Alman plastik atığının yüzde 20’si Türkiye’ye gidiyor. Almanya’nın Türkiye’ye gönderdiği plastik atıklar, tarım arazileri üzerinden gıdalara karışabiliyor, atıkların bir kısmı üretilen gıdaya karışıp tekrar Almanya’ya dönüyor
Çukurova Üniversitesi’nden biyolog Sedat Gündoğdu, Almanya’nın Türkiye’ye gönderdiği plastik atık miktarının önemli bir kısmının gıda zincirine dâhil olarak yeniden Almanya’ya geri döndüğünü dile getirdi. Türkiye’den ihraç edilen domatesler Alman ve diğer Avrupa pazarlarında raflarda yerini alırken, üretim yapılan tarım arazilerinin yakın çevresinde çok sayıda geri dönüşüm tesisinin yer alması dikkat çekiyor.
“Toksik döngü” vurgusu
Yaşanan süreci “toksik bir döngü” olarak nitelendiren Sedat Gündoğdu, mikroplastiklerin tarlalarda yetiştirilen bitkilerin bünyesine nüfuz ettiğini vurguladı. Sedat Gündoğdu, plastik geri dönüşümünün son derece maliyetli bir operasyon olduğuna işaret etti. Bu maliyet unsurunun, atıkların çevre ve insan sağlığına aykırı biçimde bertaraf edilmesine zemin hazırladığını belirten Sedat Gündoğdu, Almanya’nın sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Aksi takdirde güvenli geri dönüşüm yanılsaması, Almanya’yı diğer ülkelerdeki çevre sorunlarının ortak sorumlusu hâline getiriyor.”
Alman plastik atığının beşte biri Türkiye rotasında
Basel Action Network (BAN) tarafından paylaşılan dış ticaret verilerine göre Almanya, 2025 senesinde gerçekleştirdiği 814 bin tonluk plastik atık ihracatıyla küresel alanda ilk sırada konumlandı. Bu hacmin yaklaşık yüzde 20’lik bölümü doğrudan Türkiye’ye yönlendirildi. BAN istatistikleri, Türkiye’nin yalnızca Avrupa Birliği ülkelerinden aynı yıl içerisinde 500 bin ton plastik atık ithal ettiğini ortaya koyuyor.
Öte yandan, atık ithalatı süreçlerinin önümüzdeki dönemde farklı bir boyuta evrilebileceği öngörülüyor. 21 Kasım 2026 tarihinden itibaren Avrupa Birliği’nden OECD üyesi olmayan ülkelere plastik atık sevkiyatı yasaklanacak. İlk aşamada 21 Mayıs 2029 tarihine kadar yürürlükte kalacak olan bu yasağın, ticaret rotalarını dönüştürerek Türkiye gibi OECD bünyesindeki ülkelerde atık birikimini artırabileceği ifade ediliyor.
Geri dönüşüm tesislerinin çevresel etkileri
Sedat Gündoğdu ve araştırma ekibinin yılın başında kamuoyuyla paylaştığı saha çalışmasında, Adana sınırları içerisindeki tarımsal sulama kanalları mercek altına alındı. Yapılan incelemelerde, bölgedeki kanal sistemlerinin tarımsal sulama amacıyla yoğun biçimde kullanıldığı ancak plastik geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan atıklar nedeniyle ciddi kirliliğe maruz kaldığı saptandı. Tesislerin yakınındaki su kanallarında yapılan ölçümlerde belirgin şekilde yüksek mikroplastik yoğunluğuna rastlanırken, bulgular arasında geri dönüşüm faaliyetlerine özgü pelet ve parçacıkların da bulunduğu kaydedildi.
Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü tarafından 2024 yılında yapılan açıklamada, gıda maddelerindeki mikroplastik miktarının güvenilir yöntemlerle ölçülmesinin henüz mümkün olmadığı, bu sebeple rutin denetimlerin gerçekleştirilemediği bildirilmişti. Buna karşın, Muğla Üniversitesi’nden Rana Berfin Aydın öncülüğünde 2023 yılında “Life” dergisinde yayımlanan bilimsel çalışmada, Muğla genelinden temin edilen meyve ve sebzelerde mikroplastik izlerine rastlanmış; en yüksek oran ise domates örneklerinde tespit edilmişti.
Hükümet politikaları ve sektörün bakış açısı
Geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren ITC Integrated Solid Waste Management Systems yöneticilerinden Mehmet Gültekin, çevresel kirliliğin temel müsebbibi olarak yasa dışı faaliyet yürüten işletmeleri işaret ediyor.
Sedat Gündoğdu ise kâğıt üstünde denetime tabi tutulan tüm süreçlerin manipülasyona açık olduğunu savunuyor.
Türkiye hükümeti ise, dışarıdan getirilen plastik maddeleri döngüsel ekonomi modeli açısından kritik bir hammadde kaynağı olarak değerlendiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu ithalatın istihdam olanakları yarattığı görüşünü paylaşıyor. Türkiye Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) ise ülkenin küresel döngüsel ekonomideki yerini koruyabilmesi adına geri dönüştürülebilir atık ithalatına devam etmesi gerektiğini savunarak, küresel plastik tüketiminin artış eğilimini sürdüreceğine dikkat çekiyor.
Avrupa’nın çöplüğü Türkiye: Plastik atık ihracatı 503 bin tona ulaştı
Kaynak: DW









