 244’ü 4. grup metalik madenlerden oluşuyor*.

*4. Grup metalik madenler, finans ve savaş sanayii sektörlerinde yaygın biçimde hammadde olarak kullanılan şu metalleri kapsar: Altın, gümüş, platin, bakır, kurşun, çinko, demir, krom, manganez, civa, nikel, kobalt ve alüminyum (boksit) gibi metaller.

Gümüşhane de gözden çıkarılan iller arasında

Gümüşhane’nin maden ihaleleri haritası. Taralı alanlar “mega maden” olarak nitelendiriliyor

Levent Büyükbozkırlı, Gümüşhane özelindeki güncel maden verilerini ve haritalarını paylaşarak Gümüşhane’nin adım adım nasıl gözden çıkarıldığını vurguladı. Gümüşhane’de toplam 45 bin 938 hektarlık 42 ruhsat sahasının ihaleye çıkarıldığını, bunlardan 22 adedinin şirketlere satıldığını aktaran Levent Büyükbozkırlı, satışı gerçekleştirilen bu sahaların 16 tanesinin “mega maden sahası” niteliğinde olduğuna değindi. Levent Büyükbozkırlı konuşmasında maden işçilerinin emek mücadelesiyle madenlere karşı mücadelenin birliğini şu sözlerle vurguladı:

“Ayrıca 4. grup madenlerin en az yüzde 40’ına sahip olan Yıldızlar Holding’in Doruk Madencilik ve Eti Gümüş maden işçilerinin emeğini nasıl sömürüyorsa, Gümüşhane’nin de doğasını, köylerini ve halkını da sömürüyor ve yaşamlarını hiçe sayıyor. Bu nedenle maden işçilerinin mücadelesi ile Gümüşhanelilerin mücadelesi birdir.”

Levent Büyükbozkırlı sunumunun sonunda, madenciliğin iş cinayetleri ve meslek hastalıkları ile emek sömürüsü boyutuna da değindi. İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Meclisi (İSİG) verilerine göre, son 13 yılda (2013-2025) Gümüşhane’deki maden ocaklarında 6 işçinin iş cinayetleri sonucu hayatını kaybettiğini kaydetti.

‘Gümüşhane dağları, ormanları ve su kaynaklarıyla korunmalı’

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, madenciliğin ekonomik, ekolojik ve toplumsal maliyetlerini değerlendirerek vahşi madenciliğin bölge ekosistemine indirdiği darbeleri anlattı. Gümüşhane’nin yüksek dağları, ormanları ve su kaynaklarıyla kesinlikle korunması gereken çok özel bir coğrafya olduğunu belirten Oğuz Kurdoğlu, iklim değişikliği ve azalan kar yağışlarıyla birlikte su kıtlığı riskinin bölgede tırmandığına dikkat çekti. Dağların bu bölgenin hayati su kaynağı olduğunu hatırlatan akademisyen; ormanların sel, heyelan, erozyon ve kuraklığı önlemedeki kritik rolünün madencilik uğruna feda edilemeyeceğini vurguladı.

Gümüşhane’nin geleceğinin maden projelerine kurban edilmemesi gerektiğini belirten Kurdoğlu, konuşmasını “Dağlar çökerse şehir göçer” uyarısıyla tamamladı.

‘Halkın katılmadığı ve onay vermediği hiçbir ÇED raporu geçerli sayılamaz’

Hukukçu Av. Ali Haydar Dereli, çevre hukukunun temel ilkeleri, devletin yükümlülükleri ve Gümüşhane’deki maden davaları ekseninde hukuki bir çerçeve çizdi.

Anayasa’ya göre sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının vazgeçilmez ve devredilemez bir insan hakkı olduğunu anımsatan Ali Haydar Dereli; özellikle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde halkın katılımı ilkesinin çiğnendiğini belirtti. ÇED raporlarında sahaların yeterince incelenmediğini ve “bölgede hiçbir canlı varlığına rastlanmadığı” yönünde gerçek dışı beyanlara sıklıkla rastladıklarını söyledi.

“Halkın katılmadığı ve onay vermediği hiçbir ÇED raporu geçerli sayılamaz” diyen Ali Haydar Dereli; Hasköy’deki taş ocağı girişimleri ve Bahçeli Beldesi’ndeki çimento fabrikası gibi çevreye zarar veren tesislere karşı sadece para cezası kesilmesinin yetersiz olduğunu, faaliyetlerin durdurulması ve ruhsat iptali gerektiğini savundu. Vatandaşların, sivil toplumun ve basının bu usulsüzlüklere karşı sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.

‘Maden işletmelerinin istihdam ve kalkınma vaatlerine şüpheyle yaklaşılmalı’

Kürtün Çevre Platformu Başkanı Salim Koca, Kürtün ve Gümüşhane çevresinde meraların, ormanların, su kaynaklarının ve köylerin maden sahaları tarafından nasıl bir kuşatma altına alındığını somut örneklerle paylaştı.

Salim Koca, maden işletmelerinin istihdam ve kalkınma vaatlerine şüpheyle yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Kürtün’de üç köyün sınırlarının adeta bir gecede değiştirildiğini ve bu haksızlığa karşı beş yıldır kesintisiz bir mücadele yürüttüklerini aktaran Salim Koca; bölgenin zengin su kaynakları, yaylaları ve yüksek turizm potansiyeliyle alternatif ve sürdürülebilir istihdam alanlarına zaten sahip olduğunu ifade etti. Salim Koca, maden karşıtı mücadelenin sadece dar alanlarda kalmaması gerektiğini söyleyerek, buluşmaların ilçelere ve büyük köylere yayılarak bilgilendirme toplantıları ile büyütülmesi çağrısında bulundu.

Maden şirketleri mücadeleyi susturmak için baskı kuruyor

Tarihçi ve çevreci Musa Şahin, madencilik faaliyetlerinin kentin jeolojik, tarihi, kültürel mirası ve habitatı üzerindeki geri dönülemez tahribatını saha deneyimleriyle anlattı.

GÜMÇEV olarak yürüttükleri çevre mücadelesinin temelinde bilimsel ve hukuki hak arayışı olduğunu belirten Musa Şahin, bu mücadelenin sadece bugünü değil, gelecek nesilleri kurtarma mücadelesi olduğunu ifade etti.

Kendi köylerinde karşılaştıkları maden projesine karşı yürüttükleri bilimsel araştırmalar ve hukuki itirazlar sayesinde projeyi durdurmayı başardıklarını aktaran Musa Şahin; Gümüşhane’nin çok zengin fosil yataklarına ve arkeolojik sit alanlarına ev sahipliği yaptığını, özellikle Gökdere’de devam edecek fosil çalışmalarının kente devasa bir açık hava fosil müzesi kazandırabileceğini vurguladı.

Maden firmalarının ÇED süreçlerinde bölgeye ait olmayan bitki ve su analiz raporları sunarak usulsüzlük yaptıklarını, yer altı suları ve orman yollarının korunmasına dair verdikleri taahhütlere uymadıklarını iddia eden Musa Şahin, bu süreçte kendilerini susturmak amacıyla açılan 11 ayrı davayla karşı karşıya kaldıklarını ancak mücadeleden asla sapmadıklarını belirtti.

Kürdistan ve Türkiye’de süren direnişler ve maden talanıyla ilgili detaylı bilgilere şuralardan ulaşılabilir:

  • Umut-Sen’in büyüyen ekoloji direnişlerini de gösteren Direniş Haritası: https://direnis-haritasi.umutsen.org
  • Polen Ekoloji Enstitüsü’nün Ekstraktivizmle Mücadele raporu: https://ekolojienstitu.org/turkiyede-ekstraktivizmle-mucadele/

HABER MERKEZİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Oyuncu Altan Erkekli: Barış hayatın içinde olmalı

Sonraki Haber

YJA STAR: Anılarına layık olacağımızın sözünü veriyoruz

Sonraki Haber

YJA STAR: Anılarına layık olacağımızın sözünü veriyoruz

SON HABERLER

Ma Music Koordinatörü Şêrko Kaniwar serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Suriye’de Şara’nın 3 kararname yayınlaması bekleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Abdullah Öcalan Silahsızlanma ve Stratejik Alt Komisyonu’nda yer alacak

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Arnavutköy’de taziye ve Bismil’de ziyaretler

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Gever’de taziyeler 2’nci gününde

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

YJA STAR: Anılarına layık olacağımızın sözünü veriyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Gümüşhane’nin yüzde 93’ü maden kuşatmasında

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır