Rojava’nın Qamişlo ve Til Temir kentlerinde anadilde eğitim hakkının haftalık 3 ders saatiyle sınırlandırılması öğrenci, öğretmen ve şehit aileleri tarafından protesto edildi. Dêrazor’da ise geçici hükümetin Eğitim Merkezi’ni kapatma kararına karşı öğretmen ve yurttaşlar okulları boykot ederek okullara kilit vurdu
Til Temir Şehit Aileleri Kadınlar Konseyi, Suriye Eğitim Bakanlığı’nın okullarda Kürtçe dersini haftada yalnızca 3 saatle sınırlandırma kararına karşı kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Konsey binası önünde yapılan açıklamaya şehit çocukları, konsey üyeleri, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ve bölgedeki siyasi parti yöneticileri katıldı.
Kürtçe metni Konsey Üyesi Linda Younis, Arapça metni ise Yürütme Kurulu Üyesi Sena Hamoud’un okuduğu açıklamada, anadilin bir halkın kimliğinin en temel unsuru olduğu vurgulandı.
‘Şehitlerin mirasına sahip çıkacağız’
Açıklamada, Kürt dilinin ve kültürünün eğitim, yönetim ve toplumsal yaşamın her alanında korunması gerektiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Anadilimizi savunmak ve geliştirmek, yeni nesillere karşı en büyük sorumluluğumuz olduğu gibi, bu topraklar için canını feda eden şehitlerimizin mirasına olan bağlılığımızın da bir gereğidir. Kürt dilinin resmi ve yasal olarak tanınması hayati bir taleptir.”
Kurumlara ve uluslararası kamuoyuna çağrı
Suriye rejiminin Kürtçeyi marjinalleştirme hamlelerine tepki gösterilen açıklamada, tüm eğitim ve kültür kurumlarına Kürtçeyi günlük yaşam ile kurumsal işleyişe daha güçlü dahil etme çağrısı yapıldı. Konsey ayrıca, uluslararası insan hakları örgütlerini de Kürt halkının dilsel ve kültürel haklarını güvence altına almak için sorumluluk almaya davet etti.
‘Evleri ve okulları Kürtçe yaşam alanlarına çevirelim’
Açıklamanın sonunda tüm şehit ailelerine ve bölge halkına çağrıda bulunularak, “Evlerimizi, okullarımızı ve kamusal alanlarımızı Kürt dilini yaşatma alanlarına dönüştürelim. Dilimizin yok sayılmasını veya sınırlandırılmasını asla kabul etmeyeceğiz” denildi. Basın açıklaması sloganlarla son buldu.
Geçici hükümetin Eğitim Bakanlığı, Deir ez-Zor’un doğusundaki köyler için kurulan Eğitim Merkezi’ni kapatma kararı aldı. Bu köylerin sakinleri ve öğretmenleri, bu karara karşı bir protesto düzenledi.
Eğitim Merkezi üyeleri, protesto sırasında bakanlığın kararına tepki olarak okulları kapattıklarını belirttiler.
Eğitim Merkezi’ne göre, Deir ez-Zor’un doğu kırsalında 71 okul, 30.000 öğrenci ve yaklaşık 873 öğretmen ve idareci bulunmaktadır.
Gösteri sırasında, bakanlıktan merkezi kapatmamasını ve merkezin resmi statü kazanmasını talep ettiler.
Dêrazor’da Eğitim Merkezi’nin kapatılmasına tepki
Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, Dêrazor’un doğusundaki köyler için kurulan Eğitim Merkezi’ni kapatma kararı aldı. Bu köylerin sakinleri ve öğretmenleri, bu karara karşı bir protesto düzenledi.
Eğitim Merkezi üyeleri, bakanlığın kararına tepki olarak okulları kapattıklarını belirttiler.
Eğitim Merkezi’ne göre, Dêrazor’un doğu kırsalında 71 okul, 30.000 öğrenci ve yaklaşık 873 öğretmen ve idareci bulunmaktadır.
Eğitim Merkezi üyeleri, merkezin kapatılma kararından vazgeçilmesini isteyerek resmi statü verilmesini talep etti.
Qamişlo’daki çadır eylemi sona erdi
Qamişlo kentindeki Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği binası önünde Kürt öğrenciler tarafından başlatılan oturma eylemi sona erdi. Eylemin ikinci gününde öğrencilere, çok sayıda öğretmen ve aile de kitlesel katılım sağlayarak destek verdi.
Eylemin kapanışında öğrenciler adına ortak bildiriyi Silav Ali isimli öğrenci okudu.
‘Kürtçe haftalık derslerle sınırlandırılamaz’
Kürtçenin eğitim müfredatına dahil edilmesini olumlu bir adım ancak yetersiz bir başlangıç olarak gördüklerini belirten Silav Ali, anadilde eğitimin haftada birkaç saatlik derslerle geçiştirilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde çocukların kendi anadillerinde eğitim alabilmeleri için eğitim sisteminin sistematik bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.
‘Kapsayıcı ve demokratik bir eğitim modeli istiyoruz’
Ali, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Biz hiçbir kimliğe ya da dile karşı değiliz. İstediğimiz model; Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin ve diğer tüm toplulukların kendi anadillerini koruyup eğitim alabilecekleri çeşitlilik içeren, demokratik ve kapsayıcı bir eğitim sistemidir. Kürt çocukların Kürtçe eğitim alması, Arap çocukların Arapça eğitim almasına engel değildir; aksine eşitlik Suriye toplumunu güçlendirir.”
Yetkililere ve kamuoyuna çağrı
Anadilde eğitimin bir ayrıcalık değil; eşitlik, adalet ve insan onurunun temel bir gerekliliği olduğunun altı çizilen bildiride, eğitimden sorumlu yetkililere öğrencilerin, öğretmenlerin ve dilbilimcilerin sesine kulak verilmesi çağrısı yapıldı. Karar alma süreçlerinde öğrencilerin dışlanmaması gerektiği belirtilerek, tüm Kürt öğrencilere barışçıl ve birleşik mücadeleyi büyütme çağrısında bulunuldu.
Kaynak: ANHA









