• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

MRAP BM Temsilcisi: Abdullah Öcalan müzakere masasında olmalı

7 Eylül 2026 Pazartesi - 11:03
Kategori: Dünya, Manşet

MRAP BM Temsilcisi Gianfranco Fattorini, sürecin ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın özgür olması gerektiğini belirterek, ‘Bu, Türk devletinin süreçteki iyi niyetinin en önemli göstergesi olacaktır’ dedi

Süreç kapsamında yaşanan gelişmeler, Türkiye, Kürdistan ve bölgede olduğu gibi uluslararası alanda da yakından takip ediliyor. Süreçte yaşanan gelişmeleri, Kürt meselesini uzun yıllardır yakından takip eden Irkçılığa Karşı ve Halklar Arası Dostluk Hareketi’nin (MRAP) Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi Temsilcisi Gianfranco Fattorini, ANF’ye değerlendirdi.

“Bu, Türkiye’de barışa doğru atılmış küçük bir adım” diyen Fattorini, “Ancak ülkede gerçek anlamda bir barış ortamının sağlanması ve Kürt halkının bütünlüklü bir şekilde gelişebilmesi için hâlâ eksik olan pek çok unsur var” dedi.

Daha kapsamlı bir çerçeve oluşturulmalı

Hukuki bir adımın ardından siyasi bir adımın gelmesi gerektiğini belirten Fattorini, “Eğer Türkiye hükümeti ve Cumhurbaşkanı gerçekten Kürt halkıyla ilişkilerde somut bir değişiklik yaratmak niyetindeyse, Abdullah Öcalan’la aynı masaya oturabilmeliler. Ya da tersinden ifade edersek, Abdullah Öcalan da müzakere masasına diğerleriyle eşit statüde oturabilmelidir. Dolayısıyla, bu müzakereleri gerçekten yürütmek, sürdürmek ve bir barış sürecinin bütün unsurlarını sürece dahil etmek için yalnızca bir yasadan daha kapsamlı bir çerçevenin oluşturulması gerekir” diye konuştu.

Yasa kapsamında tartışılan dönüşlere değinen Fattorini, “ Her şeyden önce, bütün bu insanların ülkeye dönebileceklerini söylemek başka bir şey, ama ne yapmak için dönecekler? Mesele tam da bu. Yani çıkarılan yasa, TBMM bünyesinde kurulan komisyon tarafından hazırlanan parlamento raporuyla aynı yaklaşım temelinde oluşturuldu. Başka bir deyişle amaç, PKK’yi, Kürdistan İşçi Partisi’ni silah bırakmaya ve partiyi feshetmeye yöneltmek. Ama sonrasında ne olacak? Asıl mesele bu. Eğer gerçekten bir barış sürecine ulaşmak istiyorsak, bunun birkaç aşaması var. Bu insanların ülkeye dönebileceklerini söylemek güzel, ama ne yapmak için? Ve hangi güvencelerle? Bunun arkasında başka bir mesele daha var. Çatışma yaşanmış ve ardından çözüme gidilen bütün ülkelerde, her iki tarafın da işlemiş olduğu ‘suçlarla’ yüzleşilir ve yapılan hataların telafisine gidildi. Ancak burada yalnızca bir tarafa bakılıyor. Oysa bir çatışmanın ardından yürütülen barış süreci, Güney Afrika’da ve Güney Amerika’daki başka ülkelerde yaşananlara benzer şekilde, bir geçiş dönemi adaleti sürecini gerektirir.

 Toplumsal uzlaşmanın önemi

Meselenin yalnızca silah bırakmak ve bir partiyi feshetmekten ibaret olmadığını belirten Fattorini, “Bir barış ve toplumsal uzlaşma sürecinde, önceki hükümetler tarafından yapılmış olan hataların da kabul edilmesi gerekir. Ayrıca el konulan topraklar, yok edilen hayvan varlıkları ve hayvancılık faaliyetleriyle ilgili kapsamlı bir telafi sürecinin de yürütülmesi gerekiyor. Hatta yalnızca yaptıkları açıklamalar nedeniyle hapsedilen üniversite öğretim üyelerini ele alalım. Aslında burada düşünce suçlarından söz ediyoruz. Dolayısıyla, eğer gerçekten bir barış süreci istiyorsak, bütün bu meselelerin barış müzakerelerinin bir parçası olması gerekir. Kürt halkının kültürel hakları, ekonomik hakları ve sosyal haklarıyla ilgili bütün meseleler var ve bunlar şu ana kadar ele alınmış değil. Dolayısıyla önümüzde hâlâ uzun bir yol var. Hükümetin ve Cumhurbaşkanının Kürt meselesi bağlamında ülkeye barış getirme konusunda gerçekten ne kadar irade sahibi olduğunu, bundan sonra atılacak siyasi adımlar ışığında görebilir ve değerlendirebiliriz” dedi.

Abdullah Öcalan’ın statüsü

“Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü, bütün barış sürecinin en önemli bir parçası” diyen Fattorini, devamında şöyle dedi: “Bir bakıma Abdullah Öcalan’ın otoritenin elinde rehin olduğu söylenebilir. Şimdi, yetkililerin, kabul edilen bu yasaya dayanarak, PKK’nin gerçekten bütün silahlarını bırakmasını ve partinin feshedildiğini ilan etmesini beklediklerini düşünebiliriz. Böylece Abdullah Öcalan da dahil olmak üzere PKK üyeleriyle ilgili bu süreci devam ettirmeyi öngörüyor olabilirler. Ancak başta da söylediğim gibi, eğer Türk yetkililer bu barış sürecini yürütme konusunda gerçekten irade sahibiyse, Abdullah Öcalan’ın artık cezaevinde değil, müzakere masasında olması gerektiğini kabul etmek gerekir. Bu çok açık. Bu da yetkililerin, bu süreçte iyi niyetlerini göstermek için atmaları gereken bir adım, geçmeleri gereken bir aşamadır. Mesele yalnızca onlarca yıl boyunca mücadele etmiş bir hareketi silahsızlandırmak değildir; mesele, bütün bu sorunu çözme konusunda nasıl bir siyasi iradeye sahip olunduğunu bu halka göstermektir.”

Uluslararası güçlerin rolü

Uluslararası güçlerin süreçteki konumuna değinen Fattorini, son olarak şöyle dedi: “PKK, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından da hala ‘terörist’ bir hareket olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla, böylesi bir süreçte bu güçler öncelikle PKK’yi bu sınıflandırmadan çıkarmalılar. Sürece destek vermek istiyorlarsa, bu atmaları gereken ilk adım olmalı. Sonrasında, çok iyi bildiğimiz gibi, Kürt meselesinin ötesine geçen meseleler de var. Daha geniş anlamda Kürt meselesi, ABD ve Avrupa Birliği ile yürütülen görüşmelerin bir parçasını oluşturuyor; yalnızca Türkiye’de değil, aynı zamanda Suriye, Irak ve İran’da da. Çok yakın zamanda Suriye’de de bir sürecin geliştiğini gördük. Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetimi ile geçiş yönetimi, daha doğrusu El Şara’nın geçiş yönetimi arasında bir entegrasyon süreci yaşandı. Bunun da, çok iyi bildiğimiz gibi, bu süreç için Ankara’dan ve aynı zamanda Washington ile Brüksel’den yeşil ışık yakıldığı anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki bu barış sürecinde daha olumlu ve daha aktif bir tutum almasının müzakerelerin ilerlemesini kesinlikle kolaylaştıracağı açıktır.”

CENEVRE

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Uzman çavuşun fuhuş çetesi: Devletin teğmenine kimse bir şey yapamaz!

Sonraki Haber

Ahbap Derneği’ne yeni operasyon: 53 gözaltı

Sonraki Haber

Ahbap Derneği'ne yeni operasyon: 53 gözaltı

SON HABERLER

DEM Parti’den kongre sonrası ilk toplantı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Vedat Yıldırım: Süreç ilerlerse toplumsal barış güçlenir

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Ahbap Derneği’ne yeni operasyon: 53 gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

MRAP BM Temsilcisi: Abdullah Öcalan müzakere masasında olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Uzman çavuşun fuhuş çetesi: Devletin teğmenine kimse bir şey yapamaz!

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Polis komşularının saldırısına uğradılar: Bu olayın peşini bırakmayacağız

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Kürt dil derneğine silahlı saldırı: 1 kişi gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır