İran genelindeki 62 cezaevinde başlatılan açlık grevi eylemleri, baskıların tırmandığı ve idam sehpalarının durmaksızın kurulduğu bir süreçte kararlılıkla sürüyor
İran’da “Salı Günleri İdama Hayır Kampanyası” aktivistleri, eylemlerinin 138’inci haftasına girerken kamuoyuyla yeni bir bilgi notu paylaştı. Yapılan bilgilendirmede, 62 cezaevindeki tutsakların sürdürdüğü açlık grevinin “Jin, Jiyan, Azadî” direnişinin dördüncü yıl dönümüne denk geldiği ve ülkede hız kesmeyen infaz dalgasına karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıdığı vurgulandı.
İdamlara karşı uluslararası topluma eylem çağrısı
Kampanya bileşenleri tarafından paylaşılan bildiride, “Jin, Jiyan, Azadî” hareketi sırasında hayatını kaybedenler anılırken, Birleşmiş Milletler (BM) Üçüncü Komitesi ve BM raportörlerine infaz dalgasını durdurmaları için acil müdahale çağrısı yapıldı. Dünyanın neresinde olursa olsun herkesin bu ölümlere karşı net bir duruş sergilemesi gerektiğinin altı çizilen kampanya açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“İran içindeki ve dışındaki tüm kesimleri ölüm cezalarına karşı kararlı ve pratik bir tutum almaya davet ediyoruz. İnfazların ve sistematik baskının sona erdirilmesi için acilen pratik ve etkili çözümler geliştirilmelidir.”
Son bir ayda 61 infaz ve yeni idam kararları
Ağustos ayının son günlerinden bu yana ülke genelinde en az 61 kişinin yaşam hakkının elinden alındığı ifade edilen kampanya notunda, yeni ölüm cezalarının onandığına da dikkat çekildi. Ocak ayında patlak veren gösterilerde gözaltına alınan ve “Alihânî Meydanı” davasında yargılanarak idama mahkûm edilen Ali Rıza Sepahi’nin tek kişilik hücreye konulduğu aktarıldı. Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve ölüm cezasına çarptırılan siyasi tutsak Erguvan Felahi’nin yeniden yargılanma başvurusunun geri çevrildiği belirtilirken; ocak ayındaki eylemlerle bağlantılı görülen Marziye (Suda) İbrahimî ve Hüseyin Resulî Neseb hakkında da idam hükmü verildiği kaydedildi.
Öğrencilere yönelik gözdağı ve yurt dışındaki destekler
Tahran yönetiminin, üniversite öğrencilerini sindirmek ve korku iklimi yaratmak amacıyla Muhammed Parsa Golçin adlı öğrenciyi “bagi” (silahlı isyan) ile suçladığı ve bu gencin idam tehlikesiyle yüz yüze bırakıldığı aktarıldı. Kampanya temsilcileri, yeni akademik yıl başlarken açılan bu tür davaların kampüslerdeki muhalif sesleri boğmayı hedeflediğini dile getirdi.
Öte yandan, kitlesel eylemlerin yıl dönümünde İran diasporasının da eylemsiz kalmadığı; Paris, Köln ve Londra gibi Avrupa başkentlerinde destek gösterileri organize edildiği ifade edildi. Salı günkü açlık grevleriyle eş zamanlı olarak Viyana’daki BM binası önünde de bir protesto planlandığı duyuruldu. Açıklamada ayrıca, Kürdistan bölgesinde önümüzdeki haftanın çarşamba günü için genel grev çağrısı yapıldığı, buna karşılık hükümet güçlerinin Saqız başta olmak üzere çeşitli kentlerdeki esnafı tehdit ettiği vurgulandı.
BM raportörlerinden kınama beklentisi
İran konusunda yetkili eski Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Raportörü Cavid Rahman’ın da idamlara tepki göstererek kampanyaya destek sunduğu ifade edildi. Kampanya aktivistleri; BM Üçüncü Komitesi, İran Özel Raportörü Mai Sato ve diğer uluslararası raportörlerin İran devletinin yaygın insan hakları ihlallerini, sistematik baskı politikalarını ve infazları açıkça kınamaları gerektiğini belirtti.
İran’da ‘Salı Günü İdamlara Hayır’ Kampanyası: 56 cezaevinde açlık grevi var
HABER MERKEZİ









