Süreçte kadınların rolüne dair konuşan ve Kadın Kurulu’nun kurulması gerektiğini belirten DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, kadın kurumlarıyla temaslarının sürdüğünü ve kadınların geleceği için süreçte yer alacaklarını söyledi
Sürece dair taleplerin yanı sıra çerçeve yasanın 10 Ağustos’ta Meclis’te kabul edilmesiyle kurulan üst kurul ve bu kurulun oluşturduğu alt komisyonlarda, kadınlara bir başlık açılmaması konusu da tartışmaların odağında. Kadınlar Meclis’in 1 Ekim’de açılmasıyla birlikte kurulması beklenen İzleme Kurulu’nda yer almak istiyor.
Kadınların bu konudaki talepleri, girişimleri ve örecekleri ortak mücadele hattına dair konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, barış için kadınların daha çok ortaklaşacağına dikkat çekti.
Barış mücadelesi hep vardı
Sürecin şimdiye kadar olan aşamasında kadınların aldığı role değinen Halide Türkoğlu, “Dünya deneyimleri gibi bir süreç yürümüyor. Üçüncü göz politikası yok ve bu modelin içerisinde kadınlara yer de yok, net ifade etmek gerekirse. Sadece son iki yıl değil tarihsel olarak kadınların barış mücadelesi hep vardı. 90’lardan bugüne aslında Kürt Kadın Hareketi, Türkiye Kadın Hareketi, Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri hep barış mücadelesi yürüttü” dedi. Kadınların barış mücadelesinin birikimsel olduğuna vurgu yapan Halide Türkoğlu, kadınların yıllardır mücadele alanında olduğunu hatırlattı.
Barış inşası tartışıldı
Kadınlarla tartıştıkları başlıklara değinen Halide Türkoğlu, özellikle özne olma gerekliliğine işaret etti. Halide Türkoğlu, şunları söyledi: “Sürecin neden önemli olduğunu, bu çağrıya kadınların da dahil olması gerektiğini anlattık. Barışı sadece müzakere süreci olarak gören bir yerden değil, toplumsallaşması için ne gibi değişimlere ihtiyaç olduğu, bu sürecin soru işaretlerinin neler olduğu, gündeminin ne olduğu, nasıl yol alınacağı gibi konular konuşuldu ve tartışıldı. Barış nasıl inşa edilir? Barış nasıl toplumsallaşır? Siyasi partilerin ne yapması gerekir? üzerinden Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin kadın yapılarıyla da yan yana geldik.”
Kadınların mücadelesi çoklu
Kadınların özne olması taleplerini anlatan Halide Türkoğlu, “Aslında kurucu bir siyasetten bahsediyoruz. Barışı kurmak, ama aynı zamanda kendi özgürlük ve eşitlik mücadelesini de birlikte kurmak istiyor. Yani barışı kuralım sonra özgürlükleri, eşitlikleri konuşalım değil. Barış mücadelesi vermeniz demek, eşitlik ya da özgürlük mücadelenizden vazgeçeceğiniz anlamına gelmez. O yönüyle kadınların mücadelesi bu coğrafyada çoklu bir mücadele hattına sahip. İktidar, kadınların bu süreçte yer almasını düşünen bir yerde değil” dedi.
Çerçeve yasada bir kadın başlığı olmaması konusuna da değinen Halide Türkoğlu,”Bu ülkede temsiliyet sorunu var. Yani kadınlar eşit temsiliyete sahip değil. Sadece bakanlıkların yer aldığı, erkeklerin yan yana geldiği ve politika belirlediği bir kuruldan bahsediyoruz” dedi.
Kadın aileye sıkıştırılmış
Kadın başlığının ele alınış şekline açıklık getiren Halide Türkoğlu şunları dile getirdi: “Şimdi bu süreci sadece silahsızlanma meselesi olarak görmemek gerekiyor. Kalıcı bir barışın ve demokratikleşme alanlarının oluşturulması lazım. Bu nedenle Kadın Özgün Kurulu’nun oluşması demek sadece silahsızlanmanın kadın boyutuyla değil, aynı zamanda demokratikleşmenin de kadın perspektifiyle nasıl olması gerektiğini ortaya koyan bir durum olacaktır. Şimdi mevcut haliyle o sosyal bütünleşme başlığı altına belki kadın başlığını koyma ihtimalleri olabilir. Ama şunu görüyoruz; AKP’nin kadına yaklaşımı, aile bakış açısına sıkıştırılmış durumda. Bu nedenle AKP iktidarı, Kadın Özgün Kurulu gibi yani bir kadın kelimesinin geçmesine sıcak bakan bir iktidar değil.”
Mücadele gerekiyor
Kurul oluşma ihtimaline de değinen Halide Türkoğlu, “Dünya deneyimlerinde de kadınların barış süreçlerine, müzakere süreçlerine dahil olması demek aynı zamanda politika üretmesi demektir. Yani bir kadın politikasını hayata geçirebilmektir. Kadın Kurulu olmadığı zaman bütün o karışık olan kurumsallıkların içerisinde en son sıra kadınlara gelecektir” dedi. Bu durumun henüz netleşmediğini belirten Halide Türkoğlu, buna karşı ciddi bir mücadele gerektiğine vurgu yaptı.
Siyaset olanakları olmalı
Devletin süreci hala “güvenlikçi” bir yerden görmesi sorununa da değinen Halide Türkoğlu, “50 yıllık savaşın sonuçları ve yaşanmış olan tahribatlar var. Yeni bir yaşam kurmaktan bahsediyoruz aslında. Evet kadınlar bunu bir şekilde hayata geçirmekte ısrarlı ama mevcut haliyle gerillanın ülkeye dönüşü ve bu toplumun içerisinde siyaset yapma olanaklarına sahip olması, demokratik siyaset alanında örgütlenme, kendini ifade etme özgürlüğüne sahip olabilmesi, kendi kurumsallıklarını inşa etmesi gibi bu ülke içerisinde nasıl bir mücadele vermek istiyorsa özgür olması gerekiyor” diyerek Türkiye’de kadınlara yönelik saldırıların sürdüğüne işaret etti.
Yasalarda rol almak zorundayız
Kadınların dünya deneyimlerinde aldıkları inisiyatife değinen Halide Türkoğlu, “Dünya deneyimlerinde de kadınlar dahil edilmediği ya da kurucu siyaset yapmalarına izin verilmediği zaman gölge ya da defacto bir şeyler kurarlar. Mesela; 2013-2015 sürecinde kurulan Kadın Özgürlük Meclisi (KÖM) biraz öyleydi. Müzakere süreciydi ama aynı zamanda kadın hareketleri yan yana geldi. Kadın Özgürlük Meclisi’ni inşa ettiler. Bunun içerisinde alt başlıklar oluşturdular. Bugün geldiğimiz aşama biraz daha farklı. Çünkü siyaset artık bunu konuşuyor. Siyasetin konuştuğu yerde aslında kadın hareketleriyle birlikte yol almak çok daha iyi olur. İzlemeyi kadınlar yapmak zorunda, yasalarda rol almak zorundayız” dedi.
Kadınlar zoru başardı
Farklı kadın kurumlarıyla yan yana geldiklerinde “ne yapabiliriz”i tartıştıklarını ifade eden Halide Türkoğlu, “Önceden süreci anlatıyorduk, şimdi silahsızlanma ile birlikte siyasallaşmanın hattını örmeye çalışacağız” dedi. Kadınların yan yana gelme konusunda zoru başardığını ifade eden Halide Türkoğlu, “Bugüne kadar yan yana gelmeyen ya da hamaset siyasetiyle hep rol almış, hep erkek egemen siyaset hattının büyüdüğü bir dönemde; Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı kadınlar olarak iyi değerlendirmeye çalıştık. Bu nedenle ayları bulan görüşmelerimiz oldu ve devam ediyor” dedi.
Kadınların geleceği…
“Kadınların yer almadığı bir barış, eril, antidemokratik ve sorun kalıcı olarak çözülmemiş demektir” diyen Halide Türkoğlu, “Kendi geleceğimiz için orada olmak zorundayız. Kadının geleceği aynı zamanda toplumun geleceğidir. Bu ülkenin geleceğidir” dedi.
Haber: Diren Yurtsever / MA









