• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Ağustos 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

Suriye’de tasfiye mi, yeni bir kuruculuk mu?

29 Ağustos 2026 Cumartesi - 11:08
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

25 Ağustos 2026 akşamı Şam’daki Halk Sarayı’nda SDG Komutanı Mazlum Abdi tarafından okunan metin, on yılı aşkın bir dönemin resmi kapanışı oldu. Suriye Demokratik Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin “bağımsız bir askerî güç olarak” feshedildiğini; askerî, güvenlik ve idari kurumların Suriye devletine entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu. Aynı açıklamada özerk yönetimin de sona erdiği teyit edildi.

Bu gelişmeyi “Rojava’dan Suriye Cumhuriyeti’ne” geçişin bir başlangıcını görmek de olası.

Kapitalist emperyalist çağda ne yazık ki demokratik halk yönetimleri kurmak ve yaşatmak o kadar kolay olmuyor. İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle Hitler faşizmi büyük bir yenilgi almakla kalmadı, emperyalist kapitalist sitem büyük bir yara aldı. Doğu Avrupa’dan Kafkaslara uzanan demokratik halkçı cumhuriyetler kuruldu. Dünyanın dört bir yanında ulusal ve sosyal kurtuluş hareketleri yayıldı. SSCB dünyanın dört bir yanındaki hareketlerle şu ya da bu ölçüde ilişki içinde olsa da esas dinamik halkların faşizme, baskı ve sömürü düzenine, kendi diktatörlüklerine karşı mücadelelerinde yatıyordu. Ne yazık ki SSCB’de bürokratik aygıt giderek büyüdü, sistem kapitalist siteme entegre oldu ve sosyalizm tüm etkisiyle yıkıldı.

Bugün dünyada ne bir SSCB var ne de güçlü bir anti faşist, devrimci ve demokratik dalga. Sosyalizm ideali için mücadele eden örgüt ve partiler de çok zayıf ve etkisiz. Ancak işçi ve emekçiler, ezilen ve sömürülen halklar ne mücadeleden vazgeçiyor ne de mevziler elde ederek onları koruma ve ilerletme iradesine teslim ediyor. Güçlü hegemonya ve kuşatma karşısında yeni yol ve yöntem arayışıylarıyla süren bir mücadele var.

Rojava’daki gelişmeyi, Kürtlerin Suriye yönetimi ile içine girdikleri gelişmeyi bu kapsamda değerlendirmek pekâlâ olası. Kürtlerin özerk yönetimine bile tahammül etmeyen bölge yönetimleri ve uluslararası güçler karşısında yeni bir tutum geliştirmek kaçınılmaz oldu gibi görünüyor. Bir halkın, hem de 60 milyonu bulan ve Sykes-Picot Antlaşması ile dört ülkenin egemenliği altına terk edilmiş Kürtlerin Irak’ta edindikleri bir pozisyon var. IKBY şu veya bu biçimde ama on yıllardır sürüyor. Ancak Rojava oldukça özgün bir gelişim seyri gösterdi. Suriye Kürdistan’ı olarak bölgesel demokratik yönetimi IŞİD gibi karanlık ancak uluslararası güçlerinin bilgisi dahilinde gelişen bir harekete karşı mücadele içinde doğdu. Esad yönetimi Kürtlerle bir diyalog içine girip demokratikleşme doğrultusunda adımlar atabilseydi ne ABD ne Türkiye ne de bölgesel güçler Suriye üzerinde bu denli etkili olabilirdi. Ne de Esad yerle yeksan olurdu. Ancak gerçek şu ki tarihin akışını doğru okumayan ve onun yönünü, gelişim seyrini idrak etmeyenler yerle yeksan olmaya mahkumdur. Bunun en görünür örneği Esad yönetimidir. Yani Rojava bölgesi ve bu son gelişme bir gecede oluşmadı.

Şam’ın zayıf iktidarı, Kürtlerin göreli avantajı

Colani/Şara yönetimine zorla uluslararası meşruiyet kazandırılmış olsa da ne oturmuş bir yönetim var ne de Suriye’de oturmuş bir devlet var. Kendi gücünden çok ABD, emperyal güçler, Körfez sermayesi ve bölgesel dengeye yaslanıyor. Bu zayıflık, bir yandan baskı diğer yandan diyalogu mecbur kılıyor. Kürtlerin hem baskı altına alınması hem pazarlık payı ile başka bir yere taşınması da bu gerçeğe işaret ediyor.

Diğer yanda dış destekli selefi kökenli bir koalisyonun toplumsal inşası ile 2013’ten beri yönetme deneyimi biriktirmiş, kadın örgütlenmesi ve yerel meclis pratiği olan bir yapının aynı çatıda durması tarihsel bir orijinallik taşıyor. SDG’nin feshi, bölgesel yönetimin birleşmesinde uyum sorunsuz olmayacaktır. Kim halklara laik, eşitlikçi ve çoğulcu bir dilde seslenirse hem Suriye içinde hem uluslararası düzeyde sempati toplamakla kalmayacak geleceği de belirleyecektir. Bu alanda Kürtlerin avantajı var; ancak avantajın heba edilmesi de mümkündür. “Devrimci ruhun Şam’da ve tüm bölgelerde değerlendirilmesi” artık yeni bir aşamaya ermiştir. Bu, anayasa, yerel yönetim ve toplumsal ittifak ve halkların birliği zemininde bir yetenek sınavıdır. Ancak her an her duruma da hazırlıklı olmayı gerekli kılar.

Zira jeopolitik çerçeve değişmedi. ABD, Fransa ve İngiltere, Körfez ülkeleri yeni Suriye’yi biçimlendirme yarışındadır; Türkiye, İran ve Irak süreci kendi güvenlik kodlarıyla okumaya devam ediyor. İsrail işgal ettiği alanlarla yetinmek istemiyor. Rusya ve Çin enerji-diplomasi, tedarik/nakil zinciri koridorlarını izliyor. Washington’ın temsilcisi Barrack’ın “tek ordu, tek hükümet, tek devlet” vurgusu, özerkliği değil birleşik Suriye’yi öncelediğini açıkça gösterirken Kürtler enteresan bir tarihsel düğümle karşı karşıya bırakılmış oluyor. Kürtler bu çekişmede kaderlerini diledikleri gibi belirleme, “tek başına devlet” kapısını kapalı bulmuş, ancak “Suriye üzerinden söz” kapısını aralamıştır. Bu gelişme yeni bir durum yaratabilir. PKK’nin 2025’teki fesih çizgisi ve Türkiye’deki çözüm sürecinin paralel ilerlemesi de Rojava’daki gelişmeden bağımsız düşünülemez.

Belirleyici halka: İç birlik ve anayasa

Rojava’daki Kürtlerin kaderi ve Suriye’nin geleceği bundan sonrası üç teste bağlıdır. Birincisi Kürt iç birliği: Rojava, Suriye’nin diğer Kürt aktörleri ve bölgesel Kürt siyaseti aynı hat üzerinde duramazsa Şam’daki temsiliyet kişiselleşir ve incelir. İkincisi anayasa: Kararnameyle verilen dil, vatandaşlık ve Newroz hakları gibi verilen sözler kalıcı metne yazılmazsa “kurucu unsur” söylemi sembol olarak kalır. Üçüncüsü toplumsal ittifak: İslamcı merkezi dengeleyecek seküler, kadın-erkek eşitlikçi ve çok-inançlı bir dil, yalnızca Kürtlerin değil tüm Suriye halklarının yaralarını sarma iddiasına dönüşebilir.

Özcesi; SDG’nin feshini yalnız bir yok oluş olarak okumak eksiktir; yalnız bir zafer olarak okumak da yanlıştır. Özerk bölge devletleşememiş, fakat Kürtler ilk kez ülkenin merkezî siyasetine resmi kapıdan girmiştir. Kapının ardında ortak yönetim değil, henüz asimetrik bir entegrasyon vardır. Asıl tarih, silahın bırakıldığı günde değil, anayasanın yazıldığı ve toplumun kimin yanında durduğunun belli olduğu günlerde yazılacaktır.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Katledilmeden önce polise başvuran Sultan Kara’ya ‘Bu ailede adam öldürecek tip yok’ denildi

Sonraki Haber

Artuklu’da kadın katliamı

Sonraki Haber

Artuklu'da kadın katliamı

SON HABERLER

Nisêbîn’de anma alanına ziyaretler sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Artuklu’da kadın katliamı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Suriye’de tasfiye mi, yeni bir kuruculuk mu?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Katledilmeden önce polise başvuran Sultan Kara’ya ‘Bu ailede adam öldürecek tip yok’ denildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ifadeye çağrıldı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Uyuşturucuya karşı çıktığı için tutuklanan 3 genç tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Tuncer Bakırhan: Birlikte yaşamanın formülü Demokratik Cumhuriyet’te

Yazar: Yeni Yaşam
29 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır